“Citizen Science”

11.03.2015         tsavas@comu.edu.tr



“Frankfurter Allgemeine” gazetesinde “halkın yaptığı bilim” konusunda bir haber okurken Mina URGAN aklıma geldi. Rahmetlinin “Bir Dinazorun Anıları” kitabında aklımda kaldığı kadarıyla şöyle bir ifadesi vardı:
“Hobimi yapıyorum üstüne para veriyorlar”
Ben de öyle hep öyle hissetmişimdir. O nedenledir ki sanırım pek tutumlu olmamakla birlikte projelerin, yani devletin parasını kullanırken sineğin yağını çıkartmaya çalıştım. Birçok projede kendi cebimden de harcamışımdır. Hatta sıkışırsak bazı projeler için kendi cebimizden ödeyeceğimiz kredi çekmeyi dahi düşündük.
19. yüzyılda bilimin daha ziyade gönüllüler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bu gönüllülerin birçoğu, öyle bilim konusunda eğitim de almamışlardı. Bir Darwin’i düşünün, Dünya’yı gönüllü olarak gezmiş, gönüllü olarak çalışmalarına İngiltere’de devam etmiş ve bu konularda kendi parasını kullanmış. Darwin, döneminin zenginlerinden ve iyi eğitimli, buna karşın çalışmalarının değeri ölümünden sonra ortaya çıkan Mendel ise bir rahip. Ha bu arada Darwin de tıp öğrenimini yarıda keserek ilahiyat okumuş ancak rahiplik yapmamıştır. Hatta inancı konusunda dahi farklı spekülasyonlar yapılmaktadır. Bunlar gibi o dönemde yaşamış daha birçok “hobi bilimcisi” sayılabilir.
Gerçekten de, özellikle başta Viktorya dönemi İngiltere’sinde olmak üzere, Kuzey ve Orta Avrupa ülkelerinde farklı mesleklere mensup ancak “evrenin ve doğanın işleyişini” merak eden insanlar mesleklerinin yanı sıra bir tür “hobi bilimciliği” yapmışlardır. Öte yandan bazı zengin “meraklılar”, parası olmayan “meraklıları” finanse ederek Dünya’nın dört bir yanına bilgi toplamak için göndermişlerdir.
“Frankfurter Allgemeine” gazetesindeki haber yorumda Almanya’daki bir örnekten yola çıkarak günümüzde “citizen science” olarak isimlendirilen halkın bilimsel faaliyetinin profesyonel bilimcilerle ilişkilerini ele alınıyor. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca bilimde profesyonellerin sayısı giderek artmış, bilim üretilen enstitüler, laboratuarlar giderek halktan soyutlanmıştır. Ancak bu durum bilimin meşrulaştırılması ve bilimsel bilginin toplum tarafından kabul görmesini zora sokmaktadır.
Haber yorumda devamla, akademik bilim ile halkın bilimi arasında bir “elit” ve “taban” çekişmesi olduğunun altı çizilmektedir. Gerçi bazı akademik programlar bilgi üretiminde halktan yararlanmayı öngörmektedirler. Örneğin Cornell Üniversitesinin ornitoloji laboratuarı “FeederWatch” adlı bir proje yürütmektedir. Projede ülkenin dört bir yanındaki insanlardan kışın evlerinin çevresine konan yemliklerde gözledikleri kuşları bildirmeleri istenmektedir. Bu gözlemlerin değerlendirilmesi elbette laboratuar çalışanları tarafından yapılmaktadır. Burada amatör bilimcilerden yalnızca gözlemlerini sistematize etmeleri istenmektedir.
Ancak bazı düşünürler bu konuda daha da ileri gidilerek, amatörlerin örgütlenerek kendilerinin projeler üretmeleri ve bunları baştan sona kendilerinin yürütmelerini önermektedirler. Böylece bilimsel düşüncenin daha da yaygınlaştırılabileceği, her konuya akılla yaklaşılabileceği umulmaktadır.
Bence de çok iyi olur…

890

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun