Çanakkale Kadın Platformu; "Kadın cinayetlerine son"

19.05.2020         

Çanakkale Kadın Platformu'ndan yapılan açıklamada, "Kısa bir süre önce defalarca şikâyet ettiği eski kocası tarafından herkesin gözü önünde katledilen Emine Bulut'un "ölmek istemiyorum" haykırışı hala kulaklarımızdayken bir kadın da Çanakkale'de kızının gözleri önünde boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü" dendi...

 Çanakkale Kadın Platformu, F.K. isimli kadının boşanmak üzere olduğu kocası tarafından öldürülmesiyle ilgili açıklamada bulunarak, “kadın cinayetlerine son” dedi. Yapılan açıklamada; “Bu cinayet Türkiye’de ilk değildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Nisan ayı raporuna göre Türkiye’de sadece nisan ayında en az 20 kadın erkek cinayeti kurbanı oldu. Kadınlardan biri “evlenme teklifini kabul etmediği”, biri “kıskançlık”, biri “çok sinirli olması”, biri “kaza sonucunda” iki kadın da “kocasıyla husumeti olduğu” “bahanesiyle öldürüldü. Kadınların altısı eşleri, sevgilileri ya da dini nikahlı kocaları, üçü oğlu, ikisi komşusu, ikisi arkadaşı biri de eve gelen kurye tarafından öldürüldü. Erkekler öldürdü ve kadınlar öldü. AKP’nin cesaretlendirdiği, eril zihniyetin beslediği bu cinayetlerde, katilleri koruyan cezasız bırakan eril yargı suç ortağıdır. Diğer yandan devleti yönetenlerce de her gün kadını erkeğin malı gören, kadın yaşamı yerine aileyi önceleyen açıklamalar yapılmakta, kadınların kaç çocuk doğuracağından, nasıl giyineceğine, sokakta özgürce dolaşmasından, çalışıyor olmasına, kahkahasına kadar müdahale edilmektedir. Tüm bu saldırıların yarattığı sonuç ise daha fazla kadının şiddete uğraması ve öldürülmesi olmaktadır. Her gün en az üç kadının vahşi bir biçimde katledildiği, yüzlerce kadının şiddet tehdidi altında olduğu için kolluk güçlerine ve yargıya başvurduğu Türkiye’de, binlerce kadının yaşanan adaletsizlikler, yanlış uygulamalar ve haksız yargı kararları yüzünden adalete güven duymadığı ortadadır. Bütün bunlar için İstanbul Sözleşmesi diyor ki: Devlet, kadına yönelik şiddetle bütüncül bir mücadele için kurumsal, mali ve eş güdümlü yapılar kurmalı; etkili, kapsamlı ve birbiriyle koordineli politikalar oluşturmalıdır. Devlet yetkilileri, görevlileri, devlet adına hareket eden tüm aktörler kadına karşı herhangi bir şiddet eylemine girişmekten imtina etmeliler ve toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar üretmelidir. Devlet, özel şirketleri ve işverenleri iş yerinde cinsel taciz de dâhil olmak üzere kadına yönelik şiddeti önlemek için denetim standartları geliştirmeye teşvik etmelidir. Devlet, medyayı kadına yönelik şiddeti önlemeye ve kadın onuruna saygıyı arttırmaya yönelik politikaların oluşturulmasına teşvik etmelidir. Türkiye, böylesine önemli bir sözleşmeyi imzalamış olmasına rağmen, kadına yönelik şiddet konusunda 2019 yılı verilerine hatta 2020 Nisan ayı verilerine baktığımızda imzalanan bu sözleşmenin hayata geçirilemediği çok net biçimde görülmektedir. Türkiye 1985 yılında CEDAW (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi), 2011 yılında İstanbul Sözleşmesi’ni (Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Avrupa Konseyi Sözleşmesi) imzalamıştır acilen bu anlaşmaların gerekleri yerine getirilmelidir. Bizler Çanakkale Kadın Platformunun bileşenleri olarak, şiddeti engellemek değil faillerini korumak ve aklamak için örgütlü bir biçimde hareket eden tüm odaklara karşı duracağız. Şiddeti öven tüm yaklaşımları teşhir edeceğiz,  insanca yaşam koşullarının ve en önemlisi yaşam hakkının korunmasına yönelik politikaların hayata geçirilmesi için, başka Emine’ler, Saadet’ler, Fatma’lar ölmesin diye tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Katilinin hak ettiği cezayı alması için de Fatma K davasının da sonuna kadar takipçisi olacağız” denildi… 

(Seçkin Sağlam)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER