1 Mayıs 2015

03.05.2015         tsavas@comu.edu.tr



Geçtiğimiz Salı akşamı DİSK Genel İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Erdinç Uslan ve KESK Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Zeki Önder ile Çanakkale TV’de, EĞİTİM-SEN’in hazırladığı “EMEK GÜNDEMİ” programında 1 Mayıs konulu bir söyleşi gerçekleştirdik. Sözde 1 Mayıs’ın tarihçesinden, Dünya emekçileri için anlamından, Türkiye’de 1 Mayıs geleneğinden ve tarihinden bahsedecektik. Tabi konu 1 Mayıs olunca daha çok bir şey konuşamadan 1977 1 Mayıs’ına geldik. Katliamın üzerinden 35 yıl geçmiş… Ancak küllenmemiş, olanca harıyla içimizi yakıyor ki duyduğumuz öfke söyleşiye damgasını vurdu. Öfkemiz büyümüş olmalı ki çocukluğumuzun, 70’li yılların Türkiye’sinden girdik ve fark ettik ki işçi, köylü, memur, küçük esnaf için değişen bir şey yok.
Ha, tövbe, değişen umudumuz… …70’li yıllar geleceğe umutla bakılan yıllardı; tüm o siyasi kargaşaya, tüm o ölümlere rağmen… 2015’de geleceğe dair karamsarız. Yalnızca biz emekçiler değil, aslında herkes karamsar; yalnızca itiraf etmeye çekiniyorlar.
Bakın o yıllardan bu yıllara gelir adaletsizliği daha da büyümüş. O günlerden bu günlere yatağa aç giren insanları, çocukları azaltamamışız. O günlerden bu günlere şatafatı, özellikle siyasilerin şatafatını engelleyememişiz. O günlerden bu günlere sonradan görme siyasileri azaltamamışız.
O günlerden bu günlere asgari ücreti insanca yaşanabilecek bir seviyeye çıkaramamışız. O günlerden bu günlere işsizliği azaltamamışız, bilakis artmış. O günlerden bu günlere eğitime çare bulamamışız. O günlerden bu günlere sağlık hizmetlerini iyileştirememişiz.
Velhasıl kelam aydınlanmayı pas geçince sonradan görmelik, şark kurnazlığı, kayırmacılık, yolsuzluk almış başını gitmiş.
Bunlardan rahatsız mıyız? Rahatsızız! Kesinlikle herkes rahatsız! Mevcut sistemi destekleyenler de rahatsız. Çünkü biliyorlar ki bu genel rahatsızlık, ne denli bu sistemi rahat görseler de onları da rahatsız edecek. Bu böyle gitmez. Toplumun belli kesimlerine düşman gözüyle bakarsan o da sana düşman olur. Ve ne yazık ki toplumun farklı kesimleri arasında ciddi uçurum var.
Hangi manada?
Birbirinin gırtlağını sıkacak manada…
Kimin eseri?
Siz biliyorsunuz. Bilmediğiniz, görmemezlikten geldiğiniz kısmı bunda hepimizin biraz biraz suçu olduğu…
Bakın 1 Mayıs’tan nerelere geldik. İşte televizyondaki “Emek Gündemi” söyleşisinde de öyle bir dağıldık ki konu itibarıyla… …naaparsın, emekçinin çilesi çok büyük bu memlekette…
Şimdi, sosyal kesimler arasındaki uçurum daha da derinleştirilmek isteniyor.
Taksim yasak kardeşim!
Neden yasak?
Yasak, o kadar…
 Hiçbir gerekçesi yok, yalnızca düşmanlık, emeğe düşmanlık…
Bakın, eğer serbest olsaydı Taksim’de 1 Mayıs kutlamaları hiçbir şey olmayacaktı. Herkes güle oynaya 1 Mayıs’ı anacak, kutlayacaktı. Ama olanları gördünüz.
Ve bu Meydan 1 Mayıs resmi tatil ilan edildiğinde kutlamalar için açıldı, şimdi ne oldu da yasaklandı? Hiçbir açıklaması yok; tekrarlıyorum emek düşmanlığı… Bu memleketin işçisinden, köylüsünden, memurundan, küçük esnafından korkuluyor mu?
Eh, o zaman korkunun ecele faydası yok…

722

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun