“Sosyal Medya…”

01.04.2016         gemici@yandex.com

…bizim zamanımızda da vardı. Hem de 36 yıl önce. Nasıl bugün gençler internetteki feysbuku, tivıtırı kullanıyorsa, biz de umumi tuvaletlerin kapı arkalarını kullanırdık. 12 Eylül kıskacındaki gazeteler bugün olduğu gibi doğru dürüst haber vermek yerine abuk sabuk haberler yaparlardı… Biz de kendi sosyal medyamızı kullanırdık.

 

 
Daha “internet” sözcüğü ve onun alt ürünü “sosyal medya” kavramı keşfedilmediğinden kendi sosyal medyamızı kullanırdık. Birçoğumuz “Tosun” sahte ismini (nickname) kullanırdı. Baskı döneminde bu “Tosun” çok meşhurdu… 
O günün iktidarına veryansın edilirdi. Aynı bugün olduğu gibi ama o günün iktidarının aklına kapıları söküp gitmek gelmezdi. Ya da umumi tuvaletleri toptan kapatmak hiç ama hiç aklına gelmezdi. Şimdi çart diye “sosyal medyayı” kapatıyorlar… 
Yavaşlattıkları da oluyor. Tabi bizim zamanımızın baskıcı iktidarının aklına yavaşlatmak diye bir şey de gelmezdi. Kapıları yavaş mı kapatacaktık yani? Ya da aralık falan mı bırakacaktık?  
Bizim Tosun, doğuştan muhalefetti… Hatta o kadar muhalefetti ki, kendi yazdıklarını okuyana da giydirirdi. O kadar muhalefetti… Tuvalet kapıları herkese açıktı. İsteyen istediği gibi “mesajını” yayardı. İktidar yanlıları da çaktırmadan “Tosun”u uyarırdı: “Yazı yazma helaya, başın girer belaya, götürürlerse merkeze…” diye inceden tehdit dolu mesajlarını bırakırlardı… 
Hatırladığım kadarıyla o yıllarda “hakaret davaları” çok yaygın değildi ya da keşfedilmeyi bekliyordu. 
Her kuşak kendi mecrasını bir şekilde yaratıyor. Kullanma biçimleri, mesajları da kendi zekalarıyla doğru orantılı. 
Bugün 1 Nisan Cuma… Sosyal medya zaman zaman yine yavaşlayacaktır. Pek muhtemel küçük bir mesajı bile paylaşmak çok zaman alacaktır. E, ne de olsa bugün Can Dündar ve Erdem Gül’ün mahkemesi var… 
Bir gazetecilik davasından çoktan çıkan bu vakanın sonuçları sadece iki kişiyi ilgilendirmiyor… Bu dava çoktan gazetecilik davasının ötesine geçmiştir. Mahkemenin vereceği karar “demokrasimizin” sonuç davasıdır.
Tamam mı devam mı davasıdır… 
İlerideki süreçlerde “sosyal medyanın” var olup olmaması bile buna bağlıdır. 
Yeni iletişim kanallarını da yeni kuşaklar bulacaktır. Bugünün ultra sosyal medyası yerine bizim zamanımızın konvansiyonel medyasına mı dönülecek yoksa daha ileri bir teknolojik devrime mi uzanacağız… 
Bir şekilde tarihe tanıklık etmeye devam ediyoruz… Her şey 1 Nisan şakası gibi! 
BATI-feneri ÇAKMAYA DEVAM EDİYOR…

632

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun