Biliyorsun sevgili öğretmenim

18.05.2015         tkoc@comu.edu.tr



              Biliyorsun sevgili öğretmenim. Önce belirteyim ki öğretmen ifadesini eğitim ve bilim çalışanlarının hepsi kapsayacak şekilde kullandım.
            Evet, biliyorsun sevgili öğretmenim. Görüyorsun, gözlemliyorsun, değerlendiriyorsun ve biliyorsun sevgili öğretmenim.
            O halde nedir bu yılgınlık, bezginlik ve umutsuzluk.
            Tamam, bu süreçte ülkenin her şeyini satmak isteyenlerin ve onların yerel işbirlikçilerinin temel hedefi haline geldin.
            Gelen her bakan görevine sana hakaret ile başladı.
            Özellikle yoksullaştırıldın.
            Hiçbir şekilde görüşün alınmadan eğitim ve bilimin her şeyi değiştirildi.
            Tekrar, tekrar değiştirildi.
            Artık kimse eğitim ve bilim sürecinin hangi karara göre yönetildiğini bilmiyor.
            Kitaplar ücretsiz veriliyor denildi ama ücretsiz verilen kitapların hiç biri eğitimde kullanılmıyor.
            Ücretsiz dağıtılan kitaplar siyasi propaganda malzemesi olarak hazırlanıyor.
            Bütün öğrencileri kitapları ücretli alıyor.
            Her şeyde olduğu gibi eğitim ve bilim süreci de piyasaya terkedildi. Gerçek piyasa şartları bile yok. Aslında eğitim ve bilim süreci hem ücretsiz dağıtılan kitaplar hem ücretli kitaplar ile yandaşlara peşkeş çekildi.
            Başına siyasi partinin emir eri olarak belirlenen yöneticiler getirildi.
            Eğitimin niteliğini düşürmek ve öğrencinin, aslında bundan hareketle ülkenin, geleceği uluslararası şirketlere teslim edildi.
            12 Eylül 1980’de olduğu gibi eğitim ve bilimdeki bütün sorunların nedeni olarak gösterildin.
            Hedef haline getirilerek dövdürüldün, öldürtüldün.
            Sen öğrencini kurtarmak için ölüme giderken “Vali” sana hakaret ediyordu.
            Saygısız valinin terbiyesizliğine kalbin dayanmadı ve aramızdan ayrıldın.
            Özellikle yoksullaştırıldın.
            Son 10 yılda gelirin yarı yarıya azaldı.
            “Hayatta en hakiki yol gösterici bilimdir fendir” düşüncesini yaşama geçirecek ülkünün taşıyıcısı değil okuldaki işleri ucuza getirmek için ücretsiz çalıştırılacak “köle” olarak görüldün.
            Eğitim ve bilime, yani sana, yapılanların aslında ülkeyi köleleştirmek veya daha açık bir ifade ile emperyalizmin tam sömürgesi yapmanın yolu olduğunu biliyorsun.
            …
            …
            …
            …
 
            Bütün bunlar oluyor ve biliyorsun.
            Biliyorsun ki daha fazlasını yapmak için hazırlık yapıyorlar.
            Şu anda ilk hedef iş güvencendir.
            Bütün saldırılarına rağmen seni istedikleri gibi atıp satamadıkları için çok rahatsızlar.
            Az da olsa yasalar ve hukuk var.
 
            Sevgili meslektaşım durgunluğun, sessizliğin bütün bunlardan mı?
            Yakışmıyor sevgili meslektaşım, yakışmıyor.
            Bu durgunluk ve sessizlik sana yakışmıyor.
            Biliyorsun ki diktatörlerin en güçlü göründükleri an yıkılmaya en yakın oldukları andır.
            Bundandır onların paniklemesi. Bundan hukuk, kural, hak, ilke, değer hiçbir sınır tanımaksızın “kurumuşçasına” saldırıyorlar.
            Biliyorsun ki bütün diktatörlerin sonu hüsran olmuştur.
            Ama şunu da biliyorsun ki hak mücadelesi emeksiz olamaz.
 
            Haydi, kaldır başını.
            Bak gözlerimin içine ve katıl hak-demokrasi mücadelesine.
            Kendine, değerlerine, öğrencilerine sorumluluğun var.
            HAYDİ…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

1265

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun