Bikenomics

13.07.2014         ercan@manyapi.com



Severek takip ettiğim blogların başında gelen bisikletim.wordpress.com’da Pınar’ın kaleme aldığı hemen hepimizi ilgilendiren daha yaşanabilir şehirler ve de trafik sorununa çözüm için farklı yerlere bakmamız gerektiğini anlattığı yazısını sizlerle de paylaşmak istedim.  

 
 
 
İstanbul’lu bir tanıdığım ile karşılaştığımda konuşmamızın ilk 10 dakikası ne hava durumu ne piyasa ne de çoluk çocuk. Trafik. Nasıl İngilizlerin en sevdikleri ‘small talk’ konusu Londra’nın havasıysa İstanbul’daki konu da trafik sıkışıklığı. Yöneticilerimize sıkışık trafiği köprülerle, alt geçitlerle, üstgeçitlerle çözebileceklerine inandıran yol inşaat firmaları, lobilerini iyi kurmuşlar ki karar veren konumundaki büyüklerimiz alternatifleri değerlendirme çalışması bile yapmıyorlar. Daha çok araç daha geniş şeritli yollar ve bu yolların birbirlerinden uzaklaştırdıkları insanlar. Şehirlerin içinden geçen 6 şeritli otobanlar ve karşıdan karşıya geçemeyen, geçmeye çalışırsa ölen yayalar.
 
Başka metropoller neler yapıyor acaba diye sanırım kendi kendine soran benim gibiler ise kendimiz çalıp kendimiz söylüyoruz. Ben monoluğuma devam edip Avrupa’dan bir kaç güzel  haberi paylaşmak istiyorum.
Alternatif ulaşım araçları ve özellikle bisikletli ulaşım artık üniversitelere ve uluslararası araştırma kuruluşlarına üzerinde çalışılacak bir konu olarak girdi.  Özellikle de yapılan yatırımın geri dönüşünü hesaplamak için. Bunun bir de ismi var: Bikenomics.
Bisikletli ulaşıma yatırım yapmak artık bir harcama değil ancak toplum için ekonomik açıdan bir fayda olarak değer görmeye başladı. Örnekler?
o    New York’da, küçük esnaftan ve dükkânlardan alışveriş eden sayısı arttığı için ekonomi hareketlendi. Bisikletliler, özel aracıyla veya toplu taşıma araçları ile hareket edenlere oranla semtlerindeki dükkânlarda daha fazla para harcıyorlar;
o    Belçika ve Fransa‘da, işverenler çalışanlarına evden işe gidip gelmeleri için şirket arabası yerine bisiklet sunuyorlar;
o    Danimarka, Hollanda ve Macaristan son yıllarda özellikle bisikletli ulaşımın hayat kalitesini arttırdığını kanıtlayan araştırmaların yapılması konusunda öncü oldular. 2012′de Danimarka  dünyanın en mutlu insanlarını barındıran ülkesi oldu;
o    Bisikletle katledilen her km topluma 1 TL ekonomik kazanç sağlamaktadır.  Aynı yol otomobil ile gidildiğinde toplum km başına 10 kuruş zarar etmektedir;
o    Bisiklet kullanımı trafikteki yoğunluğu azalttığı gibi aynı zamanda hava kirliliğini de önlemektedir (yılda25 milyar Euro);
o     DHL’in kuryeleri Milano şehir merkezinde bir kaç haftadan beri bisikletle ile teslimat yapıyorlar
o    Bisiklet kullanan kişiler daha sağlıklı oldukları için bireysel sağlık harcamaları düştüğü gibi devletler sağlık hizmeti harcamalarında tasarruf etmektedir (Avrupa için bu yıllık 120 milyar Euro demek). European Cyclists’ Federation, Avrupa Birliği vatandaşlarının % 7,4′ünün bisiklet kullandığını ve toplamda yılda 94 milyar km yol yapıldığını bildiriyor.
o    Almanya her yıl ülkesine gelip tatil yapan bisikletlilerden 12 milyar Euro kazanç elde ediyor.
«Bugün bisiklet cenneti olarak adlandırdığımız Hollanda bu haline bir günde gelmedi», 28 Ekim’de Milano’da yapılan Citytech kapsamında Bikecomics‘i organize eden Paolo Pinzuti altını çiziyor ve ekliyor «onlar 1973′de başladılar, biz ise daha yolun başındayız. Benim umudum var’ Avrupa’nın motorlu taşıt sayısı en çok, hava kirliliği oranı ve trafikte ölüm oranı en yüksek ülkesi olarak şu anda bir dönüm noktasındayız. Kaynaklarımızın doğru kullanılması için yeniden yeni alternatifler geliştirmeliyiz. Bunlardan en kolayı da bisiklet. Yani otomobile odaklı yapılaşmanın tam tersi bir yaklaşım olmalı.
 
Bize çok benzeyen İtalya uyandı, bakalım Türkiye ne zaman uyanacak.
 

1360

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun