"Çanakkale'yi, 'Yeni Çanakkale'ye hazırlamalıyız..."

14.09.2020         

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı Selçuk Semizoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üniversiteye yönelik hizmet sektörünü ciddi bir krizin beklediğine işaret eden Başkan Semizoğlu, pandemi koşullarına rağmen, özellikle tarım sektöründe Çanakkale'nin üretime devam ettiğini ifade etti. Semizoğlu, Çanakkale için hep birlikte çalışma vurgusu yaptığı konuşmasında, "Çanakkale'nin önünde uzun bir süre yok! 2022 18 Mart'ında Çanakkale Köprüsü açılacak. Çanakkale'de yetkili, seçilmiş, atanmış, bürokrat, siyasi, dernek başkanı, oda başkanı... Herkesin Köprünün açılışına hazırlanması, Çanakkale'yi 'Yeni Çanakkale'ye hazırlaması lazım. Turizm olarak hazırlamamız lazım, imar olarak hazırlamamız lazım, her şeyiyle hazırlamamız lazım. Hepimiz 'Yeni Çanakkale'ye hazırlanması lazım. Bürokratın da siyasilerin de sivil toplumun da hazırlanması lazım" dedi.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, ÇTSO Genel Sema Sandal ile birlikte Gazetemiz Çanakkale OLAY`ı ziyaret etti. Gazetemiz Sahibi Mehmet Özkurnaz ile bir araya gelen TSO Başkanı Semizoğlu, gündeme ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretinde gazetemizin sorularını da yanıtlayan Semizoğlu, pandemi döneminden ekonomiye tarımdan turizme kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Pandemi sürecinde Çanakkale`nin özellikle tarımsal alanda üretime devam etmesinin önemli olduğunu dile getiren Semizoğlu, "Herkes bu dönemde taşın altına elini koymalı" dedi. Esnafın da özellikle vergiler ve krediler konusunda sorunları olduğunu bununla ilgili çalışmalar yaptıklarını ve Ankara nezdinde girişimlerde bulunduklarını ifade eden Semizoğlu, Çanakkale Köprüsü, Ezine OSB ve hem Çan`da hem de Gülpınar`da girişimleri olan yeni OSB çalışmalarının birer değer olduğunu ifade ederek, sığ siyasetle değil, herkesin birlikte Çanakkale için çalışmasının önemine vurgu yaptı. 

 
"ÇOMÜ`ye dayalı hizmet sektörü olumsuz etkilenecek"
ÇTSO Başkanı Semizoğlu, pandemi sürecinden en çok hizmet sektörünün etkilendiğini dile getirerek, "Pandemi sürecini değerlendirdiğimizde, özellikle ekonomik anlamda, sanayi ve üretim anlamında, Almanya ve Türkiye üretimlerini durdurmadılar. Ancak Çanakkale özelinde pandeminden en fazla etkilenen merkez ilçedir. Sebebi ise; 40 küsur bin öğrencinin gelmemiş olmasıdır. Yoksa bizim, Bayramiç`imizde meyve, sebze hasadı devam ediyor… Pandemide elbette ki bazı sektörler geriye düştüğü gibi, bazıları da devam etti, hatta ileriye giden sektörler de oldu. Biga-Çan-Yenice aynı şekilde üretimini devam ettirdi. Ayvacık`ta pek bi sorun yok, Ezine ona keza sorunsuz. Lapseki yine aynı şekilde üretimini devam ettirdi. Merkez ilçede sorunlar var. Tabi her sektör değil ama, üniversitenin açılmasının ötelendiği haberlerinin ardından, önümüzdeki günlerde, kent merkezinde, üniversiteye dayalı hizmet sektörünü çok ciddi sıkıntılar beklediğini düşünüyoruz. Bununla beraber taşımacılık yapan firmaları da sıkıntılar bekliyor. Öğrenci gelmeyince ev tutmayacak, mahalle bakkalından alışveriş yapmayacak. Yani 40 bin öğrenci, kişi başı en az maliyetle 1500 lira para harcasa, her ay 60 milyon lira para merkez ilçemize girmeyecek demektir bu. Bu alanda da çok sayıda üyemiz var" dedi. 
 
"Herkesi çok farklı bir gelecek bekliyor"
Hem ekonomik hem de sosyal anlamda pandeminin birçok alışkanlığı değiştirdiğine, yaşam tarzları ve biçimlerinin farklılaştığını dikkat çeken Semizoğlu, pandemi sonrası herkesi çok farkı bir ‘yeni dönem` beklediğinin altını çizdi. Semizoğlu, "Pandemi kimsenin beklediği bir şey değil, buna hazırlıklı da değildi… Uzun süre halı sahaların açılmaması, düğün salonları ve organizasyonu konusunda şikayetlerle karşı karşıya kaldık. İyi de pandemi yayıldığında bunun sorumlusu Sağlık Müdürü, sayın Valimiz, Pandemi Kurulu, İl Hıfzıssıhha Kurulu… Dolayısıyla hesabı onlar verecekse, kararı da onların vermesi lazım. Onun için empati yaparak, bu sorunun üstünden nasıl geliriz diye düşünerek hareket etmeliyiz. Hep beraber nasıl başa çıkacağımızı düşünmemiz lazım. Bundan sonrası için, bu ‘yeni normal` denilen dönemde herkesi çok farklı bir gelecek bekliyor. Ötelenen SGK ve vergiler var. Kaldı ki, verilen krediler var. 10`uncu aydan sonra bunların geri ödemesi başlayacak. Ama ciro olmadığı zaman, nasıl olacak. Bunları TOBB nezdinde Ankara`ya iletiyoruz. Belki yeni bir yapılanma, ötelenme mümkün olur mu, hatta mümkünse af olur mu, bununla ilgili çalışıyoruz. Ama tabi bunların hepsi bütçe ile ilgili konular… Herkes bu dönemde taşın altına elini koyacak" dedi. 
 
"Çanakkale daha gelişmedi!…"
Çanakkale`nin henüz gelişmiş bir il olmadığını ifade eden Semizoğlu, yeni yatırımlarla, başta 1915 Çanakkale Köprüsü olmak üzere, Çanakkale`nin gelişmekte olan bir il olduğunu ifade ederek, "Her şeyin başı ulaşılabilirlik. Çanakkale köprü ile beraber ulaşılabilir bir il haline geldi. Köprü sadece Gelibolu`yu Lapseki`ye bağlayan değil, Avrupa`yı İç Ege`ye bağlayan  bir güzergah. Cumhuriyet tarihinde Çanakkale`ye, son 7-8 yılda yapılan yatırım yapılmamıştır. Çanakkale, Türkiye`nin şuanda en şanslı illerinden birisi. En şanslı ili bile diyebiliriz. Tek başına köprü bile bir değer, onun dışında yapılanları saydığımızda Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi de bir değer. Daha bu sabah Çan Belediye Başkanımız Bülent Öz ile birlikte yine Çan Karma OSB`sini nasıl harekete geçirebileceğimizi konuştuk. Bunların her biri başlı başına bir değer. Yine Tarım Bakanlığımızın, İl Müdürlüğümüzün Gülpınar`da çalışmalarına başladığı Termal Sera OSB`si… Bunların her birisi birer değerdir. İstanbul Mahmutbey`den herhangi bir birey, 2-2,5 saatte Çanakkale`ye gelebiliyorsa, 18 milyon insanın 2,5 saatte size ulaşması demektir. Şimdi ‘Çanakkale gelişti` falan diyoruz ya, Çanakkale daha gelişmedi. Ben Meclis Toplantılarında da bunu söylüyorum. Her birimiz buna hazırlıklı olmalıyız. Gazetecisinden iş adamına, müteahhidine kadar herkes buna hazırlıklı olmalı. Daha bunun somut olarak görmeye pek başlamadık. İş gelmeye başladığında, fabrikalar kurulduğunda işin şekli çok daha değişir… Baktığımız zaman Bayramiç`in kırsalına, İstanbul`dan, Bursa`dan, İzmir`den insanlar gelip, yer alıyor, ev yapıyor, senenin 15 gününü orada geçirmek istiyor. Bu da bir turizm şekli. Çanakkale bu krizi fırsata çevirebilir. Çeviriyor da. Çanakkale kaliteli bir göç alıyor. Çanakkale merkez olarak düşündüğümüzde üniversiteye alternatif yaratmalıyız. Sadece üniversite olarak düşünmemeliyiz" dedi. 
 
"Biz" olamazsak, hiçbir şey olmaz!
"Turizm bizim için olmazsa olmazımız, ama Çanakkale, henüz bir turizm kenti değil" diyen Semizoğlu, "Çanakkale, turizm kenti olmaya aday bir il. Geçmişi konuşup, o onu yaptı, bu bunu yaptı demek istemiyorum ama. Çanakkale`de iki tane 5 yıldızlı otel var, biri vakıf arazisi üzerinde, diğeri belediyeden kat karşılığı alınmış. Biz Çanakkale`ye yatırımcıyı nasıl çekeceğiz ona bakmalıyız. Her şeyi devletten beklemek doğru bir şey değil. Eskiden İstanbul`a, İzmir`e fuarlara bir heyet halinde gidiliyordu. Şimdi neden gidilmiyor? Çünkü, Sanayi Bakanlığı, Kalkınma Ajansı`na ‘Fuar bütçelerinizi kıstık` dedi. Ama derneklerimiz var, odamız var, turizmcimiz var… Herkes taşın altına elini koysun. Ben bunu söyledim. TSO olarak biz taşın altına elimizi koymaya hazırız. Ama katılımcı da koysun, dernek de koysun. Hangi dernek olursa olsun, katılımcı da koyacak, Çanakkale`nin tanıtımını hep beraber üstleneceğiz. Valimizden isteriz, belediye başkanımızdan isteriz. Herkes verir, biz de taşın altına elimizi koyarız. Ama amiral gemisi Güney Marmara Kalkınma Ajansı, bu işe destek olamadığından beri o birliktelik sağlanamıyor. Çanakkale`mizde, niye yaklaşık 60 yıldır yapılan Troia Festivali yapılamıyor? Geçen sene de yapılamadı. Hadi bu sene pandemi vardı, geçen sene neden yapılmadı. Bütçesizlik! Başka şeylere para bulunuyorsa, buna da para bulunması lazım. Bu şehrin tanıtımı benim için çok önemli, turizmciler için de çok önemli… İşte, ‘biz` olamadığımız zaman bir şey olmuyor. Bir yerde böyle kalıyor. Turizm fuarları gibi, Troia Festivali gibi… ‘Biz` olmamız lazım, ‘biz`… Beni kim çağırsa gidiyorum. TSO`nun, an itibariyle kimseyle arası bozuk değil. Her kurum ile belli bir diyalog ve samimiyet içinde ilişkilerimiz var. Mevzu, yan yana fotoğraf çektirmek değil, ayrıldıktan sonra da aynı samimiyeti göstermek. Yapıyormuş gibi yapmayacağız, ya yapacağız, ya yapmayacağız ve açık olacağız. Geçen de Belediye Başkanımız Ülgür Gökhan ziyaret ettim.  Aynı şeyleri ifade ettim. Sayın Valimizle de bunları konuşuyoruz, paylaşıyoruz" dedi
 
"Sığ siyaset Çanakkale`ye yakışmıyor"
Semizoğlu, "Bülent Turan bey bir şans Çanakkale için. Çanakkale çok güçlü bir yerde; Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilimiz Muharrem Erkek bey Genel Başkan Yardımcısı, İyi Parti Kurucular Kurulu üyesi Çanakkaleli arkadaşımız Rıdvan Uz, partinin Genel İdare Kurulu üyesi, Bülent Turan bey, Ak Parti içinde çok önemli bir noktada. Bunları değerlendirmemiz lazım. Biz olmamız lazım. Bizim burada, söz konusu Çanakkale ise, siyaseti bir kenara bırakıp harekete geçmemiş lazım. Yoksa sığ gündemle siyaset yapmaya çalışmamamız lazım. Antep`ten uçak geliyormuş de bunlar korona getirmezmiymiş! Kaç kişi geliyor bu uçakta? 100-120 kişi! Antep`ten binerken korona testi yapılıyor bu insanlara! Feribottan her gün yüzlerce insan geliyor İstanbul`dan Ankara`dan oradan buradan… Kontrolleri yapılıyor mu? Hayır. İşte öbürü sığ siyaset. Onu konuşan sağlığı düşünmüyor, siyaset yapmaya çalışıyor. Siyaset bu kadar sığ olduğu zaman Çanakkale`ye yakışmıyor" dedi. 
 
"TSO`ya siyaseti sokmadım, sokmam da…"
"Çanakkale`nin önünde uzun bir süre yok!" diyen Semizoğlu, "2022 18 Mart`ında Çanakkale Köprüsü açılacak. Çanakkale`de yetkili, seçilmiş, atanmış, bürokrat, siyasi, dernek başkanı, oda başkanı… Herkesin Köprünün açılışına hazırlanması, Çanakkale`yi ‘Yeni Çanakkale`ye hazırlaması lazım. Turizm olarak hazırlamamız lazım, imar olarak hazırlamamız lazım, her şeyiyle hazırlamamız lazım. Hepimiz ‘Yeni Çanakkale`ye hazırlanması lazım. Bürokratın da siyasilerin de sivil toplumun da  hazırlanması lazım. Çanakkale göç alan bir il. Türkiye`de nereye giderseniz gidin, Çanakkale bilinir, tanınır, sevilir. Bunu değerlendirmemiz lazım. Tekrar söylüyorum, yapıyormuş gibi yapmamamız lazım. Ne yapılacaksa, hep birlikte yapmalıyız. Ticaret ve Sanayi Odası siyasi bir kurum değil. TSO`ya siyaseti sokmadım, siyasetle de seçilmedim. Siyaset yapmak isteyen Odada değil, idealindeki partiye kaydolsun, siyasetini yapsın. Tabiki milletvekillerimizle, iktidarıyla muhalefetiyle, seçilmiş belediye başkanlarımızla kolkola çalışacağım. Tabiki Bülent Turan`a teşekkür edeceğim. Bugüne kadar ne dediysem, ne istediysem Çanakkale için oldu. Teşekkür etmekten daha güzel bir şey var mı? Bakın  ‘çevre, çevre` diyorlar ya… Bana vesile oldu, Bülent Turan`ın desteği ile oldu. Çanakkale`ye FSC belgesi aldık. Hiçbir çevre örgütü de teşekkür bile etmedi. FSC belgesinin ne olduğunu bile bilmiyorlar. Şuanda Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü, yurt dışından bağımsız denetçilerle, her şeyiyle denetleniyor. Nereyi keseceksin, ne kadar keseceksin, bakımları nasıl yapacaksın… Bunlar denetleniyor. Yapıyormuş gibi yapmayacağız, ne yapılması gerekiyorsa herkes, hep birlikte yapacak" dedi.
(Seçkin Sağlam) 
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Bayramiç'te feci ölüm
18.09.2020    1003