Bu eylem ………….’e gelsin!!!

17.10.2016         tkoc@comu.edu.tr

Merhaba dostlar. Bu yazımı biraz erken yani 14 Ekim 2016 günü yazıyorum. Çünkü 15 Ekim 2016 Cumartesi günü Ankara’da “İşimize ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz, Bu Ağır Saldırıyı Da Püskürteceğiz!” düşüncesi ile eylem yapacağız. KESK ve Eğitim Sen olarak bu eylemi öncelikle şu anda hukuksuz bir şekilde açığa alınan arkadaşlarımızın bir an önce işe dönmesi başta olmak üzere güncel durumda ülkemizde yaşanan emek ve demokrasi düşmanı uygulamalara karşı yapıyoruz.

 

 

Ankara’daki son kitlesel eylemimiz 10 Ekim 2015 idi ve bu eylemde faşizm 101 arkadaşımızı katletti. Daha sonra pek çok kez Ankara’ya gittiğimde arkadaşlarımızın katledildiği yerde bulundum. Yoldaşlarımızın acısı hiç azalmıyor. Bununla birlikte tekrar neden Ankara ve kitlesel eylem sorusu akla geliyor.

Bu sorunun yanıtı kısaca; faşizm daha az hak mahrumiyeti yaşatabilsin, kan akıtamasın ve sonuçta ülkemize demokrasi gelsin diye. Zaten Eğitim sen ve KESK’ten de başka türlü davranması beklenemez.

Eğer bu yazının yayınlanacağı 17 Ekim tarihinde birlikte olabilirsek yaptığımız eylemin sonuçlarını birlikte değerlendiririz.

Bununla birlikte ben bu yazıda başka bir şey yapmak istiyorum. Bu sabah radyo dinlerken (Şimdilik dinleyebiliyoruz) bu toprakların Türküleri çalıyordu. Program da sunucu her Türküyü arayan birilerine “Bu Türkü …… dan …….. gelsin” diyordu. Bende bu yazımda 15 Ekim 2016 “İşimize ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz, Bu Ağır Saldırıyı Da Püskürteceğiz!” eylemimizi birilerine hediye etmek istiyorum:

Bu eylem …………..’e gelsin!!!:

Pire için yorgan yakan ama Anasına sövenlere sesini çıkarmayan ve hatta oy veren halkıma…

Vatan millet edebiyatını elden bırakmayan ama ülkenin her değerini satanlara, çalanlara ve ek olarak satılırken veya çalınırken sesini çıkarmayanlara…

Okumakta, düşünmekten ve sorgulamaktan korkanlara…

Düşünceyi bölücülük sayan fakat dil, din, etnik aidiyet, siyasi görüş, cinsel tercih, tuttuğu futbol takımı, giydiği elbise vb. her ne bulursa bulsun ona göre ve her fırsatta insanları bölenlere…

Her türlü insanca ve doğal paylaşımı ayıp/günah/namussuzluk gibi kavramlarla kötüleyen fakat namussuzluğun, tacizin, tecavüzün, pisliğin dik alasını yapmayı marifet sayanlara…

Herkese din iman fetvası verirken kendilerine han hamam yapanlara…

LAİKLİK için mücadele edenleri hedef gösterir veya öldürtürken kendisi her türlüğü pisliğini din, iman, vatan millet edebiyatı ile örtenlere…

Ülkede ve/veya dünyada hukuk adına bir şey kalmazken gıkı çıkmayan ve hatta bilgisini her türlü hukuksuzluğu kolaylaştırmak için kullanan, Türkiye’nin bütün üniversitelerindeki hukuk ile ilgili akademisyenler başta olmak üzere bütün hukukçularına…

Bilim insanlığını unvan/rütbe almak için yapılan bir iş olarak gören ve bunun sonucunu görev yerine getirmek için çalışma/yayın yapan fakat yaşamdaki sorunlara duyarsız kalanlara…

Demokrasiyi kendi diktalarını inşa etmek için bir araç olarak kullananlara ve ona destek verenlere…

Hukuki süreçleri kullanarak belli makamları ve/veya kaynakları elde ettikten sonra bu makam ve/veya kaynakların hukuki süreçlerle başkasına devredilmemesi için her türlü hukuksuzluğu yapanlara ve bu süreçte bu hukuksuzluğa göz yuman ve/veya katkı verenlere…

Sorgulayıcı akıl ve bilimin yol göstericiliğini hedefleyerek yola çıkan veya çıktığını iddia eden Türkiye Cumhuriyetinde düşünen ve sorgulayan herkesi ezen fakat sonra da cumhuriyet doğmadan hareketle, yaşamı anlamaya çalışanların eline geçti diye hayıflananlara…

Aklın ve bilimin yol göstericiliğinde kurulan veya kurulmuş olduğu iddia edilen Türkiye Cumhuriyetinin ilke ve değerlerini doğma gibi algılayanlara ve bu kavramları sorgulayanların bu kavramlara kötülük yaptığını sananlara…

Bunu yaparak düşünen, sorgulayan ve araştıran herkesi ezerek ülkeyi/yaşamı kan emicilere teslim edenlere…

Bu gerekçelerle hala halkın kanını emenleri destekleyenlere…

Eğitim, Bilim, Emek, Barış ve Demokrasi mücadelesinden korkanlara, bu mücadeleyi engellemeye çalışanlara, bölmeye çalışanlara…

Emek mücadelesi vermesi gereken sendika olduklarını iddia edip iktidarın yalakalığı, emekçinin ihbarcılığı, emekçinin emeğinin ucuza satılması, emek mücadelesi verenlerin karalanması işini yapan, ama sendikacılık yapmayanlara…

Emek örgütlerini siyasal arka bahçe olarak kullananlara…

Emek mücadelesini dahi kendilerine rant, koltuk, çıkar elde etmek için kullananlara…

Herhangi nedenle olursa olsun doğaya ve yaşama kastedenlere…

Ölümden, katliamdan, silahtan, savaştan, kinden, nefretten, kandan KAR edenlere…

Her ne gerekçe ile olursa olsun şiddet uygulayanlara…

İnsanları cinsel tercihine göre ayıranlara…

Kafası cinsel organında çalışanlara…

Çocukları gelin edenlere, onlarla evlenenlere, çocuklara çocuk doğurtanlara…

Kendi çirkinlik ve/veya yetersizliklerini kadın cinayetleri ile örtmeye çalışanlara…

Her türlü çirkinlik ve sömürüyü din, iman, vatan, millet, gelenek, görenek, örf, adet gibi kavramlar ile örtmeye çalışanlara…

Bunları saymakla bitmez, biliyorsunuz.

Son anda gelen habere göre bu miting yasaklandı ve ne yapacağımız konusunda KESK’in alacağı kararı bekliyoruz. Bununla birlikte bu yazıyı bu şekli ile size ulaştıracağım…

İnadına güzellik…

 

 


554

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun