'İÇİMDEN GÖRDÜM SENİ...'

30.05.2018         turgutcamer@hotmail.com

Değerli okurlarım iki gün önce, Çanakkale Cumhuriyet Meydanı Çanakkale siyasi tarihinin en kalabalık mitingini yaşadı. Bunu başarmak da CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'ye nasip oldu..

 

 Seçim atmosferi tüm hızıyla devam ederken, başka olay ve konulara değinmek gündem dışına düşmek sayılsa da ben bu yazımda iki ay öncesinden planladığım bir alıntıyı paylaşmak istiyorum. Her ne kadar Kimya Mühendisi isem de Lisede edebiyat bölümünde okudum. Belki de bu yüzden paylaşma ihtiyacı duydum.

***

            Ankara’da iken kitaplarımı genellikle Dost Kitapevinden alırım. Kitapevinin Danışma Masasına bırakılmış ücretsiz olarak verilen bir broşürü aldım, okudum ve etkilendim.

            5 adet A4 kağıdı katlanarak formatlanmış 10 sahifeden ibaret bir yayın Fanzin… Fanzin, edebiyat ve geriye kalan her şey diyerek yayımlanıyor.

            Yazıyoruz; yaratmak ve paylaşmak için Fanzin, sokakta Fanzin, elden ele Fanzin…

            Yazarlar (Alfabetik sıra): Aslı Zozbo, Ayla Türksoy, Bahar Atakan, Burhanettin Kaya, Gökçer Tahincioğlu, Miray Vurmay Güzel, Nurgül Nilüfer Özdemir, Sibel Durak, Tuğçe Köksal.

            *FANZİN, “fanatik” ve “magazin” kelimelerinden oluşuyor. Profesyonel yayın ve baskı tekniklerine alternatif olarak ortaya çıkan, söyleyecek ve paylaşacak bir şeyleri olan her kişinin kolaylıkla başarabileceği bir yayın!

            Fanzin’in fotokopi kokan aurosu var, dokunabiliyorsunuz… Dijital dünyanın bilgi çöplüğüne hooop diyerek meydan okuyor!

***

            Sevgili Çanakkale OLAY okurları Yazı Makinesi Fanzin’i Kızılay’da Dost, İmge ve Turhan Kitapevlerinden temin edebilirsiniz.

            Fanzin’de yayımlanan ‘İçimden Gördüm Seni…’ başlıklı, (Meçhul) logolu satırlar şöyle:

            Her kelimenin bir anlamı vardır; biliriz, ama bir de her sözün ‘tılsımı’ vardır. Kelimelerin ‘esrarı’ bizi efsunlar. Hayatımıza ‘lezzet’ katar. Her söz bir yol haritasıdır aslında.

            Hani bilmediğimiz yerlere giderken cebimizde sakladığımız çakıl taşlarını dökeriz ya yollara, geri dönerken yolumuzu kolay bulmak için…

            Bilmediğimiz yerlere bıraktığımız çakıl taşları gibidir ‘efsunlu sözler’, bize; kendimize giden yolu gösterir. Hayatın kendisi de bir yol hikayesi değil midir?

Hep bir yerlere, birilerine doğru yol alırız. Hayata dair duruşumuz, tavrımız belirlenir: Kariyer, meslek, para, şöhret, zenginlik, itibar…

Bize yüklenen misyonların peşinden koşup dururuz. Her zaman mutlu olamayız, kimi zaman da mutsuz oluruz. Kaybettiğimiz anlar da olur pek çok zaman. Ancak, kazandıklarımız bir şey öğretmez ki…

Bize en iyi, kaybettiklerimiz öğretir. Nereye gidersek gidelim, kendimize gitmedikten sonra bir yerlere gelmiş sayılmayız.

 Kendimize yürümek en çetin yoldur. Aslında, içimize yolculuktur, hayatın anlamını keşfetme sevdası…

            Hayatın en gizemli ve çekici yolculuğu… Baktığın yerdeki çığlığı duyduğun anda, içinden görmeye başlarsın.

            Görece en kısa, en uzun soluklu, en güzel ve en zorlu yürüyüş; KENDİNE YÜRÜMEKTİR.

            Nerden bakarsak bakalım, içimizden görmediklerimiz bizi sahici olmaktan uzaklaştırır. Göz görmez, kulak duymaz olduğunda yüreğimiz çarpsa da ne yazar ki? Hayatı ıskalarız. İçimizden görürsek, severiz. HÜCRELERİMİZLE HİSSEDERİZ.

*

TARİHTE BUGÜN: Dışişleri Şehitlerini Anma Günü ve Sayıştay’ın 156’ncı Kuruluş Yılı… T.Ç.


1133

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER