"COVİD-19" SALGINI

14.04.2020         turgutcamer@hotmail.com

Değerli okurlarım Çin'den çıkan ve insanlığı tehdit eden "Korona" virüs salgını dünyaya hızla yayılıyor. Virüsün yayılma hızı, kapsayacağı süre salgının çapını belirleyecek. Bulaşma hızının önceki yıllarda yaşanan EBOLA, ZIKA, SARS ve Cov-2 virüsünden yüksek olduğu biliniyor.

 

 

Bilim insanlarına göre korona aşısının 1 ila 3 yıl içinde bulunabileceği belirtiliyor. Umarım çok daha kısa sürede insanlık aşıya kavuşur ve ‘ev karantinasından’ kurtulup normal yaşama döneriz.

***

            *Oturduğum sitede komşum olan değerli bilim insanı Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR, bir hafta önce Corona ile ilgili "Salgınla Yenidünya Düzenine Doğru” başlıklı makalesini iletti. Tarihsel örneklemelerle donatılmış kapsamlı güncel çabasını “ÜLTANIR platformu” sitesine girerek okumanızı dilerim.

            Sn. ÜLTANIR makalesinin bir yerinde “Salgın Nasıl Oluştu, Yoksa oluşturuldu mu?” sorusunu ortaya atmış, yazdıkları bana mantıklı geldi. Size gelir mi bilemem.

            *26 Nisan 1986’da eski Sovyetler Birliğine bağlı Ukrayna’da Çernobil Nükleer Güç Santralin de bir reaktör kazası denemesi yapılırken, planlanan deneme kontrolden çıkınca gerçek kaza olmuştu. İnsanoğlunun elinde nükleer silahlar kadar öldürücü BİYOLOJİK silahların olduğu biliniyor. Acaba diyorum; Covid-19 bir biyolojik silah olarak üretilirken kontrolden mi çıktı?

·         Şu nedenle bu komplo teorisi aklıma düştü!

Çin, 2004 yılında dünyanın ekonomik büyüklük sıralamasında;

Almanya’nın ardından 4.cü

2008’de Japonya’nın ardından 3.cü

2012’de ABD’nin ardından 2.ci

Bu tempoyla 2020’de 1.ci sıraya yükseleceğine kesin gözüyle bakılıyordu.

·         Çin 3.5 Trilyon dolar üzerinde döviz birikimine sahip ekonomisi en sağlam ülkeydi.

·         2023’te Dünya parasının YUAN olması sürpriz sayılmayacaktı.

 *Tablo bu olunca gel de komplo senaryolarını aklına getirme! Her alanda ABD’yi geride bırakacak olan Çin’i Çin Seddi sınırları içine hapsetmek için Corona icad edilmiş olamaz mı!?

Her ne kadar Vuhan’da ki deniz ürünleri satış pazarları korona virüsün oluş-çıkış noktası olarak gösterilmişti. Çinliler yılan yiyor. Yılanlarda vahşi doğada yarasa yiyerek besleniyor. Böylece, virüsün yarasadan yılana, yılandan insana geçtiği söylendi.

İyi de Çinliler yıllardır yarasa yılan yiyorlardı. Peki bu virüs neden 2020 yılını bekledi diye sorgulamayacak mıyız?

***

            Sevgili Çanakkale OLAY okurları bugün çöplerden yiyecek arayanlardan bile İBAN göndererek para bağışı isteyen Tek Adam Sistemi (TAS), corona virüs salgınını bildiği halde Kabe’nin kapatıldığı günlerde 21 bin vatandaşı Umre’ye gönderdi. Diyanet’te termal kameralar saptamasın diye ateş düşürücü (Paracetamol) içirdi. Yaklaşık 16 bin vatandaş karantinaya alınmadan ülkenin her yöresine dağıldı. Bu bile bile ladesin bir bedeli yok mu?

            *Bu satırları kaleme alırken TV’de bir vatandaş: “Korona-morona da neymiş, bize bir şey yapamaz, elhamdülillah biz Müslümanız…” dedi. Kibir ve hurafe cehaleti bu olsa gerek diye düşünürken aklıma şu fıkra geldi.

            Adam cennetin kapısına gelir. Kapıdaki Melek sorar: “Hangi Din?” “Hristiyan” der adam.

            Melek elindeki listeye bakar ve “Yirmi sekiz numaralı oda,” der. “Yalnız sekiz numaranın önünden geçerken sessiz ol.”

            Bir başka adam gelir. “Hangi Din?”

            “Budha”- “On sekiz numara. Yalnız sekiz numaranın önünden geçerken sessiz ol.”

            Bir adam daha gelir.

            “Hangi Din?”

            “Yahudi”- “On bir numaraya git. Yalnız sekiz numaranın önünden geçerken sessiz ol.”

            “Farklı dinler için farklı odaların bulunmasını anlıyorum,” der adam.

            “Ama neden sekiz numaranın önünden geçerken sessiz olacakmışım?”

            “Sekiz numarada Müslümanlar var” der Melek.

            “Kendilerinden başkası buraya gelemiyor zannediyorlar.”

                                                                       *

   SON SÖZ: 2020 yılında uzaya çıkacağız diyorlardı şimdi kapının önüne bile çıkamıyoruz. Salgın geçene kadar ne uzaya ne de kapı önüne çıkmayalım… T.Ç.

 

 


4152

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER