Bisiklet

11.05.2014         tsavas@comu.edu.tr



Günümüz medeniyetinin, demokratik anlayışın en üst seviyede olduğu ülkelerde toplu ulaşım ve çevre dostu binek araçlarına çok önem verilir. Bunlar oraların toplumsal anlayışını yansıtır. Lütfen bu durum ile bu ülkelerin medeniyet açısından sergiledikleri bazı çelişkileri birbirine karıştırmayalım. İşte evet onlar şunda iyiler ama işte onlar da ikiyüzlülük ediyorlar, bakın şurada çelişiyorlar, şeklinde özsavunma biçimlerinin dışında bu konunun tartışılmasını istiyorum. Tamam, medeni olduklarını söylediğimiz halde onlar da birçok konuda, hatta insanlık açısından dahi çelişebiliyorlar. Ama konumuz bu değil.
Konumuz çevre ve çevre dostu binek araçları; Çanakkale’de çocukluğumda ve gençliğimde en önemli ulaşım araçlarından biri bisikletti. Artık ne yazık ki öyle değil. Yine de bakıyorum bisiklete binenler var, ısrarla. Çok güzel, gerçekten çok güzel…
Bir de bunu spor olsun diye yapanlar var. Bu açıdan da son yıllarda epey bir ilerleme kat etti Çanakkale. Çanakkale’de çeşitli bisiklet grupları var. Güzelyalı’ya, evime giderken çevre yolunda sıkça karşılaşıyorum bu gruplarla. Geceleri dahi yollarda oluyorlar. Bir taraftan da ödüm patlıyor, aman trafikte bunlara bir şey olmasın. Zira ne yazık ki sürücülerimiz bu konularda pek hassas değiller. Aman ha, bisikletçilere dikkat edelim, onlara mümkün olduğunca öncelik verelim.
Bisikleti öteden bu yana çevre dostluğu ile özdeşleştirmişimdir. Bisiklet doğa ile güzeldir. Doğa gezileri bisiklet ile yapıldığında kişilerin daha bir mutlu olduklarını görüyorum. Çanakkale’nin doğası bu yönden harika; bisikletinizle toz, toprak yutmadan, zehirli gazlar solumadan kilometrelerce yol alabilirsiniz.
Bisiklet doğa ile özdeştir ya, bisikletçi de doğa dostudur. Doğa talanına en sert muhalefeti bisikletçiler yaparlar. Başka türlüsünü düşünemiyorum bile; yani hem bisiklet ile doğa gezileri yapmayı isteyip hem de “ya doğa köşesinden kenarından biraz kırpılırsa Dünya mı batar” demek bana biraz ters geliyor. Evet, Dünya batar kardeşim, zaten de batmakta…
Keşke hepimiz bisiklete binebilsek. Keşke işlerimize bisiklet ile gidebilsek. Almanya’da öyleydi, işe bisiklet ile gidiyordum. Aslında şehrin her bir köşesine ve şehir dışında doğa gezilerine bisiklet ile gitmek çok kolaydı.
Sanırım Kanada’da da böyledir. Oralarda çevre talanlarına asla izin vermiyorlar. Adamın ümüğünü sıkarlar, öyle kolay mı, geleceksin canım ormanlar, yaban hayatı mahvedeceksin. Zamanında yapmışlar belki ama yine tam zamanında akıllanmışlar. Ulan biz enayimiz, canım memleketimizi talan edeceğiz, demişler. Gideriz başka ülkeler buluruz. Kendilerini talan ettirecek onlarca ülke var!
Nereden geldim buraya?
Ha bisiklet ile işte doğa talanlarını, söz gelimi madenciliği, termik santrallerini, HES’leri bir araya getirmekte zorlanıyorum, demiştim. Özellikle bisiklet SPORU ile bunlar hiç mi hiç bağdaşmıyor.
Sizce de öyle değil mi?

1268

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun