BUGÜN GÜNLERDEN POLYKSENA!

17.01.2021         



Dokuz katmanlı Truva! Helen’i, Paris’i Hector’u  ve tabii hikayede tüm olan bitenin ardından Polyksena`sı ile hem hikayesel, hem sembolik hem de arkeolojik hazine, Truva!
 
Tevfikeye’deydim. Troya Müzesi Müdürümüz Sayın Rıdvan Gölcük, Arkeolog Sayın Özgür Çavga ve Sanat Tarihçisi Sayın Güney Can Gülşan ile tanışma fırsatım oldu. Kendilerine nazik karşılamaları için öncelikle çok teşekkür etmek istiyorum. 
 
Sayın Rıdvan Gölcük’ün de ifade ettiği üzere Troya Müzesi dünyanın sayılı müzelerinden birisi ve idealist bir ekip olarak müzenin tanıtımı ile ilgili vizyoner bir tavır sergiliyorlar. Müze açıldıktan sonra kısa bir zaman içerisinde ziyaretçi sayısı 3’e katlanmış durumda ve dünyaca bilinen Truva; ülkemizin kültür incilerinden biri olarak yerel kurumlar ve halk tarafından da desteklenmeyi bekliyor.
 
Kültür ve tarih, doğal bir aktarım olduğu için farklı ülkelerden gelen ziyaretçiler her zaman daha olumlu bir TÜRKİYE ve ÇANAKKALE imajıyla dönüyorlar. Kültürümüz ve tarihimiz bizlerin doğal imaj kaynağı ve dış politikanın uzun çabalarla yaptığı şeyi sadece var olarak, güzel presente edilmek şartıyla  çok kısa sürede yapabiliyor. Ne büyük fırsat ve ne büyük şans! Bu anlamda da büyük bir hazineye sahibiz. İster yerel halk, kamu kurumları, özel kurumları ve isterse yerel medya olsun hepimize büyük iş düşüyor. Bunun sorumluluğunu taşıyor olmayı dilerim.
 
Ve elbette Odysea ve Truva Savaşı… Her savaş insanlığın hafızasında büyük izler bırakıyor. Truva Savaşı da destansı niteliğiyle böyle bir savaş. Hikayesini bilmeyenimiz yoktur diye düşünüyorum. Peki ya savaş sonrası?
 
Benim yazacağım hikaye ise bundan sonra başlıyor. Kahraman Prens Hector’un küçük kız kardeşi, kral ve kraliçenin küçük kızı Polyksena!
Polyksena’nın İlyada’da adı geçmez. Ancak sonraki destanlarda özellikle Achileus destanında önemli bir rol oynar. Onun üzerine en dokunaklı öykü Euripides’in “Hekabe” adlı tragedyasında sahneye konandır. 
 
Neoptolemus babası Achileus’u düşünde görür, babası çok öfkelidir. Polyksena’nın mezarı üzerinde kurban edilmesini ister. Akhalar bu emri yerine getirirler. Genç kız annesi Hekabe’nin yalvarmalarına karşın kurban edilir.  Bu kurbandan amaç yalnızca Achileus’un öfkesini dindirmek değil, aynı zamanda da Akhalar’a uğurlu bir dönüş sağlamaktır.
 
Müzedeki lahdinde de dört farklı yüzde Polyksena’nın ölümünün tasvirini görüyoruz. Ölüme düğüne hazırlanır gibi hazırlanan genç kız kurban edilir ve bir kadın yine ERKEKLERİN savaşlarında ve politik arenada CAN`ı aracılığıyla arabuluculuk görevi üstlenir.
 
Eski geleneklerde bir kavganın veya savaşın ortasına bir kadın kendini veya çocukları koyarsa orada çatışma veya savaş bitirilirmiş. Keşke yine böyle olsa. Krişnamurti’nin bir sözü aklıma geliyor. “Çocuklarınızı gerçekten sevseydiniz savaşlar olmazdı.”
 
Ve ben de diyorum ki kadınlarınızı gerçekten sevseydiniz, tanrılara ya da statünüze, işinize, törelere kurban etmezdiniz. CAN; YAŞAM  ölümden değerlidir ve gerçek sevgi yaşatır.
 
Sevgilerimle 
Meral ŞEN

1260
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER