"Birleşik mücadele zamanı"

01.10.2014         tsavas@comu.edu.tr



Başlık Birgün gazetesinin Pazar ekinden...
Şimdi mi birleşik mücadele zamanı? Birleşik mücadeleye hep ihtiyacımız yok muydu? Onlarca kez uğraştık birleşmek için, neden birleşemedik? Bu kez birleşebilecek miyiz?
Hayır, birleşemeyeceğiz!
Neden?
Mantıklı değiliz de ondan. Siyasetimizi mantık üzerine kurmuyoruz da ondan. Siyasetimiz dogmalardan ibaret de ondan. Siyasetimiz bilime dayanmıyor da ondan. Körü körüne bir siyaset güdüyoruz da ondan. Hâlbuki sözüm ona bilimi rehber yapıyordu siyasetimiz. Bırakın bunları; tek bir rehberimiz var o da egomuz! Birleşik siyaset yapmaya kişiliğimiz elvermiyor. İş yapmak, mücadele etmek, daha iyi bir toplumsal yaşam için bir uğraşı değil bizimki; kıskançlık, çekememezlik davranışlarımızı belirliyor; hasetiz haset...
Kendimizi göstermek için varız bu mücadelede (!). Evet nemalanmıyoruz ama kendimizi göstermek için siyaset yapıyoruz. Bu da bir çeşit nema değil mi?
Siyasetimizi duygularımızın önüne koyamıyoruz. Koyamayacağız da... Herkes çok biliyor. Herkes çok konuşuyor. Ama konuştuğu gibi mi yaşıyor acaba? Hayır! Konuşmak kolay, konuştuğunu yaşamak ise zor…
Kardeşim nasıl bir mantıktır bu anlamak mümkün değil. Söyleyin allasen Sayın (!) Öçalan`ın arkasında mı toplayacağız "birleşik mücadeleyi"? Söyleyin allasen herkesin Türkçe konuşup anladığı bir yerde pankartları, dövizleri Kürtçe yazarak mı birleşeceğiz? Neden Ermenice pankart, döviz hazırlamıyoruz? Neden Yunanca, İbranice, Boşnakça, Pomakça pankart, döviz yok?
Bunlar birleşik mücadele için mantıksız, tamamen mantıksız…
Bir mantığı var elbette; Türkiye`nin en büyük köyünün Rum okulunun duvarına "ne mutlu Türküm diyene" yazmanın mantığı ile aynı mantık!
Biz Geziyi anlayamadık. Anlamak istemedik belki de... Ama Gezi ruhunu kullanıyoruz. Sonuna kadar sömürüyoruz Haziran kalkışmasını... Gezi bir halk hareketidir. Bizim çok uzak olduğumuz halkın hareketi... Bizim bir türlü anlayamadığımız halkın hareketi. Bizim bir türlü anlamak istemediğimiz halkın hareketi. Halkla birlikte ne yaptık söylesenize, Gezi dışında?
Hâlbuki halkı anlamayanlar elitistler değil miydi?
Haziran kalkışmasını sahiplendik ama anlamadık. Sahiplendik çünkü sık sık "kitlesel" basın açıklamaları yapan bizler için Gezi olaylarındaki "kitle" büyüleyiciydi. Sahiplendik çünkü her eylemde "kurtuluş yok tek başına ya hep birlikte ya hiçbirimiz" diyen bizler için Gezi olaylarındaki dayanışma olağanüstüydü.
Ama Haziran kalkışmasının parçası olan çeşitli kesimlerin birbirlerinin hassasiyetlerine olan saygısını görmemezlikten geldik.
Hassasiyetler elbette ki farklı ortamlarda tartışılabilir, tartışılmalıdır da, ancak "kitlesel", "birleşik" mücadeleyi önemsiyorsak; "kitlesel", "birleşik" mücadeleyi istiyorsak o zaman şapkamızı önümüze alıp düşünmenin zamanıdır.
Richard Dawkins’in bir sözü var; gerçi başka bir konu için söylemiş ama buraya da uyuyor sanki:
Dünyaya bakmanın 2 yolu vardır. Birincisi hurafeler ve inanç yoluyla diğeri de mantık, gözlem ve kanıtlarla; yani akıl yoluyla...
Yöntemlerimizi gözden geçirmezsek, bilim bilim deyip bilimi öncelemezsek, bilim bilim deyip bilimi anlamazsak, hipotezlerimizi bilimsel yöntemlerle sınayanların söylediklerine kulak vermezsek...
...asla birleşemeyeceğiz!

1235

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

“Böyle yönetim olmaz”
21.02.2017    3993
O bürokrat yargılanacak!
21.02.2017    688