Atatürk maskesinin gizleyemedikleri

13.11.2017         iensar_68@mynet.com

10 Kasım anmalarından önce; "Machiavellist işportacılık" başlıklı yazıma, aslında "Atatürk ile aldatmak" başlığını atacaktım. Ancak, bu başlığı keskin bir ifade olarak yorumladığım için vazgeçmiştim. 10 Kasım anmalarında AKP tavrını görünce "Atatürk ile aldatmak" başlığından vazgeçmeyebilirdim. Yazıya ve görüntülere o başlığın daha uygun düşeceğini değerlendirdim.

 

Şimdi diyebilirsiniz ki; “Bu çevre Atatürk’ü keşfetti ve cumhuriyetin kazanım ve değerlerini anladı, bu nedenle de Atatürk ve Cumhuriyet konusunda yeni bir paradigma geliştiriyor.” Buna karşılık basit birkaç şey söylemeliyim… EĞER; heykellerine saldırılar karşısında ortaya konulan tutumları bilmeseydik ve sonunculardan “gün gelecek heykelleri sokaklarda leş gibi sürüklenecek”  sözlerine karşı bu çevrelerin kayıtsızlığına tanıklık etmeseydik ve nihayetinde ve son örnekleme olarak; “1938 10 Kasım’ı zulmün sona erdiği gündür”, “Zulüm 1938’de son buldu. 09.05’de herkesi helaya davet ediyorum. Görsünler nasıl siren çalınır” bu ifadeler, bu düzeysiz, ahlaksız, saygısız, değeri; sadece helaya çağıranın, helada çıkaracağı sesten daha düşük olan bu zevatların, “inlerine girip” gerçek kimlikleri ile bu sözlerinin cevabı verilmiş olsaydı ve cumhuriyet dönemini “reklam arası” diyerek niyetlerini ortaya koyanlardan hesap sorulsaydı, en azından karşılıkları verilseydi ve en hafifinden “iki ayyaş” küçüksemelerine kulaklarımız şahit olmasaydı, belki bugünkü tutumları, bugünkü Atatürk’e dair isteksiz, coşkusuz söylemleri bir adım olarak ele alabilirdik.

 

Sizin geleneğinizde özeleştiri yok, bari tövbenizi duyabilseydik…

 

Çok az bir bölümünü yukarıya sıraladığımız ifadeler; ne Atatürk ne de Cumhuriyete yönelik eleştiri değildir. Küfürbaz, bağnaz, Ortaçağcıl bir paradigmanın örünü olan kafaların ürettiği hakaretlerdir…

 

İşin gerçeği ve özü; seçim için Atatürk maskesine, cumhuriyet savunusuna, çok fazla ihtiyaç duyuluyor. Besbelli ki önümüzdeki üç seçim ve bugün anketlerin işaretlediği sonuçlar, Machiavellizmi akıllarına düşürmüş.

 

Bir de gerçek Marksistlerin Atatürk ve cumhuriyet değerlendirmelerine dair birkaç söz söylemeliyiz. Gerçek Marksistler, cumhuriyetin padişahlıktan tarihsel olarak daha ileri bir sistem olduğunu bilir. Ulusal bağımsızlık savaşlarının ve kurtuluş mücadelelerinin değerini anlar, onun önderlerine karşı düzeysiz, küfürbaz ifadeler kullanmaz. Cumhuriyetin, demokrasiyle taçlanmasını, halkçılaşmasını ve tarihsel özelliklerine uygun, en özgürlükçü biçimi almasını talep eder, bunun için mücadele eder ve eleştirilerini bu noktadan kurar. Yine, ulusal kurtuluş mücadelelerine ve önderlerine objektif olarak yaklaşır, değerlendirir, ulusal kurtuluş savaşlarının hangi sınıfın önderliğinde gerçekleştiğine bakar, anti-emperyalist niteliğini değerlendirir ve eleştirilerini, değerlendirmelerini buradan üretir, buradan kurar.

 

Söylendiği gibi, “ruhu faşist, söylemi Marksist” diye tanımlananlar ise Marksist çevrelerde yer almaz, alamaz. Onlar çok daha önceden iktidarın liberal söylemlerine kanıp, “tek adam” rejimlerine, soygun ve sömürü düzenine uyum sağlamış, alacağı kemiklerin büyütülmesi için şakşakçılığa, yalakalığa çoktan başlamış, “Marksistlikleri” kendilerinden menkul, gerçeğinde “faşist ruhlarına” rücu etmiş biçarelerdir.

 


489

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Bu nasıl Müdür?
17.11.2017    9818
Yılın nikahı
20.11.2017    4465
O Müdüre suç duyurusu!
19.11.2017    3047
Ezine sular altında
20.11.2017    2508