Atan ile tutan...

05.10.2020         mail@canakkaleolay.com



Futbolda bir takımın başarılı sonuç alabilmesi için, oyunun iki yönünü de olumlu şekilde kullanması gerekir. Yani, top kendisinde iken yapılacak koordinasyon ile top rakipte iken alınacak stratejiyi iyi saptamak lazım. Eğer, bu iki esasta aksama olursa beraberlik ya da yenilgi kaçınılmaz demektir. Ancak, bir maçın kazanılması elbette bu kadar sığ bir değer yargısıyla ifade edilemez. Saha zemini, deplasman koşulları, seyirci, hakem ve şans faktörü, yorgunluk, konsantrasyon eksikliği gibi pek çok neden müsabakaların gidişatında etkili olabiliyor. Bir hakem, maç süresince verip-vermediği ile 400 dolayında karar uyguluyor. Bu kararların tamamının doğru olduğunu elbette kimse söyleyemez. İnsan`ın bulunduğu her yerde hata unsuru da olacaktır. Futbol oyununun tüm Dünya`da ve Türkiye`de bu denli sevilmesinde; zayıfın her zaman için güçlüyü yenebileceği gerçeği ile rekabetin büyük boyutlara ulaşması etkili olmaktadır. Buna rağmen, istatistiki veriler gösteriyor ki, dolu tribünler önünde oynanan karşılaşmalarda yüzde 70 oranında ev sahibi takımlar kazanmaktadır. Bu kritere, maçın ilk golünü kaydeden takımların yüzlerinin güldüğünü de ilave edebiliriz. Şimdi gelelim konumuza.... Hedefi olan bir futbol takımında, eğer üst düzey bir kaleci ile skorer bir santrafora sahipseniz, başarının gelmesi çok daha kolay olacaktır. Çünkü, futbol her ne kadar eğitim ve çalışma işi ise de bunu taçlandırmak, kişisel beceri ve yetenekleri takım performansına dönüştürmekle mümkün olabiliyor. Artık, modern ve çağdaş futbol anlayışında kaleciler ile skorer golcüler ayrı ayrı çalıştırıcılar tarafından antrene ediliyor. Esasen, Dünya futbol piyasasında da en büyük rağbeti kaleciler ile golcü oyuncular görüyor. Şöyle, Süper Lige bir göz atarsanız, sözünü ettiğimiz iki mevkide üst düzey futbolcuya çok az sayıda rastlarsınız. Hoş, diğer mevkilerde de kaliteli yerli futbolcuyu yeterli sayıda bulamıyoruz. Nedeni ise çok basit. Siz, eğer TFF olarak, 28 futbolcudan oluşan bir takımda 14 yabancı oyuncuyu kadronuza alma izni verirseniz, bir de buna `Sahaya 11 yabancı futbolcu ile çıkabilirsiniz` derseniz, işte o zaman yerlilerden ne kaleci, ne skorer santrafor ne de diğer mevkilerde başarılı oyuncu bulabilirsiniz!. Türkiye Futbol Federasyonu, günü kurtarmak isteyen kulüplerin adeta oyuncağı olmuş. Sistem yerine sistemsizlik, ilke yerine ilkesizlik gelmiş. Hal böyle olunca da, bir zamanlar klasmanda ilk 10`un içinde olan Türk Futbol`u şimdilerde ne UEFA`da ne de FİFA`da kendine yer bulabiliyor!

Cahit Göveren
Klasman E Gözlemci

1765
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER