Beyin

09.11.2014         tsavas@comu.edu.tr



Düşünüyorum da, beyinde meydana gelen “arızaların” kişiyi nasıl davranmaya ittiğini gördükçe “ruh” daha bir anlamsızlaşıyor. Geçenlerde, Kaliforniya Üniversitesi Psikoloji Bölümü profesörü olan Hint asıllı Ramachandran’ın “Youtube”da bir videosunu izledim. Prof. Ramachandran beyin fizyolojisi ile ilgileniyor. Videoda Prof. Ramachandran “ayrık beyin” konusunda konuşuyor. Biliyorsunuz ağır epilepsi vakalarında, epilepsi ataklarının bir beyin yarısından diğerine geçişini önlemek amacıyla iki beyin yarımküresini birbirine bağlayan “corpus callosum” kesiliyor. Böylece iki beyin yarımküresi arasındaki bağlantı kesiliyor. Günlük koşullarda bu hastalar yaşamlarını normal olarak sürdürüyorlar, ancak deneysel olarak bu hastalarla yapılmış çalışmalarda ilginç gözlemler var. Prof. Ramachandran videoda sağ beyin yarımküresi tanrıya inanan, sol beyin yarım küresi ise inanmadığını ifade eden bir hastadan söz ediyor.
Bu deney bir ibret belgesi olma özelliğini taşıyor. Hangi açıdan? Ulan beynimizin iki yarımküresi dahi farklı kişilikler geliştirebilirken, farklı düşünebilirken siz nasıl olur da tek tip düşünen insanlardan bir toplum yaratacaksınız! Şimdi, şu homojen bir toplum yaratma sevdasında olanlara seslenmek lazım:
“Hay be angut, sağ ve sol beyin yarımküren bile belki farklı düşünüyor, farkında değilsin, nasıl homojen bir toplum yaratabilirsin ki…”
Demek ki bizi yönlendiren, iletişim kurabildikleri müddetçe iki beyin yarımküremizin koalisyonu; eğer çatışırlarsa o zaman ne oluyor? Hah işte o zaman kafayı yiyor insan…
Bu çalışmalar her şeyin beyinde bittiğini gösteriyor. Ama özellikle Demans ve Alzheimerin insancıkları ne hale soktuğunu gördüğünüzde daha bir pekişiyor bu yargı. Dahası da var. Beyinlerinin belli bölgeleri, başta kazalar olmak üzere çeşitli nedenlerle hasar görmüş insanlar var. Bunların bazılarında örneğin hafıza merkezi zarar görüyor ve bu insanlar eskiyi hatırlayabiliyorlar ama yeni şeyleri akılda tutamıyorlar. Ya da tam tersi de olabiliyor, hafıza kaybı; bu insanlar kim olduklarını dahi bilemiyorlar. Demek ki bu insanları ruh yönlendirmiyor.
Öyle değil mi?
Beynimiz bize çeşitli oyunlar da oynuyor; bunlara beynin oyunları denir mi bilmem, sanki kendisi de bunların farkında değil. Dejavu, hayal, rüya… Bazıları bizi öyle bir etkiler ki, gerçek zannederiz, etkisinden uzun süre kurtulamayız, etkisinden hiç kurtulamadığımız da olur. Rüyalarımız gerçek olur bazen, biraz farklıdır ama biz rüyamız çıktı deriz. Sonra inanmaya başlarız, özellikle kötü rüyaların gerçekleşebileceğini… Hâlbuki bilimsel olarak yaklaştığınızda hiçbir rüyanız çıkmaz, zaten yaşantınıza ilişkin yakın şeyler görürsünüz rüyanızda, bunlara yakın olan olayların da gerçekleşme olasılığı yüksektir. Ama dediğim gibi motomot diyebileceğimiz şekilde asla gerçekleşmez rüyalar…
Ruh nerede? Ruh buradaysa beynimiz zarar gördüğünde nereye gidiyor? Beyinde gerçekleşen değişimler nedeniyle kişiliğimiz farklılaşırsa başka bir ruh tarafından mı ele geçirilmiş oluyoruz? Adamın beynine mi söverseniz alınır, ruhuna mı?
Bir de beyin yıkama var, biliyorsunuz. Mesela IŞİD teröristleri, bunlar için beyinleri yıkanmıştır diyebilir miyiz? Deriz herhalde… Bbunlar gibilerde beyin biraz daha farklı çalışmaya başlıyor sanki. Bunlar kanıt falan istemiyorlar. Kanıt olarak dayandıkları sapkın inanç beyin kimyalarında öyle bir hasar yaratmış ki, iflah olmaz Frankenstaynlara dönüşmüşler. Bunların aslında beyinsel açıdan bir Alzheimer hastasından farkları yok… İddia ediyorum, bunlar ve bunlar gibi insanlıktan yoksun, zulümden keyif alan, zorba, agresif, acıma hissi olmayan, hastalıklı derecede yalancıların beyinlerinde sinaptik bağlantıların sayısı ortalamanın çok altındadır. Hatta beyinlerini tartma olanağınız olsa bunun da ortalamanın altında olduğunu görebilirsiniz.
En fazla beyin fırtınası kimler yapıyor? Ya da ortak akıldan en fazla kimler bahsediyor?
Biz mi, biz tartışarak ve ikna yoluyla karar veririz…

1094

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

“Böyle yönetim olmaz”
21.02.2017    3993
O bürokrat yargılanacak!
21.02.2017    688