"3 Y ile Mücadeleden OHAL'e!.."

19.03.2018         iensar_68@mynet.com

Bugün 18-30 gençlik AKP iktidarları döneminde büyüdü diyebiliriz. Bu nedenlede AKP'nin ilk iktidara geldiği dönemi ve o günkü vaatlerini, seçim söylemlerini hatırlamıyor olabilir. AKP'nin on altı yıllık iktidar hikâyesini anlamak ve bugün Türkiye'nin getirildiği noktayı sağlıklı ve objektif değerlendirebilmek için on altı yıl öncesinin söylemlerine kısaca değinmekte yarar var.

 

 

            AKP’nin en akılda kalan ilk seçim söylemi; 3Y ile mücadele idi. Ne idi bu 3Y ile mücadele… Yoksulluk , yolsuzluk ve yasaklar!... AKP on altı yıl önce 2002’de Türkiye halkına diyordu ki beni iktidara getirin YOKSULLUĞU, YOLSUZLUĞU VE YASAKLARI sona erdireceğim. Yani yoksullukla mücadele, yolsuzlukla mücadele,  yasaklarla mücadele AKP’nin temel mücadele ekseni olacaktı. Böyle söz verilmişti.

            Bu, 3 Y ile mücadele diye formüle edilen seçim sloganı üzerine bugünle karşılaştırmak amacıyla fazlaca ayrıntılı, rakamlara boğulmuş bir anlatıma gerek yok. Açlık sınırı, yoksulluk sınırı, işsizlik oranı, dış borç, döviz kurları gibi karşılaştırmalar isteyenin ve meraklısının ulaşacağı gerçekliklerdir.

            Biz bu karşılaştırmalar yerine çok daha genel sorular soralım. Örneğin YOKSULLUKLA mücadelenin neresindeyiz, ne kadar yoksulumuz var,  kıyaslama yapacağımız ülkeler aşağı yukarı bellidir. YOLSUZLUK ortadan kaldırılabildi mi,  yoksa ve neredeyse yolsuzluğun kurumsallaştığı iddialarını söyleyen çevrelerin sözlerini çürütebilir durumda mıyız? Yani on altı yılda AKP iktidarları yolsuzlukları bitirebildi mi. Peki  ya YASAKLARA ne oldu, AKP yasakları kaldırıp demokrasinin ve özgürlüklerin sınırlarını genişletebildi mi!? İnsan hakları , evrensel hukuk normları ülke coğrafyasında yaşanılır kılınabildi mi toplamı üzerinden bir soru soralım. ”YOLSUZLUK, YOKSULLUK ve YASAKLARLA mücadele” diye hükümetin son dönemlerde gerçekten hayata geçirmek üzere ciddi bir projesi ve projeksiyonu var mı? Yoksulluk zaten biliniyor, yaşıyoruz ,işçisinden ,işsizine ,emeklisinden ,memuruna uzanan bir hat üzerinde intiharların sayısı hızla artıyor , gençliğin gelecekten umudu giderek azalıyor!... YOLSUZLUK iddiaları ayyuka çıkmış . YASAKLARLA mücadele gelmiş, OHAL ile nihayetlenmiş. Sadece hukuk ve yasa açısından yasaklar ve yasaklamalar bir yana, ortaçağcıl kafaların, din adamı(!) diye ortalıkta dolaşan dinci bezirganların topluma pompaladığı, günah-yasak rüzgarları da cabası… Altı yaşında çocukla evlenilmekten tutun da kadınlara dayağın Allah emri olduğu zırvalığına uzanan , başka bir yasakçı kuşatma ve iklim oluşturma gayretleri de giderek büyüyen bir toplumsal tehdide dönüşmüş durumdadır.

 

Tüm bu yalın gerçeklikler ve sorunlar ortada iken bize neyi tartışmamız öğütleniyor, dinde güncelleme!... İstiklal Marşı!... Uzay aracının cıvatalarını gevşetmekten tutun da, kıraathanelerin değerine!...

 

Neyse!.. Tüm kara propaganda, yüzeysel sorunları tartışma ve tartıştırma,  gerçeği gizlemeye yarayan her türlü yapay, geçici ve yüzeysel sorunların öne çıkarılarak tartışılmasının yolunu açmak . Şimdi yapılması gereken gerçek sorunları anlatma çabalarını yoğunlaştırmak, 2019 Seçimleri için birleştirilebilecek tüm güçlerin,  partilerin, sendikaların ve diğer demokratik kitle örgütlerinin, ortak bir platformda,  ortak asgari programa bağlanmış demokratik mücadelenin örgütlenmesi için çabaların yoğunlaştırılması sorumluluğudur bizi bekleyen.

            Önümüzde uzun bir dönem var tüm demokratik araçları kullanarak (panel,miting,forum gibi) mücadeleyi genişletmek , teşhir kampanyalarını sürdürmek , laik demokratik cumhuriyet talebinin savunusu için çaba göstermek bu çabayı en geniş yığınlara mal etmek , onları seferber etmek OHAL’ siz bir seçimin koşullarını yaratmak için her türlü mücadeleyi ortaya koymak.

            Birlikte, örgütlü, kitlesel, çeşitlendirilmiş mücadele perspektifiyle giderek genişleyen ve derinleşen bir hat üzerinden AKP-MHP ittifakının ortaya koyduğu gerici plan, proje ve projeksiyonlarını, tek adam iktidarı hesabını bozmak üzere, yerellerden başlayarak ve gecikmeksizin ortaklaşma çabalarına hız vermek, laik demokratik cumhuriyetten insan hakları ve evrensel hukuktan ve aydınlık bir Türkiye’den kardeşçe yaşanması istenen bir ülkeden; YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE YASAKLARIN ve gecikmeksizin OHAL’in tümüyle ortadan kaldırılmasını isteyenlerin tarihi sorumluluğu olarak önümüzde durmaktadır.

 

Sonuç olarak; 16 yıllık iktidarları süresince, hep istediler, istediler… Daha çok iktidar, daha çok olanak istediler… Kendilerine istediler…

 

“Halka verdiler talkını, kendileri yuttu salkımı”

 

“3Y ile mücadele” ise, “Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ…” olarak cümlemize hatıra kaldı…


672

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER