‘ÇARPIKLIĞIN’ DANİSKASI!

28.12.2016         turgutcamer@hotmail.com

Değerli okurlarım ülkemizin yıllardır yaşadığı terör 2016 yılında zirve yaptı. Bu yılın son yazısında terörün iki ana kaynağına değinmeye çalışırken, özellikle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun dört gün önce Akdeniz Üniversitesi Manavgat Turizm Fakültesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmayı mercek altına alıp asıl çarpıklığın ne olup ne olmadığını irdeleyeceğim.

 

 

***

            Hiç kuşkusuz ülkemizde yaşanan terör olaylarının iki ana kaynağını PKK ve Radikal İslam oluşturuyor. Özellikle mevcut AKP iktidarının “Oslo-İmralı Açılım Süreci- Habur Törenleri ve Mahkemeleri; Valilere ‘görmezden gelin!’ talimatlarıyla gelinen Doğu-Güneydoğu, Hendek-Yıkım manzaraları. Yine hiç kuşkusuz bu manzaralar bizi yönetenlerin sorumsuz tutumlarının sonucudur…

***

            Bakan Çavuşoğlu’nun Konuşması:

            “Gelecek nesilleri FETÖ gibi hastalıklı örgütlerin elinden kurtarmak için, gelecek nesillerimizi Mustafa Kemal Atatürk’ünde hedef gösterdiği gibi ülkemizi muasır medeniyetlerin üzerine çıkarmak için eğitime çok önem vermemiz lazım. Herkesin ihtiyacına göre okulların açılmasından rahatsız olmamak gerekir. Şimdi Manavgat’ta ve Alanya’da fen liseleri var.  Ama siz İmam Hatip Liselerinden, ortaokullarından rahatsız olduysanız onu da söyleyeyim, daha fazla İmam Hatip Ortaokulu açacağız. Bu eğitimde çarpıklık değildir, din de de çarpıklık değildir. Türkiye bir laik ülkedir ama eski zihniyetteki laiklik değildir. Laiklikte sadece yasak getirme anlamında değildir. Herkes özgürce, istediği kıyafette, istediği okula gidebilmelidir. İşte bizim yapmak istediğimiz bu. Bu çarpıklık değildir.”

            Sn. Çavuşoğlu’na soralım:

            Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetlerin üzerine çıkmak için eğitime gerçekten sizler önem veriyor musunuz?..

            - Başörtülü kızlar okula gidemiyor diye geldiniz… Şimdi kızlar otobüse binemez, hamile kadınlar parka gidemez oldu.

            - Radikal İslamcı bir Türk polisi siz iktidara geldiğinizde 8 yaşında idi. 22 yaşına gelince Rus büyükelçisini öldürdü.

            *Büyük olasılıkla bu katil polis şöyle bir yemin öğretilerek büyüdü; “Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan, ŞERİAT devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allah’ım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim.”

* Sayın Çavuşoğlu konuşmanızın bir yerinde; “Türkiye laik bir ülkedir ama eski zihniyetteki laiklik değildir” demişsiniz.

Allah Allah laikliğin demek ki size göre ‘eski’ ve ‘yeni’ tanımı var(!)

Bakınız, laik bir ülkede kökeninde din eğitimi almış hiçbir zümre kamuda görevlendirilemez. Hıristiyanlarda papaz okuluna giden papaz olur ve o alanda ülkesine ve yöresine hizmet eder.

Atatürk’ümüzün hedef gösterdiği laik eğitimdir. Eğer eğitime gerçekten önem vermek istiyorsanız, imam hatip mezunları yalnızca “Yüksek İslam Enstitüsüne” ve “İlahiyat Fakültesine” giderler diye yasa çıkarın… VAR MISINIZ?

İmam Hatip Okullarına doymadınız mı!?. Farkında mısınız, tüm İslam ülkelerine yetecekten 3 kat daha fazla din adamı yetiştiriyorsunuz… Daha çok imam hatip açınca çarpıklık olmuyor öyle mi?

Sayın Çavuşoğlu Türkiye’de ‘yeni zihniyette ki laiklik’ var diye mi Diyanet İşleri Başkanı yılbaşı eğlencelerini “yozlaşma kültürü” nün sonucu sayıyor ve kutlanmasını doğru bulmadığını açıklayabiliyor? 

*Yanıtınızı merakla bekliyorum!

***

            Sevgili Çanakkale OLAY okurları, bilindiği gibi toplumumuzun büyük çoğunluğu mütevazı kutlamayla ailesi ve akrabalarıyla yeni yıla evinde barkında giriyor.

            Şimdi de “Biat Kültürlü”-Takiyye uzmanlarını(!) bilgilendirmenin tam zamanı;

            Yılbaşı(Yeni Yıl) gecesinin dinle zerre kadar ilgisi var mı? YOK… Noel Hıristiyanları ilgilendirir. Noel 25 Aralık’tır. 31 Aralık gecesi kutsal gece değil, o yılın son gecesidir.

            “1 Ocak” tarihinin Hıristiyanlıkla belgesel-tarihsel bir bağını kurmak olanaklı değildir.

            *Yeni yıl gecesi isteyen Kur-an okur şükreder. İsteyen parti verir eğlenir…

Demek ki neymiş? Sapla-samanı elmayla armudu karıştırmanın alemi yokmuş. Bazılarının okur-yazar olmayan yaklaşık 10 milyon yurttaşımızı aldatarak ayrıştırmak işlerine geliyor olabilir!.. Ancak gerçeklerin er ya da geç gün yüzüne çıkmak gibi huyları olduğunu da unutmamak gerekir.

*Yüce kurucumuz ATATÜRK laikliği nasıl tanımlamıştı: “LAİKLİK ADAM OLMAKTIR ADAM…”

*

SON SÖZ: Atamızın “Yurtta barış dünyada barış” özdeyişinin gerçekleştiği bir yıl diliyorum.. T.Ç

 

 

 

 


794

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun