ÇANAKKALE YÖRESİNDE YAŞANMIŞ EFSANE AŞKLAR (HERO İLE LEANDROS-17.BÖLÜM)

14.07.2015         ceren_ilyasoglu@yahoo.com

Sabahleyin kırlar Sırılsıklamdı çiğden: Yaklaşan kışın soğuk teri mi? HALÜK ŞAHİN

 (Bundan önceki bölümde,Leandros’un

güzel rahibeyle sevişebilmek için her gece azgın

 boğaz sularını yüzerek geçtiğini ve şafak sökmeden

yüzerek geri döndüğünü anlatmıştık…)

 

 

Ah Leandros,diyormuş Hero,

ne büyük günahlar işletiyor ikimize de,

büyülü aşkın gücü!Ne

büyük fedakarlıklar yapıyorsun,seni

çılgınca seven zavallı Hero için:

Gece yarısı azgın denize atlıyorsun.Aşkını

mutlu ettikten sonra,

şafak sökmeden hırçın sularla boğuşarak

 ocağına dönüyorsun.Ah nasılda

 mutlu ediyorsun Hero’yu!Ah,nasılda

korkutuyorsun…

Ah,Leandros ikimizide aklını başından aldı,

bu baldan tatlı aşk!

Tanrıçamızın yasaklarını çiğnedik.

Kutretli Abidos ve Sestos kırallarının ölüm getiren

buyruklarını çiğnedik.

İkimiz.Gizlice. Altı ay…

 

Her geceyarısından sonra tövbe ediyorum,ateşli

kollarından ayrılıp rahibe

 yatağıma uzandığımda

 her zaman, ama söz geçiremiyorum

 günahkar ruhuma,

ölümlü bedenime…

O zaman geldiğinde çaresiz meşalemi

yakıp yol gösteriyorum sana.

Aşk çaresizlik demekmiş.Delilik

demekmiş.Günah işlemek,

suç işlemek demekmiş.

Ölüm demekmiş,ölümsüzlük demekmiş…

Şimdi anladım biricik sevgilim!

Tek sevgilim!..

 

Bende Hero!Ben de sevgilim:

O zaman geldiğinde,sana gelmesem

çıldırırım sevgilim!Ölürüm…diyormuş

Leandros…

 

Tatlı.Sarhoş.Cilveli bahar geceleri,

olgun özgür cömert bir kadın gibi

 gizemli yaz geceleri,

göçmen kuşların kanatlarında

 uzak diyarlara uçarken,

serin ürpertili sonbahar yağmurları başlamış,

 dengesiz deli sonbahar

 rüzğarları denizde…

Böyle havalarda sakın denize açılma,demiş,

alımlı tanrıçalara benzeyen,

güzel saçlı Hero:

Senin başına bir şey gelirse

 dayanamam Leandros,ben de

 ölürüm!Ölürüm Leandros…

O da söz vermiş kaç kere…

Altın saçlı Hero’ya:

Deli rüzgar senin meşaleni  söndürdüğü

 gecelerde,

ben de yola çıkmam Hero.

sevgilim!Andlar olsun ki,

çıkmam…

 

 (HERO İLE LEANDROS_18.BÖLÜM)

 

Güçlü çıkardı sesini poyraz

 ve de çakıl kadar çıplak ve kaygan

 güzel kızları gördüm…

               ODYSSEAS ELYTIS

 

 

Gün ortasında başlamıştı esmeye,

deli sonbahar rüzgarı,

tüm Troas bölgesinde, geceyarısına doğru

daha da hızlanarak…Leandros,

Abidos kıralının yakışıklı  oğlu,

uzun süre denizler tanrısı Poseidon’a ,

rüzgar tanrısa yalvarmış,

adaklarda bulunmuş,deli sonbahar rüzgarının

 dinmesi,hırçın denizin ona

yolvermesi için…

Sevgilisi Hero’ya verdiği sözler gelmiş aklına:

Sevgilim!Leandros’um!Erkeğim!

Tanrıların öfkelerinden kork!

Ters akıntılı,hırçın,

öksüz Helleye acımayan deniz öfkelendiğinde

sakın denize açılma…

 

Asi tanrılara benzeyen Abidos kıralının

yakışıklı oğlu Leandros,

karşı kıyıda

 kutsal mabedin yakınlarında

 bir meşalenin üç kez

 yanıp söndüğünü görmüş

ve kendi kendine konuşmuş:

Hero.Sevgilim.Beni bekliyor!

Rüzgar onun meşalesini üç kez söndürdü.

Ve o meşalesini üç kez yaktı!

O beni bekliyor!

Aşk tanrıçasının dengi  sevgilim

beni bekliyor!

Beni çağırıyor…demiş.

Belki kendine çok güvendiği için,belki de

 aşktan çıldırdığı için,

bel ki de,alınyazısı öyle yazıldığı için…

Boğazın öfkeden kudurduğu azgın

sularına atlayıvermiş.

Dardania denizinin ters akıntılı

kudurmuş dalgalarıyla uzun süre

mor dudaklı şafağa

kadar boğuşmuş…

Meşalesi defalarca sönen tanrıça

 cilveli rahibe,

endişeli gözleri hırçın denizde,

hiç uyumamış.

Gerdeğe giren bir gelin gibi…

Heyacandan!Korkudan!Aşktan…

öylece denize bakıyormuş,

gecelerine sevişmelere doyamadığı

 yasak aşkını bekleyen

 taze bir gelin gibi…

yükseklerden,frezlerden

 gözleri  öfkesi dinmeye başlayan

Dardania denizinde,

 mor duvaklı şafak sökmek üzereyken,

birden Leadros’unu görmüş,

sahilde,seviştikleri büyük

 kayanın dibinde,

çakılların üzerinde,upuzun ,hiç

kıpırdamadan yattığını görünce,

öyle bir çığlık atmış ki Hero,

onun çığlığı,

deniz in karşı kıyısından Abidos

 kentinden bile

duyulmuş!

Sonrada bırakıvermiş kendini uçuruma!

Sevgilisi Leandros’un yanı başına

 düşer düşmez ölmüş!

Sadece son bir hamleyle elini

uzatabilmiş,

katran karası Leandros’un

uzun saçlarına…

 

YAZAN:YUSUF AY

RESİMLEYEN:CEREN İLYASOĞLU

                                              SON


2990

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun