Balaban'da neler oluyor?

19.02.2020         

Kazdağları ekolojik silsilesi içinde bulunan Kirazlı Balaban'da, uluslararası altın tekeli Kanadalı Alamos Gold'un ağaç katliamına karşı Temmuz ayında başlatılan direnişe katılan ve 207'inci günü geride bırakarak direnişi sürdüren yaşam savunucularına baskılar giderek artıyor.

 Tüm baskılara, haklarında yapılan “kara propaganda”ya rağmen, direnişte 207’nci günü de geride bıraktılar. “Gezi’ciler”, “Provokatörler”, vb. söylem ve iddialarla karalanmaya çalışılan, ancak inatla, kararlılıkla direnişçilerini sürdüren yaşam savunucuları, “Kazdağları bizimle kurtulacak” demeye devam ediyor… Son günlerde sürekli bir hal kazanan Orman İşletme Şefliği ve Jandarma kontrollerinin giderek artması ise tepkilere neden oluyor. Son birkaç gündür artan GBT sorgulamaları, tutanaklar ve cezaları birer yıldırma politikası olarak değerlendiren Kazdağları Direnişçileri, “Madenci şirketler Kazdağları’nı terk edene kadar burada durmaya devam edeceğiz” dediler. Dün gazetemiz Çanakkale OLAY’a açıklamada bulunan direnişçiler, “Yarın (bugün) tekrar gelecekler” dediler. Çanakkale’nin duyarlı yurttaşlarının desteğinin artmasına yönelik çağrıda da bulunan Yaşam Savunucuları, “Bizler, doğa ve yaşam mücadelemizde, 207’nci günü de geride bıraktık. 9 haftadır sürdürdüğümüz “El ele insan zinciri” de girerek artan bir ivmeyle Çanakkale halkının ilgisini çekiyor. Son günlerde ‘her gün’ gelmeye başlayan Jandarma, sivil görevliler ve orman işletme şefliğinden oluşan ekipler, alanda bulunanlara para cezaları kesip tutanak tutuyor, kimlik tespitleri yapılıyor. Son günlerde oldukça kalabalık ekipler halinde geliniyor, çadırlara bakılıyor. Bir korkutma, yıldırma politikaları ile psikolojik baskı altına alma süreçleri izleniyor. Yazın sıcağında başladığımız, sonbaharın yağmuru ve rüzgarıyla direncini artırdığımız, kışın karlar altında da sürdürdüğümüz direnişimiz, ilkbaharda da artarak devam edecektir” dediler. 

 
Şirket düğmeye mi bastı? 
Son günlerde artan bu baskı politikalarının, altıncı şirketin bahar aylarında çalışmayı planladığı ve bunun için alanda direnenlere yönelik baskının giderek artırıldığı düşünülüyor. Bu baskıların, havaların ısınmasıyla birlikte, ağaç katliamlarının tekrar başlayacağı ve şirketin faaliyete geçeceği bunun için ise alanda direnen Yaşam Savunucularının, alanı terk etmesini sağlamaya yönelik girişimlerin bir parçası olduğu düşünülüyor…
(Seçkin Sağlam)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER