12. CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

12.08.2014         hasankucukoba@gmail.com



Halkın doğrudan oy kullanarak seçtiği ilk Cumhurbaşkanımıza nihayet kavuştuk.
Kimine göre millet iradesinin Çankaya` ya taşınması olarak değerlendirilirken, Muhalefet çevrelerince adil ve eşit koşullarda gerçekleşmeyen bir seçim nedeni ile şaibeli bir seçim olduğunu ileri sürmektedirler. Bu iddiaları tam da seçim geçesi dile getirmeleri tartışmaların bitmeyeceğini göstermektedir. Bence buna benzer iddiaların varlığına takılıp kalmaktansa kendi iç muhasebelerini yapmaları daha doğru olur.
Biz niçin başarısız olduk neden oya dönüşecek politikalar üretemedik demelerinde yarar var. Şüphesiz adayların kişilikleri seçim kazanmakta rol oynamakla beraber ,ancak bağlı bulundukları siyasi partilerinin icraatları halk nezdinde hafızalarda ne bırakmışsa onun etkisi çok daha önemlidir.
Kendi hatalarımızı görmeme ve kendimizi hep başarılı gibi görme hastalığı, nerde ise bu asrımızın kronik vakası haline gelmişken, daha ötesini tartışmaya fırsat tanımamaktayız. Kısaca başarı ve başarısızlığı etkileyen bir kaç gerekçeye değinmek istiyorum.
Muhalefetin Çatı adayı hitabeti zayıf, politik tecrübesi olmayan, yeni emekli olmuş biri görünümündeki tavrı ile partiler tarafından arenaya sürüldüğünde bu adama yazık oldu diyenler oldu. Yetmiyormuşçasına..... ismi açıklanınca CHP’nin ulusalcı kanadı Deniz Baykal önderliğinde
her zamanki tavrı ile hem K.Kılıçdaroğlu`nu, hem de Ekmeleddin beyin adaylığına tepki göstererek boşa çıkardılar. Süreç bundan sonra kerhen yürür gibiydi. Çatı partileri kendi adayının etrafında görünmez oldular. Her ilde ayrı parti , ayrı sloganla işi iyice komedi haline dönüştürdüler..
Çatı partilerinin bir kaç cılız mitingi ve adayın salon toplantıları istenen iletişimi kurmakta yetersiz kaldı. Bence Ekmeleddin beyin T. Erdoğan`ın bu tecrübesine devasa olanaklarına karşı olduğu %38.5 oy çok başarılı ve küçümsenmeyecek bir oy oranıdır. Mangalda kül bırakmayanların yazlıklarında Rakı balık muhabbetlerinden zahmet edip oy vermeye bile gitmemiş olmalarına bakılırsa çok daha önemli bir orandır diye düşünüyorum. Seçim öncesi yazdığım yazılarda özellikle altını çizdiğim bir konuda yanılmadığımı görmekteyim. Birçok nedeni sıralamış ve T. Erdoğan`ı köşke çıkaracak en önemli hamlenin Çözüm süreci ve Barış projesi olduğunun altını çizmiştim. Etrafımız kan gölüne dönmüşken tam da seçime az bir zaman kala barış süreci ile ilgili yasal düzenlemeleri meclisten geçirmesi çok etkili olmuştur. Bu hamle Türkiye`nin her tarafında olumlu karşılanmış ve büyük sempati toplamıştır. Selahattin Demirtaş`a oy kazandıranda Gönüllü birliktelik ve Türkiyelilik vurgusudur. Bunun belirtilerini T. Erdoğan`ın balkon konuşmasında da görmekteyiz. Bu kardeşlik vurgusuna Ermenileri Süryanileri de dahil ederek adeta S. Demirtaş üslubunu tekrarlayarak aldığı oyun haklı gerekçesini işaret eder gibiydi. S. Demirtaş`ın farklılıkları, ötekileri, ezilenleri ,emekçileri vurgulayan samimi tavrı Türkiye de karşılık bulmuştur.Bu seçim yapılmış bir kaç seçimin tekrarı gibiydi. Sonuçları tayin eden bütün parametreler açık ve belirgindi. Herkes mevcut oy oranlarına razı olmuş gibi geçmiş tezlerini tekrarlayarak yetinmeye çalıştı. Katılım oranının düşük olması birazda bu tekrar gibi görünen manzaranın etkili oluşundandır. Kamuoyu araştırma anketlerinin günler önce her şeyi manipüle etmeleri, nasıl olsa kazanamayacağız havası seçimin sonucunu belirlemede çok etkili olmuş, heyecansız sönük bir seçim olarak sonuçlanmış oldu. Sevindirici tarafı kavgasız gürültüsüz olarak bitmiş olmasıdır.

1089

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun