Bakmak görmek…

26.09.2016         tkoc@comu.edu.tr

Merhaba sevgili dostlar. Dilerim iyisinizdir. Sakın ha Türkiye’nin güncel sorunlarından hareketle kötümser ifadeler kullanmayın. Çünkü emek ve demokrasi düşmanlarının ilk hedefi bizlerin moralini bozmaktır.

 

 

            Mademki moraliniz bozuk o halde moralinizi yerine getirecek bir süreç olan Eğitim Sen’den bahsedeceğim. Bu aşamada http://egitimsen.org.tr/hakkimizda/ sayfasında yer alan açıklamayı okumanızı öneriyorum.

            Bu yazı size çok mu uzun geldi o halde Fakir Baykurt’un “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.” sözünü okuyun. Fakir Baykurt emek ve demokrasi mücadelemizin yolunu aydınlatan yıldızlarımızdandır. Bu sözü de bizi yani Eğitim Sen’i çok iyi anlatır.

            İki örnek vermek istiyorum. Birincisi Gerici olmayan halkımızı, gericiliğin ve yobazlığın baskısı altında tutup ona göz açtırmak istemeyen dar kafalı çıkarcılara, ümmetçilere karşı yaşamı boyunca amansız bir savaşın içindeki usta yazar Nadir Nadi, aydın olması gereken kişilerin de kimi zaman gizli, kimi zaman açıkça bu çıkarcıların yanında yer aldıklarını görünce `Ben Atatürkçü Değilim` demekten kendini alamamıştır. İkincisi ise Nazım Hikmettir ve “Vatan Haini” şiirinin bir kısmını veriyorum. Şiirin tamamını mutlaka okumanızı öneriyorum.

“………….

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.

Vatan çiftliklerinizse,

kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,

vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,

vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,

fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,

vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,

vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,

ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,

vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,

vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

ben vatan hainiyim.

Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

            Çok ilginçtir ki dostlar Kurtuluş Savaşını Nazım Hikmetin “Kuvayı Milliye Destanı” şiirinden daha iyi anlatabilen bir şiir yoktur.

            Bu örnekleri neden verdim?

            Türkiye’de emek, demokrasi, haklar ve özgürlükler mutlaka o dönemin gözde karalama malzemesine göre suçlanırlar. Hem de kim tarafından? Gerçek anlamda emperyalizme hizmet eden, insanları aşağılayan, halkı cinsiyet, inanç ve siyasi görüşe göre bölenler yapar bu suçlamayı.

            Her emek ve demokrasi mücadelesi veren kişi ya da kurumun başına gelen Eğitim Sen’in başınada daha önce gelmiştir ve şimdi de benzer bir saldırı ile karşı karşıya.

FETÖ darbe yaptı ya da FETÖ’ye darbe yaptırıldı her ne ise ama yine hedef saptırılıyor. Eğitim Sen üyelerinin bir kısmı FETÖ bir kısmı da PKK terör örgütüne destek vermekten açığa alındı. İşin en ilginç tarafı Eğitim Sen’e suçlamayı bu iki terör örgütü ile resmi gayri resmi kanallardan çalışanlar yapıyor.

 

Ne yapmış Eğitim Sen?

LAİKLİK için iş bırakmış.

Laiklik karşıtı uygulamalara karşı mücadele etmiş.

Zorunlu din dersi insan haklarına aykırı demiş.

Okullarda dinci ve tacizci vakıflar olmamalı demiş.

4+4+4 baştan aşağı eğitim bilimi ve insan haklarına aykırı demiş ve bunun için Ankara’da saldırıya uğramış ve bu da yetmemiş mahkemeye verilmiş. Ama bu mahkemelerin hepsini kazanmış.

Yoksul öğrenciler dinci vakıfların eline düşmesin diye devlet ücretsiz yurt yapmalı demiş.

Eğitimin her aşamasının parasız olması gerektiğini savunmuş. Böylece yoksullar tecavüzcülerin kurbanı olmasın demiş.

Bilimsel eğitim demiş. Eğitimde sorgulayıcı akıl ve bilimin yol göstericiliğini savunmuş.

İş güvencesi demiş. Eğitim ve bilim çalışanını köleleştiremezsiniz demiş.

İş güvencesi olmayınca ve birde mülakat (torpil) ile alınan öğretmen, öğretmen değil parti yandaşı olur demiş.

Bireysel Emeklilik bir soygundur ve mezarda emekliliktir demiş.

Eğitim ve bilim kurumları ticarethane değildir ve olmamalıdır demiş.

Hiçbir görevli her ne gerekçe ile olursa olsun hiç kimseye, emekçilere ve eğitim ve bilim çalışanlarına hakaret edemez demiş.

Bir ülkenin eğitim ve biliminin çökmesi demek ülkenin çökmesidir demiş.

“Yurtta barış dünyada barış” demiş. Hatta “Emek, Demokrasi ve Barış” mitingi yapmış fakat bu mücadelesi 101 emek, demokrasi ve barış mücadelecisinin öldürüldüğü katliam ile engellenmeye çalışılmış.

Mayasında Fakir Baykurt olduğu için boyun eğmemiş, öğretmiş. Her söylediği doğru çıkmış.

Bütün bunları yaptığı yani emperyalizm ve uşaklarının kanlı düzenini bozmaya çalıştığı için Eğitim Sen hedef olmuştur.

12 Eylül karanlığını yırtmak için kamu çalışanları sendikalarını kurma sürecinde de “Devlete karşı sendika mı olur, bu vatan hainliğidir” diye suçlanan Eğitim Sen sendikaların kuruluşunu gerçekleştirerek ve 12 Eylül anayasasını değiştirerek ders vermiştir. Memur sendikaları kurulmasını engelleyemeyenler emir komuta ilen yandaş sendikaları kurmuşlardır. Bütün saldırı, baskı, katliam, karalama kampanyalarına rağmen Eğitim Sen yoluna devam etmektedir.

Eğitim ve bilimi bu duruma getirenlerin karşısında gerçekleri söyleyen ve onun için mücadele eden bir Eğitim Sen kalmıştır. İşte bu nedenle Eğitim Sen ve KESK hedef olmaktadır.

Fakat bildikleri ve korktukları bir gerçek var. O da Eğitim Sen ve KESK yüz yılı aşan geçmişinde her saldırıdan güçlenerek çıktı. Çünkü Eğitim Sen doğruları bildiği halde susma ve zalime boyun eğme onursuzluğunu yapamaz.

Eğitim Sen, onların aksine, yalnızca taciz ve/veya tecavüz gibi konularda suçlu üyelerini savunmaz. Bunun dışında Eğitim Sen sendikal kararlara uyarak emek ve demokrasi mücadelesi veren her üyesinin her aşamada yanındadır.

Eğitim Sen yine haklı ve bunu ulusal ve uluslararası yargıda, daha önce kanıtladığı gibi, şimdi de kanıtlayacak.

İşte o zaman bir kez daha ülkeye emek ve demokrasi mücadelesi nasıl verilir, kendini sendika sanan ama üyesi zor durumda iken yalnız bırakanlara da sendika nasıl olur dersi verecek. Böylece Eğitim Sen bu mücadeleden de daha da güçlenerek çıkacak.

Bu gerçeği görmek daha yaşanabilir bir ülke ve dünya oluşturmanın kaçınılmaz gerekliliğidir.


568

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun