Çanakkale vekilleri Anayasa görüşmelerini değerlendirdi

11.01.2017         

Anayasa Komisyonunda gerçekleştirilen görüşmelerin ardından geçtiğimiz Pazartesi günü meclise getirilen Anayasa değişikliği ve Başkanlık sistemi genel kurulda görüşüldü. Pazartesi günü Anayasa değişikliği maddelerinin görüşülmesi için gerçekleştirilen oylama sırasında AKP'li milletvekillerinin gizli oylamaya uymaması CHP'li milletvekilleri tarafından tepki ile karşılandı. Geçtiğimiz Perşembe günü gerçekleştirilen genel kurul ve sonrasında yapılan oylama ile ilgili değerlendirmede bulunan Çanakkale Milletvekilleri gazetemiz Çanakkale OLAY'a konuştu.

 Ülke gündeminde tartışmalara neden olan Anayasa değişikliği ve Başkanlık sistemi paketi önceki gün TBMM genel kurulunda görüşülmeye başlandı. Gün boyunca gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, Anayasa maddelerinin görüşülmesi için gerçekleştirilen oylama sonucunda çıkan 338 evet, 134 ret, 2 çekimser, 5 boş ve bir geçersiz oy ile kabul edildi. Oylama sırasında AKP’li milletvekillerinin oylarını açık bir şekilde kullanması ise CHP’liler tarafından tepki ile karşılanarak, meclis başkanlığına oylama ile ilgili itirazlarda bulunuldu. Anayasa değişikliği ile ilgili TBMM genel kurulunda gerçekleştirilen görüşmeler ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çanakkale milletvekilleri gazetemiz Çanakkale OLAY’a konuştu. Görüşmeler ile ilgili değerlendirmede bulunan CHP Çanakkale Milletvekili Avukat Muharrem Erkek; “Anayasa değişikliği görüşmeleri maalesef, daha önceki kritik görüşmelerde de gördüğümüz üzere yine iç tüzük, Anayasa ve hukuk çiğnenerek gerçekleşti. Oylamalarda AKP’li milletvekilleri kabinlere girmeden ve zarfa atacağı pusulaları göstererek açık bir şekilde oylarını kullandılar. Bu gizli oylamanın temel ilkelerine, hukuka ve etiğe tamamen aykırı bir durumdur.  Bu aykırılıklar CHP’li milletvekilleri tarafından tespit edildi ve bütün gelişmeler kayda alındı, belgelendirildi. Bunları meclis tutanaklarına da geçirdik. AKP’nin derdi demokrasi ve hukuk değil. Bunu her alanda da gösteriyorlar. Zaten bizim asıl sorunumuz sistem sorunu değil, demokrasi sorunu. AKP’nin derdi gerçekten demokrasi olsaydı, bugüne kadar 12 Eylül darbe hukukunu mevzuatımızdan arındırır, siyasi partiler kanununu değiştirir, siyaseti demokratikleştirirdi. Ama şu anda darbecilerin yaptıklarını yapıyor, Erdoğan ve AKP. 23 Temmuz sivil darbesi ile başlayan hukuksuzlukların bir örneğini daha yaşıyoruz. Milletimiz can derdinde ve OHAL altında yaşıyorlar, yönetiliyorlar. Birilerinin derdi de yetkilerini arttırmak, egemenliği, devletin yetkilerini kendi şahsında birleştirmek. Ama bu millet buna müsaade etmeyecektir. Çünkü milletin egemenliği meclistedir. Bizim kuruluş felsefemizden bugüne, biz meclisi üstün kılan bir Cumhuriyet anlayışı ile ilerliyoruz. Parlamentolar, meclisler gerçek anlamda güç merkezleri olmalıdır. Çünkü milletin iradesi mecliste tecelli eder. Bu paket yürürlüğe girerse, Cumhurbaşkanı  ikinci oylamada yüzde 30-40’la da seçilebilir. Ama milletin yüzde yüze yakın iradesi meclistedir. Bu meclis, bir kurtuluş mücadelesi vermiş ve milli kurtuluş mücadelesi sebebi ile gazi unvanı alan bu meclis, egemenliğin meclisten alınarak saraya devredilmesine müsaade etmemelidir. Meclis buna müsaade ederse, millet buna müsaade etmeyecektir. Bakalım maddelerin oylamaları ve genel oylama yapıldıktan sonra göreceğiz” dedi. 

 
“Otoriter bir Cumhuriyeti yaratıyor”
Meclise getirilen Anayasa önerisi ile ilgili mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirten Erkek, meclis olmazsa halkın bu değişikliklere engel olacağını vurgulayarak; “Ben hiçbir zaman halktan umudumu kesmedim. Her zaman biz CHP olarak milletimizin bu konudaki sağduyusuna güveniyoruz. Yeter ki, sivil toplum örgütleri ile birlikte, bu memleketin namuslu gazetecileriyle, namuslu aydınları, üniversiteleri, sendikaları ile beraber halkla buluşalım, gerçeği paylaşalım. Çünkü bu paket demokratik bir Cumhuriyeti yaratmıyor, otoriter bir Cumhuriyeti yaratıyor. Mevcut olan sistenim kötü yanlarını daha da ağırlaştırarak, daha da olumsuz bir yöne doğru götürüyor. Halbuki bizim yapmamız gereken, demokratik parlamenter sistemin aksayan yönlerini düzeltmek. Cumhurbaşkanını parlamenter sistemin amacına uygun bir şekilde yetkilerini düzenlemek. Hukuk devletini, bağımsız yargıyı tesis etmek. Bir kere yargınız bağımsız değilse, Anayasanız mükemmel dahi olsa temel hak ve özgürlükler güvence altında değildir. Çünkü demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri, Anayasayı koruyan bağımsız yargıdır. En mükemmel Anayasayı yapın, eğer fiili durum yaratanlar, ben bu Anayasayı tanımıyorum diyenler, yasama, yargı bana ayak bağı oluyor diyenler, aynı fiili durumu yarın da yapacaklardır. Yarın da Anayasayı, yargıyı, yasaları tanımıyorum diyeceklerdir.  Eğer bağımsız bir yargınız yoksa buna nasıl dur diyeceksiniz. İşte bugün fiili durum yaratanlar, Anayasaya aykırı hareket edenler diyorlar ki, bu fiili durumu, Anayasaya aykırı olan durumu Anayasal zemine oturtalım. Bu son derece çarpık ve sakat bir anlayış. Diyelim ki oturtalım, yarın yine aynı bir fiili durum yaratılırsa, yine Anayasaya aykırı hareket edilirse ne yapacağız. Onun için herkesin çok iyi düşünmesi lazım. En güzel adalet vicdandadır. Herkes vicdanında, aklı ile doğru muhakeme yaparak karar vermelidir. Yoksa bir kişinin siyasi ikbali için Türkiye felakete sürüklenmek isteniyor” dedi.  
 
“Kargaşaya neden oldular”
Anayasa değişikliği görüşmeleri ile ilgili görüşlerini belirten CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz; “Kamuoyunun bildiği üzere AKP ve MHP’nin uzlaştığı, ama MHP’li milletvekillerinin içeriği hakkında yeterli bilgisi olmadığı Anayasa değişikliği teklifi Anayasa Komisyonuna getirilmişti. Orada yapılan görüşmeler sonrasında, öneri AKP’lilerin oyları ile kabul edilerek genel kurula gelmişti. Genel kurulda da öneri üzerinden konuşmalar gerçekleştirildi. Akşam saatlerinde de maddelere geçilmesi ile ilgili oylama gerçekleştirildi. Oylamada 338 oy ile maddelerin görüşülmesi kabul edilmiş oldu. Tabi burada oylamanın şekli gizli oy usulü ile kapalı kabinlerde oy kullanılarak yapılan bir oylama sistemi olacaktı. Gizli oylamanın şartları da kabinlerde perdeyi kapatarak, gizli olarak yapılması gereken bir oylama olması gerekirdi. Fakat AKP milletvekilleri iç tüzüğe aykırı olarak açık oy kullandılar. Yani kullandıkları fişleri göstererek oy kullanmaya başladılar. Bununla birlikte oy kullanma usulünde, il il milletvekillerinin isimleri okunur ve ismi okunan milletvekili kabine girerek oyunu kullanır. Bunda da bir ihlal söz konusu oldu. AKP’li milletvekilleri kabinlerin önünde yığılma yaratarak açıkçası bir kargaşaya neden oldular. Biz de meclis başkanına itirazda bulunduk. Hem gizli oy usulüne uymayan tavırlar, hem de oy kullanacak isimlerin okunmadan kabin önüne giderek bir kargaşaya sebep olması nedeni ile Anayasa ve iç tüzüğe aykırı bir oylama gerçekleştirmeye çalıştılar. Meclis başkanına bu uyarıları ısrarlı bir şekilde yaptık. Meclis Başkanvekili mecburen olaya müdahale etmek zorunda kaldı. Açıkçası burada Meclis Başkanvekilinin yanlı ve taraflı olarak meclisi yönetmesine tanık olduk. Netice itibari ile bu oylama maddelerin görüşülmesinin kabul edilmesi ile 338 oy ile geçmiş oldu. Tabi bu sınırda bir rakam. Kabul için yeter sayısı olan 330 sayısını 8 kişi ile geçtiler. Bu noktada MHP’li milletvekillerinin, hatta AKP’li milletvekilleri içerisinde de bu konuda birçoğunun kafasının karışık olduğunu görmüş olduk. En son önerinin geneli ile ilgili yapılacak oylama ile ilgili umudumuz artmış oldu, sınırda olmuş olmasından dolayı” dedi. 
 
“İç tüzüğe aykırı bir tutum sergilendi”
AKP’nin Anayasa değişikliği için alelacele davrandığını ve değişikliklerin toplumun çeşitli kesimlerinden görüş alınmadan geçirilmeye çalışıldığını ifade eden Öz; “AKP’nin daha önce Anayasa Komisyonunda yapmış olduğu usulsüzce davranışını genel kurulda da görmüş olduk. Anayasa Komisyonunda getirilen önergeler okunduktan sonra, muhalefet partisi milletvekilleri lehte veya aleyhte konuşma yapar. İç tüzük bunu gerektirir. Ama maalesef AKP’li komisyon başkanı önergeleri okutarak, hemen alelacele oylamaya geçme gibi iç tüzüğe aykırı bir tutum sergiledi. Aynı tutumu genel kurulda da gerçekleştirdiler. Dediğim gibi AKP maalesef yine alelacele halktan kaçırarak Anayasa değişikliğini yapmaya çalışıyor. Oysa Anayasalar bir ülkenin geleceği ve kaderidir. Toplumun tüm kesimlerinin uzlaşması ile çıkması gerekir. Bu çıkarılmak istenen Anayasa’daki maddeler hakkında ne Baroların, ne üniversitelerin, ne de STK’ların haberi var. Onların fikri, düşüncesi alınmadan alelacele komisyondan geçirilip genel kurula getirilerek bu değişikliği geçirmeye çalışıyorlar. AKP’lilerin bu acelesi neden? Talimat mı alıyorlar? Bunların hepsi soru işareti. Bunda sonra genel kurulda maddeler üzerinde görüşmeler başlayacak. Bu süreçte de CHP olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Umudumuz, görüşmeler sonunda genel kurulda 330 yeter sayısının bulunmayacağı üzerine” dedi. 
 
“Benim hangi yönde oyumu verdiğimi herkes bilir”
Görüşmeler ile ilgili gazetemize görüşlerini ifade eden AKP Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider ise; “Dün TBMM’de Başkanlık sistemi ve Anaysa değişikliği oylandı. 338 evet oyu çıktı. Bu da bizim beklediğimiz limitlerdeki bir oydu. Kamuoyu da çok iyi biliyor ki, şu an gerçekleştirilen oylama Anayasa değişikliği ile ilgili halka sorup sormama oylamasıdır. Ben bu sürecin başından beri söylüyorum, bizim görüşümüz odur ki, 550 evet oyu çıksa bile bunu halkımıza sormak zorundayız. İnşallah dünkü çıkan sonuç doğrultusunda halkımıza gideceğiz ve diyeceğiz ki, bundan sonra ülkenin nasıl yönetilmesini istiyorsunuz. Milletimizin söylediği başımızın üstünedir. Bir takım muhalefet partileri de nasıl yönetileceğimiz konusunda aman halka sormayalım telaşındalar. Onlara da diyoruz ki, haktan kaçarak siyaset olmaz, demokrasilerde tek hakim halktır. Mecliste bulunan herkes üç aşağı beş yukarı tavrını belirtmiş durumda. Yani CHP gece gündüz hayır diye bağırıyor. Bunu dedikten sonra oyunu gizli mi verdin, açık mı verdin, bunu ben merak etmiyorum. Ben siyasete ilgi duyduğumdan beri başkanlık sistemine ilgi duyan ve savunan bir adamım. Benim ne oy verdiğimi kabine girip çıkmam ile belirleyecekseniz, bu çok sığ bir bakış açısı olur. Ancak, bugüne kadar alışıla gelmiş bir şekilde vesayet odaklarına yaslanarak, halktan kaçarak siyaset yürütmek isteyenler, kendilerinin düşüncelerine ters düşen böyle bir olayda son çırpınışlarını yapıyorlar diye düşünüyorum. Akla hayale gelmeyecek olan argümanlar üretiyorlar ki, bunlar şık değil. Benim oyumu herkes bilir. Bunu kabinde mi attım, dışarıda mı attım, açık mı kapalı mı, bunu hiçbir ehemmiyeti yok diye düşünüyorum. Kaldı ki, şu anda bağımsız milletvekili olduğunu sanıyorum, Aylin Nazlıaka’nın bir twitinde vardı, hangi oyu attığına dair fotoğraf çekip paylaşmış. Bu benim için çok da dert değil. Ben kendi oyumu yayınlamadım, ama benim hangi yönde oyumu verdiğimi herkes bilir” dedi. 
(Oya Koyuncu)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Yılın nikahı
20.11.2017    4495
O Müdüre suç duyurusu!
19.11.2017    3058
Ezine sular altında
20.11.2017    2518
O müdür meclis gündeminde!..
21.11.2017    1330