BEN DEVLET`İN RAPORUNA BAKARIM

19.04.2015         hasankucukoba@gmail.com



Şimdi anladınız mı T. Erdoğan`nın kürt sorunun da gözlemci heyetine niçin karşı olduğunu?
Ağrı` da tam bir muamma olan durduk yerde karşı karşıya getirilen,
adeta  çatışsınlar diye kimine göre Vali`nin emri ile eğlence alanına gönderilen
15 kişilik jandarma ekibinin  durumunu.
Halkın kendisini çatışma ortamında siper ederek olayı önlediğini,
Genel kurmayın teşekkür açıklamaları ile de öğrenmekteyiz.
Yaralı askerler orda bulunan sivil halk tarafından,
kurtarıldığını basına yansıyan görüntülerden öğreniyoruz.
Durum bu kadar ayan beyan ortada iken,
Devlet yetkilileri niçin tersini savunmaktadırlar.
Halkın gösterdiği fedakarlığı hafife alan eski içişleri bakanı, 
Vali`nin çarpıtan tavrıyla örtüşen bu açıklamaları niçin yapmaktadır.
Yüzlerce kişinin gözleri önünde gerçekleşen bu olay da,
Cumhurbaşkanı ``ben devletin raporuna bakarım`` demek yerine,
Cumhurun başkanı olarak tarafsız bir araştırma yapamaz mıydı?
Tabi ki demokratik bir ülkede doğru olanı da o olurdu.
Ama olmadı.
Niçin ?
Ben Devletin raporlarına bakarım.
Haydi beraber,
devletin raporlarına şöyle bir göz atalım.
Dersim 1937-1938...........   50- 60 bin kişinin kadın çocuk demeden
katledildiklerini, İhsan Sabri Çağlayangil `in açıklamalarına göre ``mağaralara
doldurulup fareler gibi yakıldığını``
geriye kalan yetim çocukların da subaylara evlatlık verildiğini,
binlercesinin de Türkiye`nin en muhafazakar illerine asimle olsunlar diye sürgün edildiklerini.
(benim ailem de bu mağdurlardandır).bunlara rağmen raporlarda gizlendiğini,
Kılıçdaroğlu her ağzını açtığında sen Dersim`lisin orda yaşananları söyleyemiyorsun diye
devletin bu uygulamasını yerden yere vuruyordu.
Bizlerde  devlet kendisi ile yüzleşiyor diye seviniyorduk.
Dersim de yaşananlar Devletin raporlarında var mı ?
Hayır.
Devletin raporlarına bakılırsa tarihte böyle bir olay yaşanmamıştır.
Devletin raporlarından biraz daha devam edelim.
Cumhuriyet kurulduğundan beri Türkiye de Kürt diye kimse yoktu,
Dağ Türkleri idi, Kürtçe diye bir dilde yoktu.
Anlı şanlı Profesörler televizyon ekranlarından yarım asırdır gözlerimizin içine baka,baka
Kürt yoktur diye`` sözüm onlara`` bilim saçıyorlardı.
Devlet raporlarında inkar ediliyordu ..
Bütün Dünya  kınamaya başlayınca  21. asırda bunu yapamazsınız
diyip sıkıştırınca Demirel ``Kürt Realitesini Tanıyoruz`` demedi mi ?
`2005 de Diyarbakır meydanın da devletin bu raporlarına rağmen
``Kürt sorunu benimde sorunumdur`` diyen kimdi?
Tarihin kirli sayfalarını kaşımak bize bir şey kazandırmaz.
ancak bugün ayni anlayışı savunmak başka bir şeydir.
Bu ülkede yapılanlar zülümdür, katliamdır, soykırımdır.
lafı evelemeye, gevelemeye gerek yok.
Bırakalım 1915’leri 1938’leri daha dün Roboski’de uçaklarla bombalanan
35 gencin hesabı ne olacak?
Onu da geçelim geçen gün askerlerinin taradığı katırları ne olacak?
Devletin raporlarına bakılırsa bunların hiç biri olmadı veya yaşanmadı
İnanalım mı?
Hepsinden daha da vahim olanı bu raporların ciddiyeti değil.
Bu raporları eski Türkiye raporları ve anlayışı kabul edip değiştireceğini
her seferinde söyleyen T. Erdoğan `a ne oldu da tekrar
Devletin raporlarına sarılmaya başladı.
Kürt sorunu yoktur diyen raporlar,
Kürt sorunu yoktur diyen T.Erdoğan,
Siyasi rantını 12 yıl boyunca tepe tepe kullananlar
şimdi ne haliniz varsa görün diyorlar.
Çok acıdır ki bu Kürtlerin binlerce yıllık kaderidir.
Şimdi anladınız mı kürtler niçin devlete güven duymuyorlar?
 
 
 
 
 

971

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun