Bilimsel ahlak (2)

17.05.2014         tsavas@comu.edu.tr



Aynı deney ve deneme bulgularını farklı bilimsel dergilerde yayınlatma etik bir sorun. Ancak hemen bir istisnayı ifade etmek gerekiyor, projelerin ilk bulguları bilimsel toplantılarda sunulabilir. Bunlar o toplantılarda tartışılır ve olgunlaşır. En sonunda bilimsel bir dergiye tam makale olarak gönderilir. Yani aslında bilimsel toplantılarda sunulanlar, ki ister poster isterse sunulu olsun, “yayın” değildir.
Bazen duyuyoruz, kişiler çalışmalarının yayınlanmasını hızlandırmak için bir anda birden fazla dergiye gönderebiliyorlar. Yapılmasa iyi olur ama çok da önemli değil, çünkü bilimsel çalışmaların bir an önce bilimsel camianın kullanımına sunulması önemli. Tek sorun yayınlanmak üzere dergilerin birinde kabul edildiyse diğerlerinin geri çekilmemesi ve dolayısıyla yayın duplikasyonuna neden olmak. Bunu engellemek için diğerleri derhal geri çekilmelidir.
Bir yayının dilimleme olup olmadığının belirlenmesi de oldukça zordur. Dilimlenme şüphesinde çok dikkatli olmak gerekir. Aynı projeden elde edilen veriler farklı sorularla farklı bilimsel makalelere konu olabilirler. Hatta bir projeden elde edilen verilerin tamamını tek bir makalede ele almak mümkün de olmayabilir. Hem hacim itibarıyla hem de anlatım itibarıyla bu mümkün olmayabilir. Bu durumlarda alelacele dilimleme ahlaksızlığı kararı vermek doğru değildir. Ancak tek bir makalede verildiğinde konuyu çok daha fazla açıklama olanağı verecek verileri farklı makalelerde, makaledeki bilimsel soruyu da neredeyse değiştirmeden yayınlamak doğru değildir. Bu tür bir davranış eser sayısını artırma girişiminden başka bir şey değildir ve ahlaksızlıktır.
Buraya kadar bilimsel bilgi üretimi sürecinde oluşabilecek ahlaksızlıkları ele aldım. Şimdi de kısaca bilimsel konu açısından etik nedir ona bakalım.
Bu konuya ilişkin Almanya’da, doktora yaptığım Üniversite’de bir bitki ıslahçısı hocanın bir kitabı var. Başlığı konuya ışık tutması açısından çok anlamlı “Yapabildiğimiz her şeyi yapmalı mıyız?” Bilime konu edebileceğimiz her şeyi gerçekten de bilime konu etmeli miyiz sorusuna yanıt arıyor.
Bu konu bilimsel bilgi üretim sürecindeki ahlak konusunda daha zor, felsefesi bol bir tartışmayı içeriyor. Örneğin insanın klonlanması; ha doğrudan şunu derseniz, organlarını yedek olarak kullanmak üzere sizi klonlayacağız o zaman yukarıdaki sorunun yanıtı kesin bir hayırdır. Klon da bir insan olmayacak mı da sen onu yedek parça niyetine kullanacaksın, değil mi ya. Ama işte ben oradaki genetik ve fizyolojik mekanizmaları araştıracağım, derse bir bilimci… Zor soru be…
Başka alanlar da var. Örneğin Einstein atomu atom bombası yapılsın diye parçalamamıştır (!) muhtemelen, ama ne yazık ki atom bombası yapıldı ve milyonlarca can aldı. Bulguları kötüye kullanılabilecek araştırmalar yapılmamalı mıdır? Çoğu bilimci bulgularının kötüye kullanılabileceğini düşünmez belki; düşünenler de çıkabilir elbette. Ama burayı da yanıtlamak zor; hangi araştırma kötüye kullanılabilir, hangisi kullanılamaz, bu güne değin kötüye kullanılabilecek bile olsa iyiye kullanılıp insan hayatını kurtaran araştırmalar ne olacak… Böyle onlarca soru sorulabilir sanırım.
Dahası hayvan ve insan deneyleri var. Ha denebilir ki deneye konu olan insana her şey anlatılıyor ve onun onayı alınıyor. Ama kardeşim parasızlık nedeniyle organlarını satmak zorunda olan insanlar parasızlık nedeniyle zarar görecek bile olsalar deneylere katılmazlar mı? Kesinlikle etik bir sorun var. Hangi istisnalar bu soruları etik acısından ne şekilde etkiler, uzun tartışma…
Hayvan deneylerini daha kolay kabulleniyoruz ama onun da etik açıdan çok ama çok sıkıntılı noktaları var.
Konu uzun, zaman zaman daha da tartışacağız. Bu konuda aslında siz okuyucuların da düşüncelerini merak ediyorum.
Bekliyorum…
Not: Soma’da yaşamını yitirenler hepimiz gibi beni de acıya boğdu, başımız sağ olsun, yaralılara acil şifalar…

1286

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun