Asıl "hırsız" kim?

26.11.2019         

Çanakkale'de, Kazdağları'nda yürütülen altın madenciliği, ağaç katliamları, havanın ve suyun kirlenerek, en temel hak olan sağlıklı yaşam hakkının gasp edilmesine karşı mücadele eden Kazdağları Direnişçilerine yönelik "Hırsızlık" iftirası, yerel ve ulusal basında yer bulmuş, yaşam savunucuları iftira kumpası ile karşı karşıya kalmıştı. Ancak Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı'nın "Kovuşturmaya yer yoktur" kararı ile söz konusu olay başka bir boyuta taşındı. Hırsızlıkla suçlanan Mehmet İhsan İçten isimli yaşam savunucusu, yaptığı suç duyurusu, "Asıl hırsız kim?" dedirtirken, "hırsızlık" iddiasının okları, Kirazlı Köyü'nün eski ve yeni muhtarlarına çevrildi.

 

Özel Haber: Seçkin Sağlam

Çanakkale’de, sağlıklı yaşam hakkı, doğanın yok edilmesi ve özellikle Kazdağları’nda milyonlarca yılda oluşmuş flora ve faunanın korunarak; altın madenciliği başta olmak üzere, metalik madencilik ve bir bütün olarak canlı yaşamını tehdit eden çalışmalara karşı direniş sürüyor. 120 günü aşkın bir zamandır aralıksız devam eden Kazdağları Direnişi, sadece doğanın katledilmesine karşı değil, maden şirketi ve onunla işbirliği yapan kişi ve kurumların oyunları ile uğraşmak zorunda kalıyor. Çanakkale’nin merkeze bağlı Kirazlı Köyü Balaban Mevkii’nde uluslararası altın tekeli Alamos Gold ve yerli işbirlikçisi Doğu Biga Madenciliğe karşı direnişi sürdüren yaşam savunucularına yönelik “hırsızlık” iftirası ile başlatılan ve buna yerel ve ulusal basının da destek verdiği kumpas boşa çıkmıştı. “Hırsızlık” iddiasıyla yapılan kara propaganda ile ilgili Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’nın “kovuşturmaya yer yoktur” kararı ile söz konusu olay başka bir boyut kazandı… 

 
Jandarma bülteni ile olayın fitili ateşlendi!
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı’nın 1 Ekim tarihli “Hırsızlık” konulu basın bülteni kentte bir anda kara propagandanın başlamasını sağladı. Kazdağları Direnişçileri, yerel ve ulusal basında, “hırsız çevreciler”, “Çakma çevreciler” gibi ithamlarla karşı karşıya kaldı. Söz konusu jandarma bülteninde, “26.09.2019 tarihinde Merkez ilçe Kirazlı Köyü Balaban Mevkiinde iş yeri bulunan H.D isimli şahıs iş yerinin yan tarafında bulunan ve kendisine ait olan bir traktör römorku dolusu kilit taşının çalındığını beyan ederek müracaatta bulunmuştur. Çevrede yapılan araştırma ve iş yeri kameralarının incelenmesi sonucunda kilit taşlarının Kirazlı Balaban bölgesinde su ve vicdan nöbeti adı altında çadır eylemi yapan D.B., B.K., O.E., E.E., M.İ. ve S.K. isimli (6) şahıs tarafından çalındığı tespit edilmiştir. Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısının talimatıyla işlemlere başlanılmış olup D.B., O.E., M.İ. ve S.K. isimli şahıslar ifadelerinin alınmasına müteakip serbest bırakılmış, B.K. ve E.E. isimli şahısları yakalama çalışmasına devam edilmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur” denilmişti.
 
 
Eski Muhtar Hasan Dağlı, “Taşlar benim” demişti 
Direniş alanının yakınlarında bulunan Balaban Dinlenme Tesisleri’nin de işletmeciliğini yapan, aynı zamanda Kirazlı Köyü eski Muhtarı Hasan Dağlı, Jandarmaya yaptığı başvuruda, taşların kendisine ait olduğunu, iki yıl önce bahçesine döşemek için satın aldığını ifade etmişti. Ancak Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı bu konuda somut bilgi ve belgeye ulaşamadığı için “parke taşlarının başkasına ait olup olmadığının belli olmadığı”ndan hareketli “Kovuşturmaya yer olmadığı” kararını verdi. 
 
“Hırsızlık suçunun yasal unsurları oluşmadı”
Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı, alınan ifadeler, görüntü kayıtları ve tüm iddialar ile birlikte yaptığı değerlendirmede, “Her ne kadar mağdur yaklaşık 2 yıl önce bahçesini döşemek için aldığı kilit taşlarının yerinde olmadığını fark ettiğini ve çalanlardan şikayetçi olduğunu beyanla soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de, olay yerinin yakınında mağdura ait olduğu beyan edilen işyeri kameraları incelendiğinde, kilit parke taşlarının şüpheliler tarafından yolun kenarında bulunan çöp konteynırı yanından alındığı, parke taşlarının yanında moloz yığınlarının olduğunun görüldüğü, şüphelilerin alınan ifadelerinde de yolun kenarında bulunduğundan ve üzerinde otlar çıkmış olması sebebiyle sahipsiz eşya olduğunu düşündüklerinden aldıklarını, hırsızlık amacıyla yapmadıklarını beyan ettikleri, hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşabilmesi için başkasına ait olduğu bilinen bir eşyanın yarar sağlamak amacıyla alınmasıyla oluşacağı, somut olayda kamera görüntüleri ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde parke taşlarının başkasına ait olup olmadığının belli olmadığı, parke taşlarının yol kenarında çöp konteynırına yakın atıl vaziyette durduğu bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” kararını verdi
 
Peki, taşlar kimin? 
Kazdağları Direnişçilerine yönelik, “Hırsızlık” iftirası, alınan ifadeler, kamera kayıtları, kent basınında ve ulusal basında yapılan kara propagandanın ardından, Cumhuriyet Savcılığı’nın verdiği karar, başka bir soruyu gündeme getirdi. Bu taşlar kimin? Öyle ya, Direnişçilerin direniş alanında kullanmak için aldıkları, çöpün kenarında olan ve uzunca bir süredir de sahipsiz olduğu gözlenen, ama Kirazlı Köyü eski Muhtarı ve Balaban Dinlenme Tesisleri İşletmecisi Hasan Dağlı’nın, “Benim”, Kirazlı Köyü Muhtarı Erkan Can’ın da taşların eski Muhtara destek vererek, şahitlik yaptığı, “Taşlar Hasan Dağlı’ya ait” dediği taşlar kimin? Cumhuriyet Savcılığı’nın kararında yer verilen “somut olayda kamera görüntüleri ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde parke taşlarının başkasına ait olup olmadığının belli olmadığı, parke taşlarının yol kenarında çöp konteynırına yakın atıl vaziyette durduğu” ifadeleri “taşlar kimin?” sorusuna neden oldu… 
 
Yaşam Savunucusu İçten, o sorunun peşine düştü 
“Hırsızlık” iftirasında hedef gösterilen altı yaşam savunucusundan biri olan Mehmet İhsan İçten, “taşlar kimin sorusu?” üzerinden hukuki mücadelesine başladı. 4 Ekimli Cumhuriyet Savcılığı kararının ardından 31 Ekim tarihinde Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan yaşam savunucusu Mehmet İhsan İçten, Balaban Dinlenme Tesisleri İşletmecisi ve Kirazlı Köyü eski Muhtarı Hasan Dağlı ile Kirazlı Köyü Muhtarı Erkan Can hakkında kamu davası açılması ve cezalandırılması istemiyle Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. İçten, “görevi kötüye kullanma”, “suç uydurma”, “zimmet” gibi suçlarla dava açılması ve cezalandırılması talebinde bulundu. 
 
“(Taşlar benim) dedi, ama fatura ortada yok” iddiası!
Yaşam savunucusu Mehmet İhsan İçten ve 5 kişi hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıktan hırsızlık iddiasıyla soruşturma başlatıldığı ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ifade edilen suç duyurusunda, “Soruşturmaya konu olayda: 25.09.2019 tarihinde Çanakkale/Merkez/Kirazlı köyü Balaban mevkiinde Balaban Tesisi adında iş yeri bulunan Hasan Dağlı`ya ait iş yerinin yanında kendisine ait olduğunu iddia ettiği bir traktör kasası miktarındaki kilit taşlarının şüpheliler tarafından alındığını söylediği, jandarma tarafından yapılan incelemede kilit taşlarının tesise yakın olduğu ancak açık alanda ve çöp konteynırının yanında olduğu tespit edilmiştir. Şüpheliler tarafından sahipsiz sanılarak alınan taşlar iade edilmiştir. Hasan Dağlı soruşturmaya konu olan kilit taşlarının kendisine ait olduğunu iddia etmiştir ancak herhangi bir fatura ya da kendisine ait olduğunu gösteren belge sunamamıştır. İlgili taşları Çanakkale Organize Sanayi bölgesinde bulunan ÜSAT kilit taşı fabrikasından aldığını iddia etmiştir. Kolluk tarafından Kirazlı Köyü muhtarı Erkan Can`ın da bilgisine başvurulmuş, Erkan Can beyanında: söz konusu kilit taşlarının Hasan Dağlı`ya ait olduğunu ve Hasan Dağlı tarafından 2 yıl önce organize sanayi bölgesinden satın alındığını bildiğini söylemiştir” denildi. 
 
“O taşlar Özel İdareye ait” iddiası!
Söz konusu suç duyurusunun temelini oluşturan o iddiaya göre, taşlar aslında Hasan Dağlı’ya ait değil. Suç duyurusunda “Söz konusu taşlar Hasan Dağlı`ya ait değildir. Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından Kirazlı Köyüne 2018 yılı İller Bankası Projesi kapsamında 1000 metrekare parke taşı döşenmiştir. İlgili taşlar bu taşlardandır” denilirken, Kazdağları Direnişçisi İçten’in, Çanakkale İl Özel İdaresi`ne bilgi edinme kanunu kapsamında 7 Ekim 2019 tarihli ilgili taşların fotoğraflarını da ek olarak koyarak , taşların kime ait olduğunu, Kirazlı köyüne parke taşı döşenip döşenmediği ve köy civarındaki Balaban tesisleri bahçesine parke taş döşenip döşenmediğini sordu... Özel İdare’den verilen cevap ise, İçten’in iddialarını doğrular nitelikte geldi. Çanakkale İl Özel İdaresi Yol Ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından 11 Ekim 2019 tarihli yazı ile cevap vererek;  Kirazlı Köyüne 2018 yılı İller Bankası Projesi kapsamında 1000 metrekare parke taşı döşendiği, Balaban Tesislerinin bahçesine kendileri tarafından parke taşı döşenmediğini belirtti. 
 
Şimdi soru; asıl “hırsız” kim?
Bir traktör römorku dolusu parke (kilit) taş ortada dururken, Kazdağları’ndaki yaşam savunucularını asılsız iddialarla itham eden, iftira atarak hedef gösteren, Balaban Dinlenme Tesisi İşletmecisi ve Kirazlı Köyü eski Muhtarı Hasan Dağlı ve Kirazlı Köyü Muhtarı Erkan Can, “Hasan Dağlı’ya ait” olduğunu iddia ettikleri taşlar kimin, Özel İdare’nin taşları nerede? Taşların İl Özel İdaresi tarafından köye döşendiği dönemde köy muhtarı olan Dağlı, taşları işletmeciliğini yaptığı tesisin bahçesinde kullandı mı? Kendisine ait olmayan taşları hukuka aykırı olarak kendisininmiş gibi göstererek neden suç duyurusunda bulundu? Söz konusu kumpasta maden şirketinin dahli ne? Kirazlı Köyü Muhtarı Erkan Can, kendisinden önceki dönemde köye getirildiği, ancak eski Muhtarın işletmeciliğini yaptığı tesisin bahçesinde kullanılmasına nasıl göz yumdu? Neden Köyün mülki amiri olarak Özel İdare’ye, dolayısıyla devlete ait taşların peşine düşmedi de, gerçek dışı beyanlarla yaşam savunucularını hedef gösterdi?…
 
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Ahh be Gemici!
05.12.2019    1841
Esnaf kan ağlıyor
06.12.2019    447