3'lü savunma, öyle mi?

25.07.2021         mail@canakkaleolay.com

Konumuz, yanlış kulüp politikaları ile bir türlü eski görkemli günlerine dönemeyen Fenerbahçe. Portekizli hoca Pereira geldi.

 

Topuk Yaylası’na gitti.  Esasen, ne yapıp – yapamayacağı belli olan oyuncu kadrosunu bir kez de kendi gördü.  Gördü de ne oldu. Hiçbir şey.  Çünkü, o da havanda su dövmeye devam etti.  Hani nerede kaldı; sağbek, kanat, orta saha, 2 forvet  transferi. Daha beteri de var. Samatta’ya ‘Kalsın’ demez mi !. Sanki, okeye dördüncü arıyor. Bu takımın tutanı olsa bile savunması ile atanı yok.  Yetersiz kadroya transfer yapacakları yerde  Periera’nın yol arkadaşını kulübe Sportif Direktör yapmak için girişim başlattılar.  Ali Koç,  Fransız Comolli  fiyaskosunu çabuk unutmuş  gibi.  Bu ön girişten sonra gelelim 3’lü savunmaya. Periera, önceki Fenerbahçe döneminde kısa bir süre de olsa 4’lü savunmadan, 3’lü savunmaya dönerek, Beşiktaş’ın 6 puan gerisinde kalıp, Şampiyonluğu kaybetmişti. Portekizli ders almamış ki, yine egolarını tatmin etmeye başladı.  Hepimiz biliyoruz ki, 3’lü savunma kurgusu, ancak üst düzey takımların uygulayacağı bir sistem. Bunu son sezonda maliyeti çok yüksek Chelsea başarılı şekilde hayata geçirebildi. Bırakın Fenerbahçe’yi ve diğer takımları, 3’lü savunma ile  başarılı olmuş takım sayısı, yok denecek kadar az !. İşte gördünüz. Fatih Terim , PSV Eindhoven  karşısında takımını 3’lü savunma ile sahaya sürdü.  Perişan olarak, tam 5 golü kalesinde gördü.  3’lü savunmada öyle elit oyuncular olacak ki, hem alan hem adam markajı yapsın, havadan ve yerden müthiş hakimiyet kursun. Topu oyuna çabuk soksun. Bireysel hata yapmasın.  Bunun yanında orta alanda görev yapacak futbolculardan biri de bu 3’lü savunmanın önünde emniyet sübabı olarak stoper gibi görev üstlensin. Yazık ! Periera hala daha anlamamış. Sistemi Teknik Direktörler değil, mevcut oyuncuların özellikleri belirler. Fenerbahçe’deki oyuncu profili buna asla uygun değil.  Zaten, Sarı-Lacivertli takımda  orta saha oyuuncusu çok, ama bu bölgede  oyunun iki yönünü  de oynayacak futbolcu yok. Allah aşkına, futbolda ekmeğini yemiş, 35’ini de geçmiş Gustavo, Sosa ve Mesut Özil ile mi bu orta sahayı dizayn edeceksin. Bunları çok gördük. Lig, özel maça benzemez. Zor oyunu bozar.  Anadolu’yu gidersin, akın üstünlüğü sende olsa bile 1-0 yenilip, 3 puanı bırakıp  dönersin. Bugüne dek hep böyle olmadı mı ?. Fenerbahçe ‘Proje’ takımı değil, performansa dayalı ‘Yarışmacı’ kimliği olan bir takım. Ligin başlamasına sadece 18 gün kaldı. Hani nerede 2 santrafor, kanat oyuncusu, sağbek ve dar alanda problem çözecek bir orta saha virtiözü. Açık söylüyorum. Ali Koç ateşle oynuyor. Şimdilik balayı yaşayan Ali Koç, ligin başlaması ile birlikte sezonun ‘Cicim’ aylarını bitirecek. Gelecek puan kayıpları ile birlikte mevcut kadronun yeterli olmadığı gerçeği ile karşı karşıya kalacak. Başkan, kendisine de Fenerbahçe’ye de yazık ediyor. Gelecek olumsuz sonuçlarda, tribünler “Ali Koç İstifa !” nidalarıyla slogan atmaya başlarsa, sen o zaman seyreyle gümbürtüyü. Geçen sezonun son 10 haftalık periyodunda maç başı 2,22’lik  puan ortalaması tutturan Emre Belözoğlu’nu Sarı-lacivertli camia çok arayacak. Buna karşın, artık telafisi  mümkün olmayan çıkmaz yola giren Başkan Ali Koç, başarısızlığın faturasını ikinci 3 yıllık görev süresi dolmadan ödeyecek gibi gözüküyor. Fenerbahçe  tutkunları lütfen alınmasın. Dost acı söyler. Çünkü, Ali Koç’un yaptığı gibi,  güneş balçıkla sıvanmaz.


862

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER