CORONA GÜNLERİNDE...

06.12.2020         



Corona günlerinde yeni yaşam tarzımıza alışmak epey zor oldu tahminimce.Pek çoğumuz ekonomik,sosyolojik ve psikolojik kısıtlarla karşı karşıya kaldık.Bir arkadaşımı işiyle ilgili;" uykum kaçıyor Meral Hocam" dediğini hatırlıyorum. 
 
İl k zamanlardaki travmatik korkuyu atlattığımızı ümit ediyorum. Bilinmeyene karşı, anlamlandıramadığımıza karşı duyduğumuz korku ümit ediyorum ki sürece alışmayla biraz daha kabullenme sürecine girmeyle ifadesini buldu.
 
Pek çok uzman kendi alanlarının görüşlerince pek çok tavsiye ve yöntem önerdiler. Sizin reçeteniz hangisi bunu ancak siz tayin edebilirsiniz ancak açıktır ki kendiyle başa çıkma sınavını veriyor her birimiz.Kimimiz bunu bir fırsat bilip içe dönüş yaşayıp, orda bir zenginlik yaratma çabasında olurken kimimiz inkar aşamasına takılı kaldık kimimiz de duyarsızlaştık.Hepimiz sürecin farklı boyutlarını yaşıyoruz belli ki.Ancak ortak tecrübemiz şu oldu ki DEĞER ve DEĞERLERİMİZ konusunda hepimiz düşünmek zorunda kaldık.Benim için bu hayatta neler önemlidir sorusunu sorduk.Bu gün bilsem ki hayatımın son günüdür yanımda kim olmasını ve onunla son günümde ne yapmayı isterdim diye düşündük belki de.Evet yaşam döngüsel ve belirsiz.İnsan zihni ise belirsizliğe ve akışkanlığa karşı oldukça dirençli.Korkularımızın temelinde bu yatıyor.
 
Buna karşı kimimiz hazcı bir tutum belirledik ve son zamanlarımsa olabildiğince az sorumluluk alarak olabildiğince çok haz almalıyım yolunu tuttuk, kimimiz korkuyla kabuklarımızı sertleştirdik, kimimiz öfkeler biriktirdik, kimimizse kendimizi özgeci amaçlara adadık.Bir şekilde bir etkisi ve buna verdiğimiz bir farklı tepki geliştirmiş olduk.
 
Ancak ortak algımız ve idrakımız korku üzerinde döndü.Onun panzehirine bakalım isterim.
 
Korkunun karşısına cesareti koyarız her zaman.Oysa cesaret risk alabilme kapasitesiyle ilgilidir.Korkunun karşısına SEVGİ yi koyduğumuzda ise daha kapsamlı ve geniş bir çözüm üretebiliriz.
 
Bu anlamda bilge hoca ZEN BUDİST THİCH NATHAN`ın çıkarsadığı sevgi tanımlarına bir bakalım isterim.Buda hakiki aşkın öğreticisidir ve buna göre hakiki aşkın dört temel özelliği vardır.Bu dört temel özellik sizin kalbinizde ve zihninizde bulunmuyorsa orda sevgiden bahsetmek mümkün değildir.Bu tanımları sadece romantik aşk için değil dünyayıyı sevmek için de genişletebilirsiniz.Korkuyla değil hakiki aşkla yaklaştığınızda kalbiniz katılaşmaz ve sevginiz tüm varlıkları kapsar.
 
Hakiki aşkın unsurları şu şekildedir.
1.Mutluluk verici şevkat(maitreya):Az ıstıraplı bir iletişim ve ilişkidir.Birlikte gülebilmeyi ve eğlenmeyi de kapsar.Karşındaki için ve kendin için mutluluk üretirsin.Eğer karşı tarafı mutlu etmek için bir çaban yoksa orda bir hakiki aştan bahsedilemez.
2.Merhamet:Bu acının silinmesi için gerekli olan özelliktir.Artık senin acın benim acım diye bir şey söz konusu değildir.Karşınızdakinin acısı sizin acınıdır.Kendi acınıza ve karşınızdakinin acısına da dayanma ve onu absorbe edip dönüştürme yeteneğiniz de olmalıdır.Aşkın romantik olup olmaması da önemli değildir.Önemli olan hakiki olmasıdır.İki taraf da ağlıyorsa orada aşk yoktur.Artık bireysel acı ve bireysel mutluluk yoktur.BİZ BİLİNCİ vardır.
3.Kapsayıcı olma:Hakiki aşta dışlama ve ayrım yapma yoktur.Bizim çokça yaptığımız gibi zihinse psikolojik ve eylemsel sorumluluklardan kaçarak bu senin sorunun demek yoktur.Eğer böyle oluyorsa orda sevgi yoktur.Koyu bir bencillik vardır.
 
Artık siz ve karşınızdaki arasında aşılması gereken yüksek kale duvarları yoktur.Her zaman şeffalık ve dürüstlük vardır.
Evet bu kriterlere bakarak aşkınızın veya karşınızdaki kişinin aşkının gerçek olup olmadığını değerlendirebilirsiniz.
Bu zor zamanlarda korkularımıza tutsak olmayıp onları yenmek için hakiki aşkı yeşerttiğimiz zamanlar dilerim.
Kalbimdeki tüm sevgiyle.

1213
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER