Alışmayacağız…

21.03.2016         tkoc@comu.edu.tr

Dostlar bu süreçte ilgi ile değerlendirilmesi gereken olaylar art arda geldi: 13 Mart 2016; üçüncü Ankara Katliamı 18 Mart 2016; Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. Yıldönümü 21 Mart 2016; Nevruz Bence bu olayları birlikte değerlendirmek gerçekleri anlamak ve çözüm üretmemiz için yol gösterici olacaktır.

             Öncelikle belirteyim; 10 Ekim 2015 birinci, 17 Şubat 2016 ikinci ve 13 Mart 2016 üçüncü Ankara katliamı, her biri insanlık dışıdır ve hiçbir gerekçe ile açıklanamaz.

            Ama ne söyleniyor?

            Ne yapmamız gerektiğini söyleyen ve bizimde öyle davranmamızı bekleyen Abdulkadir Selvi iktidarın beklentisini dile getiriyor; “Bir süre terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor”.

            İktidar böyle mi buyurdu?

            Uzatmayacağım; HALKI ÖLÜMLE TEHDİT ETMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİL

            Bu halk bağımsızlığını “ölümü pahasına” kazanmış fakat ölümün çözüm olmadığını çok iyi bildiği için BARIŞ ve KARDEŞLİĞİ savunmuştur.

            Anadolu halkı; Çanakkale Savaşlarında düşmanın yaralısını sırtında taşıdı, ölen düşman askerlerini kendi evladı gördü ve bütün bunları gerçekleştirmek için her inanç ve milliyetten insan ile bunu başardı.

            Bununla kaldı mı?

            Devamında antiemperyalist mücadelesini Kurtuluş Savaşı ile taçlandırdı. Kurtuluş savaşını kazandıktan sonra ilk barışını savaşta yendiği Yunanistan ile yaptı.

            Bütün bu savaşların içinden çıkan ve savaşın vahşetini her yönü ile yaşayan Türkiye politikasının temeline “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesini yerleştirdi. Yani BARIŞ’ın kaçınılmaz olduğu gerçeğinin altı özellikle çizilmek istendi.

            Bu yeterli oldu mu?

            Hayır.

            Devamında LAİKLİK geldi.

            Çünkü insanlığın ya milliyet farkından ya da inanç farkından katliamlar yaptığı veya yaşadığı gerçeği çok iyi kavranmıştı. İşte bu nedenle LAİKLİK ve BARIŞ’ı ülkenin temeli için önerildi.

            Bir haddini bilmez çıkıyor ve terör ile yaşamaya alışmamız gerektiğini ifade ediyor. Tabii ki bu ifade tek başına kullanılmıyor. Bu süreçte BAŞKANLIK vurgusu yapan gazeteler de işini veya görevini yapıyor.

            İstenen belli;

Ver 400 milletvekilini istikrar gelsin.

Tek başına iktidar ver istikrar gelsin.

Ver BAŞKANLIĞI istikrar gelsin.

 

            Bu açıkça TEHDİTTİR.

            Kim tehdit ediliyor?

            Biz yani HALK

            Yani tehdit siyaseti ve/veya “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek/alıştırmak” uygulamasıdır.

            Biz yani HALK;

            Demokrasi dışı uygulamalara,

            Halka hakaret edilerek siyaset yapıldığının iddia edilmesine,

Ölümün siyaset aracı olarak kullanılmasına,

İnancın ve milliyetin siyaset aracı olarak kullanılmasına ve aslında bu iki kişisel özelliğin sömürülmesine,

Cinsiyetçi veya sapık bakış açılarına,

Sapıklıkların çocuklarımıza saldırısına,

Kadının aşağılanmasına ve saldırıya uğramasına,

Yalana,

Hırsızlığa,

FAŞİZME,

Emperyalizmin taşeronluğu ile övünen siyasetçilere,

Doğanın talan edilerek yok edilmesine,

ALIŞMAYACAĞIZ

 

            Sanıyorsunuz ki siz, karşı çıkarken şiddete başvuracağız! Şiddet kimden gelirse gelsin KARŞI çıkacağız. Şiddetin emperyalizmin ve bundan hareketle sizin tuzağınız olduğunu biliyoruz.

            Sizi, SİZİ SEVEREK aşacağız.

            Biliyoruz ki en zayıf yönünüz sevgisizliğiniz.

            Bu nedenle inadına EMEK DEMOKRASİ VE BARIŞ diyeceğiz. En çok bunu söylediğimiz ve BİRLEŞTİĞİMİZ zaman korkuyorsunuz. Çünkü insanca davranışlar sizin zayıflığınız.

            Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın 18 Mart 2016 konuşmasına ve diğer konuşmalarına bakın.

            Bu gün gerekiyorsa yeniden Çanakkale Zaferi ve yeniden Kurtuluş Savaşı başlatacağız. Bunun için aklın ve bilimin yol göstericiliğince ilerleyen, laik ve demokratik ülke isteyenler olarak her zaman birlikte hareket edebiliriz.

            Özetle alışmamızı önerdiğiniz katliamları ve sizi 18 Mart kardeşliğinin yeşerttiği Nevruz baharı ile aşacağız.


754

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun