Canyoning

12.04.2015         ercan@manyapi.com



Çeşitli özel teknikler ve malzemeler kullanılarak, zorlu yürüyüş, atlama, tırmanma, yüzme gibi birçok branş ve beceri yardımıyla çeşitli amaçlar için yapılan Kanyon Geçiş faaliyetidir. Solo olarak da yapılabilmesine rağmen barındırdığı doğal zorluk ve tehlikeler sebebi ile ‘ekip faaliyeti’ olarak yapılması tercih edilir. Genellikle yerleşimden oldukça uzak, zor ve engebeli ortamlarda yapıldığından yol ve yön bulma yanında zor koşullarda hayatta kalabilme becerileri ile birlikte üst düzey psikolojik yeterlilik ve hazırlık gerektirir.
 
 
Birçok kanyon içerisinde; yüksek debili su akışı ve şelaleler, yüksek ve sarp kaya duvarları, dar ve klostrofobik boğazlar bulundurur. Saatler içerisinde tamamlanabilen geçişlerin yanı sıra, süresi günlerle ifade edilebilen kamplı kanyon geçişleri yapılabilmektedir. En yakın branş olarak dağcılık gözükmekle birlikte, tek başına dağcılık bilgi ve deneyiminin fazla bir şey ifade etmediği bir branş olarak Canyoning; özel disiplin ve donanım gerektirdiği gibi, doğa şartlarının anlık değişikliklerine olan yüksek duyarlılığı sebebi ile de farklı beceri ve deneyimler gerektirir. Birçok spor branşı en fazla birkaç saatte son bulurken bazı kanyon geçişlerinin haftalar ile ifade edilebilecek uzunlukta süreler ile yapılabiliyor olması ve yarattığı zor koşulların uzun süreler devam etmesinin insan psikolojisindeki yıpratıcı etkisi ile birlikte, branşın doğasında bulunan sürekli belirsizlik durumu da ayrı bir mücadele sahası yaratmaktadır.
 
 
Her ne kadar dağcılıkta kullanılan malzemeler benzerlik gösterse de zamanla Canyoning, aslında farklı branş ve disiplinleri de içinde eş zamanlı olarak barındırması ve gerek icra süresi ve gerekse zorluk yelpazesindeki genişlik sebebi ile özel teknik ve beceri gerektiren bambaşka bir branş hüviyetine kavuşmuştur.
Risk Faktörü
Kanyonlar genel izah ile genç vadilerdir. Burada ifade edilen genç olma durumu, henüz gelişimlerinin tam olarak tamamlanmamış olmasından kaynaklıdır. Bazen sadece çatlakların büyümesi ve çatlayan kısımların sürekli maruz kaldığı yer çekim etkisine yenik düşmesi sonucu kanyon tabanına doğru çökmeler veya kopmalar olur. Bazen son derece sınırlı olan bu kopuş hareketi bazen de bir kopmanın takip eden bölgelerdeki aşınımı da tetiklemesi ile inanılmaz boyutlara ulaşır. İşte bu teorik olarak her zaman bilinse dahi zamanlama olarak öngörülemeyen durum, hangi evrede olursa olsun tüm kanyon geçiş faaliyetleri için belki de en büyük risktir. Buna bir de çevrede ve özellikle kanyon duvarları ve üzerindeki bölgelerde yetişen ağaç köklerinin bu çatlaklara girerek büyütmesi ve aynı zamanda yağışlara bağlı olarak bu çatlakların boyutlarına göre su ve hava akımına kanal oluşturması ile ilave olan aşınım eklenince sıklıkla oluşan taş, kaya veya kaya bloğu düşmesi vakaları oluşmaktadır.
Unutulmamalıdır ki vahşi yaşama ev sahipliği yapan kanyon bölgelerinde bazen kanyon tabanından yüzlerce metre yukarıda normal yaşantısını sürdüren bir yaban hayvanı dahi düşürebileceği taş veya kayalar ile kanyon coğrafyasını bir anda değiştirebilir. Bu el değmemiş bir kanyonda sınırlı miktarda bir sorun teşkil etse de içinden geçiş yapıldığı esnada da olabileceğinden dolayı kesinlikle ölümcül bir risktir. Buradaki riskin büyüklüğü düşen kaya bloğunun büyüklüğünden de bağımsızdır. Çünkü düşüş mesafesinin yüzlerce metre olabildiği düşünülürse sadece birkaç milim çapında önemsiz gibi görülen bir taş parçası dahi isabet etmesi durumunda ölümcül olabilmektedir.
Kanyon geçişleri için bir diğer yüksek risk faktörü sudur. Temel ihtiyaç maddemiz olan su; hızına ve ısısına bağlı olarak çok farklı çeşitlerde riskler yaratır.
Açık dere yatağında yavaşça ve tehlikesiz olduğu düşünülen su akımı, daralan kanyon duvarları arasında yükselti farkına da bağlı olarak inanılmaz hız ve güce erişir. Tüm kanyon yapısı içerisinde yarattığı kayganlık zaten başlı başına bir risk olmasının yanında özellikle dar alanlarda ve yükseklik farkı olan bölgelerde geçiş emniyetini büyük ölçüde etkiler. Bu sebeple eğer alternatif geçiş imkanı bulunuyorsa bu tip suyun hızlı ve güçlü olduğu görülen bölgelerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
Suyun yarattığı sayısız risk faktöründen bir diğeri de; sakladığı doğal tuzaklardır. Özellikle kış aylarında erimiş kar sularının derelerin debilerini ciddi oranda arttırması ile kanyon içine ait olmayan ancak suyun başka bölgelerden taşıdığı yabancı cisimler de sıkışıp kaldıkları bölgelerde suyun görüşü engellemesi ile tuzaklar oluşturur. Ağaç dalları ise suya yatay bir konum edinmiş dahi olsalar, alt ve üst bölgelerinden ayrı hızlarda akım oluşması halinde, suyun akımı ile hareket eden bir kişinin kontrolünün kaybolmasına sebebiyet verebilir.
Suyun yarattığı bir diğer ve önemli risk de sel riskidir. Geçiş anında karşılaşmayı isteyeceğimiz son şey hiç şüphesiz ki hesaplarımızın çok üzerinde ve ani oluşan debi artışıdır. Hipotermi ( vücut ısı düşümü ) de kanyon geçişlerinde karşılaşılabilecek önemli risklerdendir. Özellikle uzun ve zor kanyonlarda bulunan uzun su kanalları, geçiş yapan kişinin su ile temas süresini büyük oranda arttırır.
Kanyon geçişlerinde bu sayılan riskler kadar ve belki daha da fazlasını ise kaynak olarak insanın bizzat kendisi yaratır. Yetersiz bilgi ve deneyim, fiziki ve mental zafiyet ile oluşabilecek yanlış karar verme durumu, yeteri kadar önem verilmeyen ön hazırlık ve araştırma, kanyon geçişleri için en büyük riskleri yaratır. Bu sebeple bir kanyon geçişi ancak tüm ekip üyelerinin kusursuz uyumu ve güç birlikteliğini etkin şekilde kullanabilmeleri ile sorunsuz olarak tamamlanabilir.
Sınıflandırma ve Zorluk Dereceleri
·         Clas 1 : Geniş ve kısavadi görüntüsündeki formlardır.
·         Clas 2 : Su geçişinin herhangi bir özel donanım gerektirmediği kısa, az inişleri olan, detaylı teknik malzeme gerektirmeyen genel olarak göreceli derin dere formlarıdır.
·         Clas 3 : Aktif su akımı olmayıp ancak mevsimsel yağışlardan etkilenen, 4 m üzeri iniş olsa da ( 7 m yi geçmeyen ) detaylı teknik malzeme gerektirmeyen ve genel olarak 750 m. geçmeyen kısa geçit formlarıdır.
·         Clas 4 : Aktif su akımı olmayıp ancak mevsimsel yağışlardan etkilenen  genellikle 1 km ve üzeri uzunlukta yarık formlarıdır. Öncü ve toplayıcı özellikli çift rehbersiz geçiş yapılmaz.
·         Clas 4+ : Class 4 kanyonlardan farkı 18 m. üzeri düşüşlerdir. Kuru kanyon formunun üst düzey zorluk kademesini temsil eder.
·         Clas 5 : Çok düşük debili su akımı mevcuttur. Mevsimsellik etkisi ile bazen akımın iyice düşmesi ile sadece gölet oluşumları barındırır. Alternatifli geçişler ile detaylı teknik malzeme ihtiyacı olmaksızın geçişi mümkün olan kısa kanyon formlarıdır.
·         Clas 5+ : Class 5 kanyonlardan farkı teknik malzeme gerektiren 7 m. üzeri düşüşlerdir. Kanyon duvarları çoğu zaman çıkışa müsaade etmez yapıdadır.
·         Clas 6 : Su akışının azalsa da hiç durmadığı kanyonlardır. Bu tip kanyonlarda suyun getirdiği ekstra riskler açığa çıkar. Teknik malzeme zorunludur.
·         Clas 6+ : Class 6 kanyonlardan farkı 18 metre üzeri bir ve daha fazla düşüş oluşumudur. Bu düşüşler ilave riskler ve teknik donanım gerektirebilir.
·         Clas 7 : Bu tip kanyonlar genel olarak uzun ( 7 km. üzeri) içinde derin su kanalları barındıran, su seviyesine bağlı olarak değişkenlik gösteren yapıda , çok sayıda 18 metreye varan düşüş barındıran mutlak suretle su giysisi gerektiren ve hipotermi riski olan kanyonlardır.
·         Clas 7+ : Class 7 kanyonlardan farkı 18 metre üzeri bir ve daha fazla düşüştür.
·         Clas 8 : Kanyon eğiminin uzunluktan bağımsız olarak 0,3 ve üzeri olduğu ve yüksek su debili ( her mevsim ) kanyonlardır. Girilmemelidir.
·         Clas 8+ : Prensip olarak henüz hiç geçiş yapılmamış veya içine dair hiçbir bilgi veya ciddi veri bulunmayan keşfedilmemiş kanyonlardır. Henüz sınıflandırma yapılmamış olduğunu ifade eder. İçi bilinmediğinden sebep azami tedbir ve geniş yelpazede teknik donanım gerektirir.
Kaynak : Kanyon ve Doğa Sporları Araştırma Derneği
 

876

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun