"Tahammülümüz kalmadı"

23.07.2020         

Kadınlar cinayetlere bir yenisi daha eklenen ve ülke çapında büyük tepki toplayan, sevgilisi tarafından katledilen Pınar Gültekin cinayeti için Çanakkale Kadın Platformu tarafından açıklama yapıldı.

 Son zamanlarda artış gösteren kadın cinayetlerine bir yenisi daha eklenmiş, 27 yaşındaki Pınar Gültekin sevgilisi C.M.K tarafından çağırıldığı bağ evinde ayrılmak istediği için vahşice katledilerek öldürülmüştü. Gültekin cinayeti tüm ülkede, başta kadınlar olmak üzere büyük tepki toplarken, aynı zamanda kadınların güvence olarak gördükleri İstanbul Sözleşmesi’de yeniden gündeme geldi. Çanakkale Kadın Platformu tarafından yapılan çağrı ile kadınlar önceki gün Mümtaz Pirinççiler Meydanı’nda bir araya gelerek cinayetlere dur dediler.  Erkek şiddetinin münferit olmadığı, çünkü kadın cinayetlerinin politik olduğunu ifade eden kadınlar,  pandemi günlerinde alınan ilk kararlardan biri olan 6284 sayılı kanunu askıya almanın, kadın cinayetlerinin sorumlusu olmak anlamına geldiğini ifade ettiler. Kaldırılmaya çalışılan İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların hayatlarını ellerinden aldığı ifade edilen açıklamada; “Bugün Pınar için ve katledilen bütün kadınlar için buradayız. Bir kişinin daha eksilmesine tahammülümüz kalmadığı için buradayız. İstanbul Sözleşmesini uygulayın demek için buradayız. İstanbul Sözleşmesi bizim yaşam güvencemizdir, mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz!” dediler.

 

“Gültekin “hayır” dediği bir erkek tarafından işkenceyle öldürüldü”

Çanakkale Kadın platformu tarafından yapılan açıklamada; “İsyanımız büyük! Bugün bir kadının daha erkek şiddetiyle aramızdan alındığının haberini aldık. Pınar Gültekin “hayır” dediği bir erkek tarafından işkenceyle öldürüldü. Pınar maalesef ilk değil, ama son olması için biz kadınlar dün nasıl sokakları doldurduysak bugün de Türkiye’nin dört bir yanında sokakları dolduruyoruz. Çünkü erkek şiddetinin münferit olmadığını biliyoruz; çünkü kadın cinayetlerinin politik olduğunu biliyoruz! Pandemi günlerinde aldığı ilk kararlardan biri 6284 sayılı kanunu askıya almak olan iktidar, kadın cinayetlerinin sorumlusudur/failidir. Pandemiyi fırsata çevirmeye çalışıp infaz yasasıyla şiddet faillerini kadınların yanına geri gönderen iktidar erkek şiddetinin sorumlusudur/failidir! Çocuk istismarına af getirmeye çalışan iktidar, çocuk istismarlarının sorumlusudur/failidir! İstanbul Sözleşmesi’ni hedef gösteren, uygulamayan, kaldırmaya çalışan bu iktidar yaşadığımız her türlü erkek şiddetinin sorumlusudur/failidir! Erkek şiddetini önleyen ve kadınları koruyan yasal düzenlemeler tartışmaya açıldıkça Pınar’ı katleden eski sevgilisi gibi biz kadınlara karşı, bedenlerimize ve yaşamlarımıza karşı gösterilen bu cüret güç kazanıyor. İktidar yıllardır gerektiği gibi uygulanması için mücadele ettiğimiz İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı tartıştıkça kayıp bedenlerimiz bulunamıyor, bizi öldürenler bulunamıyor ya da bize şiddet uygulanmayan bir gün bulunamıyor. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı bugün hayatta olacak olan Pınar ve daha yüzlerce kadın için gerçek adalet İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasıyla gelecek, biliyoruz” denildi.

 

“Kadın hayatını güvence altına alın”

Kaldırılmaya çalışılan İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için hayati, önem taşıdığı ifade edilen açıklamada; “Kaldırmaya çalıştıkları İstanbul Sözleşmesi ne diyor, bir kez daha söylüyoruz: İstanbul Sözleşmesi diyor ki, ilk başta şiddeti önleyici politikalar geliştirin. Şiddet, eşitsizliğin sonucu olarak ortaya çıkar bu yüzden de toplumsal cinsiyet eşitliğini tanıyın diyor. Yani, çıkıp kürsülerden “kadın erkek eşit değildir” diyemezsiniz; erkeklere kadınlara şiddet uygulaması için “mırıldanma” nasihatleri veremezsiniz diyor! İstanbul Sözleşmesi diyor ki, eğer şiddeti önleyemediyseniz, o zaman şiddete maruz bırakılanı koruyacak mekanizmalar geliştirin. Yani, bir kadın karakola gelip şiddete maruz kaldığını söylediyse, onu şiddet failinin yanına geri göndermeyin, kaldığı sığınma evinin adresini şiddet failine vermeyin, yeterli sayıda güvenli sığınma evleri, tecavüz kriz merkezleri açın diyor! İstanbul Sözleşmesi diyor ki, kovuşturma sürecini etkin yürütün. Yani şiddet failine takım elbise giydi diye iyi hal indirimi vermeyin, haksız tahrik indirimleri vermeyin, konuyla bağlantısı olmayan kadının özel yaşamına dair bilgileri mahkemenin konusu yapmayın, failleri aklamayın, “bir kereden bir şey olmaz” demeyin diyor! İstanbul Sözleşmesi diyor ki, politika geliştirin, ulusal ve uluslararası düzeydeki tüm kurumlarla koordinasyon kurun. Yani diyor ki, erkek şiddetine karşı mücadele eden kurumların sözlerini dinleyin, bununla ilgili bir politika geliştirin ve tüm kurumlarda bunun uygulanmasını garanti altına alın” denildi.

 

“Mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz!”

Açıklamada; “Öyleyse soruyoruz, bu maddelerden hangisi İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmak için gerekçe olabilir? Hiçbiri! İstanbul Sözleşmesini kaldırmaya çalışmak, uygulamamak biz kadınların hayatlarını ellerinden alıyor. Bugün Pınar için ve katledilen bütün kadınlar için buradayız. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz kalmadığı için buradayız. İstanbul Sözleşmesini uygulayın demek için buradayız. İstanbul Sözleşmesi bizim yaşam güvencemizdir, mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz!” ifadelerine yer verildi.

(Eren Aşnaz)

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER