Challenger Faciası ve Mühendislik

31.05.2020         

Mühendislerin sesi genelde nicel veriler ışığında çıkar. Mühendisliği; edebiyat, felsefe ve sosyoloji gibi sübjektif yargıların ağır bastığı yapılardan daha keskin köşeli olduğunu düşünebilirsiniz ancak öyle değil. Bu duruma acı bir örnek 28 Ocak 1986 yılında yaşandı. Uçuş için hazırlanan Challenger uzay mekiği; eğer uçuşu gerçekleştirseydi 1983 yılından itibaren gerçekleştirdiği onuncu uçuşu olacaktı.

 

 

Roger Mark Boisjoly Amerikalı bir makine mühendisiydi. Kazanın gerçekleştiği zaman Nasa’ nın tedarikçisi konumunda olan Morton Thiokol şirketinde çalışıyordu. Uzmanlık alanı akışkan dinamiği ve aerodinamik üzerine olmasına rağmen sorunu keşfettiği yer malzeme üzerinde olmuştu.

 

Uzay mekiğinde yaklaşık iki milyon bileşen vardır ancak bu faciayı belki çoğumuz tarafından önemsenmeyecek bir parça: Besleme roketlerinin birleşme yerlerinde yer alan yaklaşık 5mm. kalınlığa sahip sentetik bir kauçuk neden olmuştur. Aslında işin şaşırılacak kısmı parçanın ne olduğu değil; Sorun bulunmasına, nicel verilerle ve mühendislik kuramlarıyla birlikte ortaya konulmasına rağmen kazanın yaşanması işte asıl şaşırılacak ve düşünülecek kısım bu.

 

Besleme roketleri sıvı yakıtın verdiği güçle mekiği ses hızına kadar çıkarabilen parçalardır. Her roket yedi parçadan oluşmakta ve bu parçalar birbirlerine o-ring görevi gören “O” halkalarıyla bağlanmaktadır. Bu halkaların asli görevi: egzoz gazını roketin içerisinde tutarken sıkışıp uzamalı ve görevini yaparken esnek olmasıdır. Ancak Roger Mark Boisjoly 1985 yılında fırlatılan Discovery mekiğini incelerken bir “O” halkasının kritik derecede zedelendiğini fark eder. Bu zedelenmenin ise soğuk hava koşullarından olduğunun saptamasını yapar.

 

Discovery mekiği fırlatıldığı zamana kadar ki en soğuk hava olan yaklaşık 11 °C’de yapılmıştır. Bu “O” halkasının esnekliğini kaybetmesine akabinde egzoz gazının etkisiyle zarar görmesine neden olmuştur.

 

 

Gelelim Challenger mekiğine… Fırlatma gerçekleşeceği sabahın gecesinde Florida’ nın en soğuk gecelerinden biri yaşanmıştı. Hava sıcaklığı yaklaşık – 8 °C’lere kadar düşmüştü. Morton Thiokol yetkilileri ve telekonferansa katılan Roger Mark Boisjoly uçuşun tehlikeli olduğunu ve sabah uçuş yapılmasını tavsiye etmediklerini Nasa’lı yetkililere bildirmişti. Nedenini soran Nasa’ lı yetkililere Roger Mark Boisjoly sebebinin bu soğuk hava koşullarında “O” halkasının özelliğini kaybetmesi olduğu açıklamıştı.

 

Nasa’lı yetkililerin baskılarıyla birlikte Morton Thiokol’ ın yöneticileri uçuşa izin vermiş. Roger Mark Boisjoly’ın çıldırması işe yaramamış ve ertesi günün sabahında bu hazin son gerçekleşmiştir.

 

Kaynaklar:

1) Buğra Yaş / Malzeme Bilimi


1365

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER