Çok mu işiniz var?

23.05.2016         tkoc@comu.edu.tr

Merhaba dostlar. Bir 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını daha kutladık! Ne güzel kutladık değil mi?

 

 

            Yapıldığı kadarı ile törenlere katıldık, gazetelerdeki yazıları okuduk, sosyal medyada pek çok paylaşım yaptık, paylaşılanları beğendik, dostlarla merhabalaştık, pek çok siyasi ve/veya sosyal kaygıyı paylaştık ve rahatladık.

            Tamamdır; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutladık…

            Tamam mıdır acaba?

            Bana göre tamam değil.

            Evet, bayramlar toplumlar için geçmişteki kazanımlar açısından bir şeyler ifade eder ama o kadar mı?

            Öncelikle ifade edelim ki geçmişteki kazanımlar geçmişteki kazanımlardır öncelikle bu kazanımların gerçekleştikleri dönem için değerlendirilmesi gerekir ve eğer daha iyiye taşıyamadınızsa bu gün için yeterli değildir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu konuda çok doğru bir yaklaşımı aşağıdaki kelimeler ile ifade etmiştir;

“Ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. (Mustafa Kemal Atatürk, 1933, Cumhuriyet Bayramı açılış konuşmasından).

            Dostlar bu yaklaşım her konuya ve tarihi olaylara bilimsel diyalektik ile bakılması gerektiğinin altını çizmektedir. Bilimsel yaklaşımın temelinde ise sorgulama vardır. O halde gelelim sorgulamalara:

            Konuları ele alırken sorgulayarak mı bakıyoruz yoksa oluşturduğumuz kalıpları/doğmaları birbirimize dayatmaya mı çalışıyoruz?

            Hangi düşünceyi savunuyorsa savunsun sorgulama yoksa doğma gelişir ve dayatma başlar.

            Kendi kendimize “Ben ne derece sorguluyorum?” diye sorabiliyor muyuz?

            Haydi, sorguladık ve çok doğru ve o anda bizim, toplumumuzun ve hatta dünyanın sorunlarını çözecek doğrulara ulaştık bu yetiyor mu?

            Örneğin bana göre Laik Eğitim ve Laik Yaşam aşağıdaki gerekçelerle kaçınılmaz gerekliliktir:

            Bireyin kendi kişiliğini ve kimliğini özgürce oluşturabilmesi için.

            Düşünce özgürlüğü için.

            Bilim yapılabilmesi için.

            İnsan hakları, çocuk hakları gibi insanlık tarihinde bedeli ödenerek tanımlanmış hakların kullanılabilmesi için.

            Farklılıkların bir arada yaşayabilmesi için.

            Barış için.

            İnanç özgürlüğü için.

            …

            Tamam mı?

            Bitti mi işimiz?

            Bitmedi.

            Doğruları bilmek yetmez doğruları yaşama geçirmek için emek vermek gerekir.

            İşte bu nedenle dostlar EMEK en yüce değerdir ve söylemek ötesinde gerçekleştirmek kesin irade ister.

KESK’in (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) “Laik Eğitim ve Laik Yaşam!” vurgusu ile 28-29 Mayıs 2016 tarihlerinde dokuz ilde (Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Adana, Samsun, İzmir, Antalya, Trabzon ve Van) miting düzenleme çağrısı size ulaştı mı?

Evet biliyorum ulaştı.

Duymak isteyen duydu, istemeyen de duydu ama duymamazlıktan geliyor.

Çanakkale’den 27 Mayıs akşamı çıkacağız ve İstanbul’daki mitingde olacağız. Ulaşım ise KESK tarafından ücretsiz sağlanacak.

Geliyor musun?

???

Çok mu işin var?

Pikniğe mi gideceksin?

Ama düzenleyenler… mi?

10 Ekimde 2015’te olduğu gibi bomba mı patlatırlar?

Sen ben çok mu değerliyiz?

Elbette değerliyiz. Ama hiçbir risk alamadan, emek vermeden nasıl insan olunur?

Bu gün kutladığımız, onur duyduğumuz, örnek gösterdiğimiz, beğendiğimiz kazanımlar için hiç emek verilmedi mi? Bu işlerin hiç mi riski yoktu?

Bu kazanımlar için emek verenler, bedel ödeyenler değerli değil mi idi?

Yazacak çok şey var ama gerisini size bırakıyorum…

İyi düşün, karar ver ve uygula…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


750

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun