7 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN MUHTEMEL SONUÇLARI

26.05.2015         hasankucukoba@gmail.com



Bu secimde alışık olmadığımız türden kampanya örnekleri yaşamaktayız..
Şöyle ki Partilerin seçim yarışı, icraatlarından ziyade kayıkçı kavgasını andırmaktadır.
Sesleri kısılmış liderler, ses düzeni bozulmuş seçim araçları dışında, birbirlerine hitaplarda
ayar ve dengenin bozulduğunu da görmekteyiz.
AKP de Davutoğlu formülü tutmamış olmalı ki T. Erdoğan `ın meydanlara inmesini,
gerekli gördüler.
Muhalefetin çokça eleştirdiği Demokratikleşme hamlesi ve dış ilişkilere
fazla değinmeden kamu yatırımlarını ön plana çıkardığını görmekteyiz.
12 yıllık iktidarında temel argümanları olan, çözüm süreci ve çeşitli açılımlardan bahsedilmediği gibi,
milliyetçi söylemleri üst perdeden  dillendirerek HDP ile adeta köprüler atılmıştır..
Bu söylemlerle seçim sonrası tek başına iktidar olamazsa MHP ile koalisyon ortaklığına
açık kapı bırakma sinyali görünümündedir.
Cumhurbaşkanı’nın tutumunda eyvah .....  iktidar elden gidiyor havası sezilmektedir.
AKP’nin iktidarı kaybetmesi lüks yatırımlara yönelip gelir dağılımındaki paylaşımda eksik kalması ve
T.Erdoğan`ın uzlaşmaz tutumu rol oynayabilir.
CHP den söz edecek olursak :
Kılıçdaroğlu dönemi, Sosyal Demokrat çizgiye dönüş  şansı AKP’nin eksik bıraktığı
refahı tabana yayma ,demokratik haklar vurgusu, kürt sorununda çözüm tarafı olma gibi çıkışlarda
samimi olursa iktidar alternatifi olacakmış gibi duruyor.
Bu söylemler ``ne ezen, ne ezilen hakça bir düzen``le tarihinde en büyük oyu aldığı dönemlerdir.
Sosyal politikalar da AKP CHP’nin ihmal ettiği yerde iktidar şansı yakalamıştı..
Asgari ücret ve emekli maaşları adeta seçimin kaderini belirleme noktasında bütün partilerin
can simidi durumundadır..
Çünkü adaletsiz gelir dağılımı iktidarın  yumuşak karnıdır
MHP’nin durumu :
Seçim stratejisini tamamen kürt sorunu karşıtlığı ve AKP’nin devlet ve düzeni
koruyamama  üzerinden yürütmektedir. Güvenlikçi eksenlidir.
Olası bir CHP MHP koalisyonu na yeşil ışık anlamına gelen bazı sosyal politikaları
isteksiz de  olsa yapar görünmektedir.
HDP bürolarına ülkücü işaretli saldırılarda geçte olsa müdahale etmiş olmaları
seçim sonrası CHP,MHP koalisyonuna HDP’nin dışarıdan desteği lazım olabilirin
ihtiyacına işaret etmektedir.
HDP ye gelince: (HDP seçimin kilit partisi konumunda)
geçen yazımda da anlatmaya çalıştığım görüşlerimin .giderek haklılık kazandığını görmekteyim.
Çözüm süreci partiler üstü ve devlet sorunudur denerek bütün siyasi partileri bağlamıştır.
Ateş topu gibi olup kimsenin hayır deme şansı yoktur.
HDP’nin Türkiyelileşme ve Demokratik Cumhuriyet çıkışı her kesimde önemli oranda
korkuları ve vehimleri ortadan kaldırmıştır.
HDP’nin haksızca konmuş olan  seçim barajını geçip geçememesi,
Türkiye’nin kafalardaki bir çok sorununun da nedeni olarak gösterilmektedir.
HDP barajı aşması halinde  iktidar ortağı konumundadır.
HDP’nin barajı aşıp aşamaması AKP iktidarını yakından ilgilendirmektedir.
AKP çözüm sürecinde geri adım atarak adeta bindiği dalı kesmiştir.
Sonuç olarak:
Çözüm süreci devlet politikası ise?
İktidarda kim olursa olsun öncelikli konudur.
Tekrar çatışma ortamına girmeyi istemek kimsenin tercihi olmamalıdır.
HDP yi meclis dışında bırakmak,
bu nedenle kimsenin tasvip edeceği bir durum olacağını sanmıyorum.
Kamuoyundaki ortak görüş,
adil bir seçim olursa HDP’nin barajı rahatlıkla aşabileceği yönündedir.
Genel tespitlerim, seçime ilişkin tahminlerimde HDP’nin barajı aşabileceği,
olası bir koalisyonda belirleyici olacağı yönündedir.
Her hangi bir partinin tek başına iktidar olma şansı zor olacağından, seçim sonrası
kapısını çalabilecekleri bütün olasılıkları düşünmelerinde fayda vardır.
 

744

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2524
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    1250
Kaza mı, kasıt mı?
23.01.2017    891