Başardık…

17.04.2017         tkoc@comu.edu.tr

Bu gün 17 Nisan 2017 BAŞARDIK… Başardık dostlar. Bu satırları 16 Nisan sabahı yani referandum sonuçlarını bilmeden yazıyorum.

 

 

Sonuçların HAYIR çıkacağı beklentisi ile yazıyorum; Başardık. Sonuçlar Evet çıkar ise de Başardık.

Öncelikle hatırlatmak istiyorum ki bu gün Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü:

Köy Enstitüleri, ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılmış okullardır. Tamamen Türkiye`ye özgü olan bu eğitim projesini 28 Aralık 1938 tarihinde milli eğitim bakanı olan Hasan Âli Yücel bizzat yönetti.

Köy Enstitüleri;

Köyden başlayarak üreten insanı önceleyen,

Bilimsel bilgiyi temel alan,

Kadın erkek eşitliğinden hareket eden,

Laikliği esas alan,

Bilimsel bilgi temelli üretimin ayrılmaz parçası olarak sanat ve sporu yaşamın parçası olarak algılayan,

Farklı düşüncelere saygı temelli hareket eden,

Düşünce özgürlüğünü yaşatarak öğreten,

Birlikte yönetim yani bilinçlenmiş halkın kendi kendisini yönetimini hedefleyen,

… kurumlardı.

 

Bu gün bütün dünyaya örnek olan ve o zaman kapatan siyasi düşüncelerin dahi kurtuluş eğitim modeli olarak gördüğü, Finlandiya’nın benzeri bir uygulamayı güncel eğitim modeli olarak uyguladığı bir eğitim modelidir Köy Enstitüleri.

Köy Enstitüsü uygulaması Hasan Ali Yücel`in 1946`da Milli Eğitim Bakanlığından ayrılmasına değin devam etmiştir. Hasan Ali Yücel`den sonra Milli Eğitim Bakanı Olan Reşat Şemsettin Sirer zamanında Köy Öğretmen Okullarına dönüştürülmüştür. Bu okullar da Demokrat Parti döneminde 27 Ocak 1954`te kapatılmıştır.

Köy Enstitülerini kapatarak düşüncesini yok edebildiler mi?

HAYIR…

Bu gün BAŞARDIK diye yazabiliyorsan Köy Enstitülerinin katkısı çok büyüktür.

Referandum sonuçları bana göre HAYIR olacak ve hayırlı olacak.

Fakat sonuç ne olursa olsun BAŞARDIK.

Çünkü “Böl ve yönet” oyununu gören ve bu oyuna karşı çıkan, demokrasiye sahip çıkan, bir halkın varlığı bu referandum çalışmaları sırasında kanıtlandı.

Türkiye’yi anlamaya ve açıklamaya çalışırken pek çok zaman; Değişkenlik Çeşitlilik ve Zenginlik olarak özetliyoruz.

Türkiye’nin doğasından ve insanından gelen değişkenlik, çeşitlilik ve zenginlik bu ülkenin güzeliğidir.

Türkiye’nin bu özellikleri şimdiye kadar hep böl ve yönet malzemesi olarak kullanıldı.

Oysa dikkat edin HAYIR çalışmalarına;

Her inançtan,

Her kültürel kimlikten,

Her cinsiyetten,

Her ekonomik sınıftan,

Her mezhepten,

Her eğitim düzeyinden,

Her siyasi görüşten,

… vardı. Yani HEKES vardı.

İşte başarı budur…

İşte böl ve yönet oyununun aşılması ve halkın demokrasiye sahip çıkması budur.

İşte bu nedenle daha referandum başlamadan sonuçlarının HAYIR’lı olacağı düşüncesini bu nedenle yazabiliyorum.

İşte bu nedenle Köy Enstitüleri kapatılsa bile bu HAYIR’lı mücadelede bir halkın demokrasiye sahip çıkması şeklinde yaşıyorlar diyebiliyorum.

Bilimle uğraşan bir kişi olarak referandum sonuçlarının ne çıkacağı ile ilgili bir kehanetim yok. Ama sonucun ülkemiz açısından HAYIR’lı olacağını düşünüyorum.

Bu coğrafyada bir kurtuluş savaşı ile atılan demokrasi tohumları Köy Enstitülerinin de emeği ile yeşermeye başlamıştır.

Bu nedenledir ki sonuç HAYIR’lı olacak ve demokrasi kazanacak diyorum.

Ama unutmayalım ki esas mücadele şimdi başlıyor.

Şimdi referandum sürecinde HAYIR’lı işler için uğraşanların şimdi demokrasiye sahip çıkmak için mutlaka birlikte çalışmanın yollarını bulması kaçınılmaz zorunluluktur.

Yani şimdi demokrasi için EMEK verme zamanıdır.

BAŞARDIK…

 


364

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun