Başım dönüyor…

09.01.2017         tkoc@comu.edu.tr

Dostlar başım dönüyor. Yok yok hasta değilim ama başım dönüyor. Benim hastalığımdan değil de her halde dünyanın ve ülkenin hastalığından olsa gerek. Başım dönüyor.

 

 

Biliyorum bütün bu çirkinlikleri emek ve mücadelemizle aşacağız. Ama bunun bedeli neden bu kadar acı oluyor.

Başım çirkinliklerden değil, bu süreçte kişiliksizlikten  dönenleri izleyemediğim için dönüyor.

Bunların piri, benim bildiğim kadarıyla, “Dün dündür, bu gün bu gündür” veciz (!) sözü ile Demirel’dir (Süleyman Demirel).

Ama Demirel ve o zaman kadar gelen siyaset cambazlarında bile;

Söylediklerini inkâr etme,

Kendisini yalanlama,

Söylediklerinin tam tersini yapma,

“One minute” diyerek posta koyduğuna el altından bütün çıkarları sağlama,

Dün terörist dediklerine bu gün demokrasi kahramanı deme,

Bu gün terörist dedikleriyle el altından pazarlık yapma,

Dün “her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alıp çiğnerken” bu gün milliyetçilikten tek adam iktidarı ve aslında padişahlık çıkarmaya çalışma,

Hukuk ile iktidara/makama gelip hukuku yok etme,

Dün paralel olduklarını bu gün düşman ilan etme,

Aslında paralel olduklarına dokunmadan arada garibanları harcama,

Paralel ile mücadele ediyorum diyerek bütün demokratik istekleri boğma,

Bütün hukuk kurallarını askıya alarak hukuk yapıcısı havarisi olma,

Milletin meclisini devre dışı bırakmasına rağmen millet egemenliğinden söz etme,

Cumhura hakaret ederek cumhuru yönetme,

Dün kabadayılık ettiğini bu gün dost ilan etme,

Dün stratejik ortağı olmakla övündüğüne bu gün “posta koyuyor” havası oluşturma ama bir taraftan da emir ve komutasından çıkamama,

Dün delikten süpürmediler diye şükrettiğine kabadayılık ettiğin havası verme ama aslında göbekten bağlanmanın daha da güçlenmesi,

Yükselirken yalakalık yaptığının aslında kuyusunu kazmak için malzeme toplama,

Ayak oyunları ile yükseldiğin yerde astın olarak yükselttiklerinin aynı zamanda altını oyduğunu bilme,

Çıkar için kan akıtmaktan yani öldürmekten çekinmeme,

Güce kuyruk sallarken yeni güçlerin kokusunu almaya çalışma,

Kişilikli ve/veya ilkeli her duruşa, kendi çirkinliğini daha da görünür hale getiren göstergeler olduğu için, saldırma,

Çıkar için milliyet, inanç, mezhep ve başka ne akla gelirse onu kullanarak değersizleştirme,

Sorgulayıcı akıl ve bilimi hedef gösterme,

Kefen giyip siyasi gösteri yapma ama askere gitmeme,

Namus bekçiliği yapma ama yaptığın namussuzluklarının, bütün gücün ve yetkilerinle örtme çabalarına rağmen etrafa saçılması,

Savunduğun iddia ettiğin bütün değerlerin tersine ve hatta onları aşağılayan işler yapma ve bütün yaptıklarına inanacak, daha net ifadesi ile körü körüne inanacak cahil topluluk oluşturma,

Kişiliksizlik olarak kabul edilen ihbarcılığı/muhbirliği ödüllendirerek insan ilişkilerini güvensizleştirme,

Gücünün yetmediğine yaranmaya çalışırken gücünün yettiğini ezerek kişiliksizleştirme,

Yaşamın her alanını hukuksuzlaştırarak kuralsızlaştırarak liyakat/işinin ehli olmanın önünü kesme,

İnsanları yiyecek ekmeğini alabilmek için çıkar ilişkilerine girmeye zorlayarak değersizleştirme/kişiliksizleştirme,

Güçlü olanın her dediğinin doğru olduğu/olacağı bir ilişki tarzını yerleştirerek insanları kişiliksizleştirme,

Üretimden gelen kişilikli güçten korkup tüketimi özendirerek halkı ve/ülkeyi emperyalizme bağımlı hale getirme,

Bir taraftan vatan millet edebiyatı yapma ama diğer taraftan satılabilecek her şeyi düşman diye pazarladıklarına satma,

Kurduğun bütün ilişkilerin ve/veya düzenin kan üzerine oturmasına rağmen onu sanki halkın yararına imiş gibi halkı kandırma,

Suçunun büyük olduğu bildiğin için çirkinliklerini yeni çirkinlikler ile örtme,

Biliyorum kişi, kurum, kuruluş, siyasi irade vb. için sıralanabilecek daha pek çok çirkinlik var.

İşte sevgili dostlar bunları gördüğümde başım dönüyor.

“Bu kadar çirkinlik nasıl olur?” Demek zorunda kalıyorum.

İşte bütün bunları gördüğümde başım dönüyor.

Ama artık “Mızrak çuvala sığmıyor” deyiminde olduğu duruma geldik.

Bu halk bunu hak etmiyor. Hak etmediğini de kibarca ve demokratik yollar ile gösterecektir.

Bu sıraladıklarımızı yapanlar, kişi ya da kurum olsun, artık yaptıklarının herkes tarafından bilindiğini/farkedildiğini biliyorlar.

Bu işin panzehiri hiç ama hiç çekinmeden ve ihmal etmeden bütün demokratik haklarımızı kullanmaktır.

Haydi, dostlar bütün güzellikler emek ister.

Sevgilerimle.

 


624

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun