“Akdeniz’de din savaşı”

19.04.2015         tsavas@comu.edu.tr



Başlık Frankfurter Allgemeine” gazetesinden… İtalyan sahil güvenliğinin bir bottaki Afrikalıları, yanlarındaki 12 kişiyi denize attıkları için tutukladıkları belirtilen haberde, bu 12 kişinin Hıristiyan olduğunu, denize atanların ise, bottaki çoğunluk olan Müslüman oldukları ifade ediliyor. Atılanların Hıristiyan olmalarının hiçbir önemi yok; eğer botta Hıristiyanlar çoğunlukta olsaydı muhtemelen Müslümanlar kurban olurdu.
Ölümden kaçıyorsunuz, daha iyi bir yaşam için Avrupa’ya sığınmaya çalışıyorsunuz ama yolda birbirinizi gırtlaklıyorsunuz.
Neden?
Lütfen biri bana izah eder mi, neden?
Daha üç gün önce yine Libya açıklarında bir geminin batması sonucu 400 Afrikalının boğularak öldüğü bildiriliyordu haberlerde, ondan kısa bir süre önce de yaklaşık 1000’ninin kurtarıldığı…
Geçen yıl bölümümüzden mezun olan Nijeryalı bir öğrencimiz vardı. Geri dönmek istemiyordu. Son yılı Erasmus programı ile Polonya’da geçirmişti. Yine Polonya’ya dönmek niyetindeydi. Sanırım başardı.
Ona niye geri dönmek istemiyorsun, diye sormuştum. “Hocam”, dedi, “orada yaşamak çok zor. Babam bir lise’de matematik öğretmeni ama şehirden köyümüze dönmek zorunda kaldık, Müslümanların yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz, bu nedenle şehirde güvenliğimiz yok. Gerçi köyde de ne kadar güvenlikteyiz o da ayrı soru.”
Nedir bu Siyah Afrika’nın çilesi yahu!
Neden vatanlarından kaçmak istiyorlar?
Neden vatanlarında kalıp oraları adam etmek istemiyorlar?
Yanıtı kaçmak isteyen her birinin özelinde gizli sanırım. Vatanı adam etmek… Herhalde şiddete dayalı ve silahlı bir faaliyet olmadan bunu başarmak çok güç olsa gerek oralarda. Burada vatanı ne kadar adam edebiliyoruz ki! Diyebilirsiniz ki “Allah’ıma şükürler olsun ki Afrika’da yaşamıyorum”… Şükür edebilirsiniz ama biliyorsunuz ki Ülkemizde de Batı’da yaşamak isteyen milyonlarca insan var.
Gelin biz vatanı adam etmeyelim de kadın edelim. Çünkü kadın daha şefkatlidir. Şiddete meyilli değildir. Daha çalışkandır. Anadolu taşrasını bir düşünün, erkekler kahvehaneleri doldururken kadınlar tarlada, ahırda, evde, tam zamanlı köleler misali…
Kara Afrika, çok iyi tanıyorum Afrika’yı, hiç gitmedim ama yine de çok iyi tanıyorum. Belgesellerden tanıyorum. En çok doğal yaşamını tanıyorum; biyoçeşitlilik anlamında ne denli zengin bir Kıta… Hele ki doğal güzellikleri… Aslında çok zengin, hele ki bir zamanlar yerüstü ve yeraltı zenginliklerini düşündüğünüzde… Ancak açgözlü Batı tüm zenginliklerini çalmış insanların. Siyah Afrika karnını doyuramıyor artık. Dünya’nın ekonomik sistemi siyah Afrika’daki birçok ülkenin gıda üretimini baltalıyor; tarımsal üretim maliyetlerini karşılayamıyorlar.
Kara Afrika açlıktan ölürken Ak Batı obeziteden patlıyor.
Bunda Afrikalıların suçu yok mu?
Olmaz mı, her yerde olduğu gibi orada da gemisini kurtaran kaptan. Hatta onların kendi kendilerine yaptıklarını şu anda başka kimse yapamaz herhalde. Akıllarını başlarına devşirmeleri lazım; düşman kara değil, ak…
Onlara kıyasla bizim durumumuz ise, eh, içgüveysinden hallice…

702

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun