'Kartal' neden Çanakkale'de sergilenmesin?

16.04.2018         

Mustafa Kemal'in 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa Gar'ı iskelesinde yaveri Cevat Abbas'a tarihe geçen 'Ağlama çocuk! Geldikleri gibi giderler' cümlesini kurduğu 'Kartal' isimli istimbot film oluyor. Güzelyalı İris Otel'de düzenlenen 'Geldikleri gibi giderler' toplantısında Emekli Amiral Cem Gürdeniz ve yönetmen Serkan Koç, filmin tanıtımını yaptılar.

 Mustafa Kemal Atatürk, 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa Garına çıkar ve tam da o anda İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan 55 parçalık işgal donanması Haydarpaşa önünden geçmektedir. Mustafa Kemal, Haydarpaşa Gar’ı iskelesinde kendisini bekleyen Fransız işgal kuvvetlerine ait ‘Kartal’ isimli istimbotunda yaveri Cevat Abbas`a tarihe geçen ‘Ağlama çocuk! Geldikleri gibi giderler’ cümlesini kurar. Atatürk’e ait olan ve uzun yıllar devlet görevlerinde kullanılan ‘Kartal’ bir grup gönüllü tarafından kurtarılıp onarılır. 4951 isimli film şirketi yönetmen Serkan Koç önderliğinde 1919’un 100’üncü yılında Kartal’ın filmini yapmayı kararlaştırır. Serkan Koç ve Emekli Amiral Cem Gürdeniz’in düzenlediği ‘Geldikleri gibi giderler’ toplantılarından birini Güzelyalı İris Otel’de yaptı. Filmin tanıtımı yapıldığı toplantıda konuşmacı olarak yer alan Emekli Amiral Gürdeniz ve yönetmen Koç, Kartal’ın tarihteki önemini ve müzeleşeceğini anlattılar. Birçok katılımcının yer aldığı toplantıyı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Çanakkale Milletvekili Av. Muharrem Erkek de takip etti. Toplantı, yaklaşık iki buçuk saat sürdü. Toplantıda söz alan CHP’li Erkek, ‘Kartal’ isimli istimbotun Çanakkale’de sergilenmesinin daha doğru bir karar olacağına vurgu yaptı. Toplantıda konuşan Gürdeniz, uzun bir araştırma sonucu Kartal’a ulaşıldığını ve botun uzun yıllar nerelerde kullanıldığını bulduklarını söyledi.


1911 yapımı ‘Kartal’ bulundu…
‘Geldikleri gibi giderler’ toplantısında konuşan Emekli Amiral Gürdeniz, toplantıda Atatürk’ün Kartalını anlatarak; “Biz bu tekneyi araştırmak için kolları sıvadık. Biraz araştırdık ama 13 Kasım 1918 tarihine ait ‘Kartal’ diye bir tekne yok. En son kartal ismi, 93 harbinde 1878’de ince donanmada küçük bir torpido botun adıymış o da batmış. Ben, ‘Bunu bir araştıralım. Ona göre karar verelim’ dedim. Yurt içindeki bütün kaynaklardan böyle bir gemi olmadığını ispat ettim. Daha sonra bu mevcut kartal. Bunun belgelerine girdik. Belgelerde, ‘1911 İngiltere’ yazılıydı. Daha sonra onun üzerine gittim. O dönemde liman işletmeciliğinde kullanıldığı anda tutulan defterleri buldum. Sonra, geminin elle tutuluş orijinal kayıtlarını bulduk ve geminin aslında 1911’de Hollanda’da yapıldığını gördük. Daha sonra Almanya’da Deniz Ticaret Gemileri Tarih Uzmanı bir arkadaşım var onunla yazıştık, İngiltere’yle yazıştık, Hollanda’yla yazıştık ve sonunda bu geminin geçmişini bulabildik. Gemi 1911’de Fransız bir firma için yapılıyor. Fransız donanması 1914’te tekneye el koyuyor, daha sonra bu bölgede kullanılıyor. İşgal döneminde Karaköy bölgesinde bulunan işgal güçlerinin lideri Fransa olduğu için de gemide Fransa bayrağı bulunuyor. Daha sonra 1923’te Cumhuriyet ilan edilince gemiye el konuluyor ve adı ‘Kartal’ yapılıyor. Bu gemi ayrıca İsmet İnönü’yü yazlığına götürüyor ve pek çok devlet görevinde de kullanılıyor. Daha sonra ‘Evet, bu kartal o kartal’ dedik. Fakat burada önemli olan 107 yaşında bir deniz varlığını korumak kadar önemli bir şey yok. Belki Türkiye’deki en eski Römorkör. Bu gemi 1911 yapımı, 1914’ten beri de Türkiye sularında ve en büyük özelliği ‘Geldikleri gibi giderler’ lafının sarf edildiği gemi” ifadelerini kullandı.

“Gemi, duyulduktan sonra talibi çok oldu”
5 Haziranda basın açıklaması yaparak ‘Kartal’ın bunduğunu herkese duyurduklarını anlatan Gürdeniz, bu olay duyulduktan sonra birçok belediyenin Kartal’a talip olduğunu anlatarak; “Bu gemi, o yüzden bir sembol. Sembol gemi olduğu için çok önemli. Serkan Koç, aslıda bu gemi değil de Atatürk’ün gemileri ile ilgili ‘Bir şeyler yapalım. 1919’un üstüne Kurtuluş filmi düşünüyoruz’ dedi. Ben de ‘Atatürk’ün gemileri üzerine hiçbir yerde film yapılmadı. Bununla ilgili hiç bir şey yok’ dedim. Bu gemi 1974’te emekli oluyor ve 1974’e kadar çeşitli şekillerde kullanılıyor. Devlet Deniz Yolları, bu gemiyi yıllarca kullanıyor ve baş taraftaki oturma düzenini bozup daha basit bir tekne haline getiriyorlar. Bu geminin nerede müzeleşeceği daha tam anlamıyla kararlaştırılmadı. Ona İstanbul Büyükşehir Belediyesi bakıyor ama yer seçimini Deniz Kuvvetleri yapacak. Biz bu gemiyi ilk defa 5 Haziranda kamuoyuyla paylaştığımız zaman o kadar çok arayan oldu ki, Buca Belediyesi bile gemiyi istedi orada sergilemek için. Biz de ‘Biz bu tekneyi İstanbul’da İşgal donanmasını görecek bir yere koyacağız’ dedik” cümlelerine yer verdi.
 
“Bu ülkenin gemisini bu ülkeye sattılar”
1974’te gemiye el koyan şirketin hurda parası isteyerek tekneyi sattığını aktaran Gürdeniz, teknenin masrafını da 4951 film şirketinin ödediğini söyleyerek; “Daha sonra bu gemiyi 1974’ten beri işletip 2013’te hurdaya ayıran işletme normalde bu gemiyi bağışlaması gerekirken 90 bin lira kadar bir hurda parası isteyerek tekneyi sattı. Bu parayı da 4951 film şirketi ödedi, aldık tekneyi. Daha sonra olayı büyük bir bağış kampanyasına çevirdik ve 4951’in masrafını ödeyecek kadar bir bağış topladık. Daha sonra bu gemi, 4951 platformunun teknesi haline dönüştü. 4951 şuanda dokümanterini ve aynı zamanda 1919 filmini çekiyor. Bu paralelde de gemi 13 kasım2018’de Deniz Kuvvetlerine hibe edilmiş olacak. Şuanda bu gemiye çok büyük hibeler yapılıyor. Bir römorkör tersanesi bir tanesi geminin bütün saçını tamamıyla onarıyor, başka bir tersane direğini, bacasını yapıyor, başka bir tersane başka şeyleri yapıyor, bir firma bedava bütün boyasını veriyor. Çalışmalar çok güzel gidiyor. İnşallah 13 Kasım’da gemiyi devrettikten sonra sergileneceği alanın altyapısıyla ilgili büyük bir süre geçecek. Çünkü çok güzel projeler üzerinde çalışıyorlar. B,iz bu projeyi asla siyasete alet etmek istemiyoruz, siyaset üstü tutmaya gayret ediyoruz. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, siyasete alet edilemeyecek kadar yüce bir kavram” dedi.
 
“Atatürk’ün en çok kullandığı tekne ‘Acar’ Çimenlik kalesinde”
Tarihte Atatürk’ün en çok kullandığı tekne olarak bilinen ‘Acar’ motorunun Çimenlik kalesinde yer aldığını söyleyen Emekli Amiral Gürdeniz; “Çimenlik Kalesindeki Deniz Müzesi’nin yanında ‘Acar motoru’ var. Bu motor buraya 5 ay önce geldi. Bu, Atatürk’ün en çok kullandığı tekne. Atatürk, Kartal’da 15 dakika kalmış, Kartal da önemli ama Atatürk, en güzel anlarını Acar’da geçirdi. Atatürk, denizi çok seven biriydi. Florya köşkündeyken her zaman Acar’ı getirttirirdi. Acar, Berlin’de yapıldı, nehir yoluyla Bremen’e ulaştırıldı. Bremen’de Erkin gemisinin güvertesine koyuluyor, İstanbul’a Erkin gemisiyle geliyor ve derhal Atatürk’ün teknesi oluyor. O yüzden Çanakkale’yi kutlamak lazım. Çanakkale, şuan Atatürk’ün en önemli gemisine sahip bir yer” dedi.
 
“2 projeyi birden yürütüyoruz. Bir taraftan da kartalın belgeselini hazırlıyoruz”
Bu olayı bir sinema filmi ile anlatmak istediklerini açıklayan Yönetmen Koç; “Türkiye’nin emperyalizmi ‘geldikleri gibi gönderme’ gücü var. Biz bunu Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. Bizim Atatürk’ümüz var, Atatürk sadece biz resim, bir heykel, bir gemi değil. Bu ülkeye gelenleri, geldikleri gibi göndermesin bilen Atatürk, aslında bizleriz. ‘Atatürk olmasaydı, yüz yıl önce Atatürk devrimleri ve aydınlanma hareketi tarihimizde olmasaydı ne olurdu?’ diye düşündüm. Bu soruyu kendime hep sormuştum. Atatürk’ü unutturuyorlar ama biz unutturmayacağız. ‘Nasıl yaparız?’ dedik. Bir sinemacı olarak benim görevim bir sinema filmi ile bunu anlatmak. 10 yıldır bu benim hayalim ama 1919’un 100’üncü yılına yaklaşırken ‘19 Mayıs 2019’da niye bir Atatürk filmi ile 100’üncü yıla girmeyelim?’ diye geçen yıl düşünmeye başladık. Senaryomuzu yazdık, nitelik olarak da nicelik olarak da son derece güçlü ve en önemlisi doğru, hakiki belgelere dayalı bir film yapma niyetindeyiz. 2 projeyi birden yürütüyoruz. Bir taraftan da kartalın belgeselini hazırlıyoruz” dedi.
 
“Bu istimbot, Çanakkale’ye düşünülürse her türlü katkıyı vermeye hazırız”
Erkek; “1919 filmi 100’üncü yılda çok çok önemli. Bu gemi, çok öneme sahip bir değer. Ayrıca Atatürk’ün burada tarihi bir söz söylemesi de çok önemli. Bu istimbotun İstanbul’da olması daha anlamlı ama Çanakkale’de de sergilenmesi düşünülürse biz her türlü katkıyı vermeye hazırız. Bu çok önemli aynı zamanda anlamlı projeye destek veren herkese teşekkür ediyorum. Pazartesi (bugün) sabahı da ilk işim Çimenlik Kalesi’nde bulunan Acar botunu gidip görmek olacak. 
(Seçkin Sağlam)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER