DAĞCILIK-FARKLI BİR SPOR DALI

30.11.2013         ercan@manyapi.com



 
Geçen hafta üniversiteden bir arkadaşımla sohbet ederken “insan neden dağlara çıkar, ölümle burun buruna yaşa,r işini evini terk edip bir bilinmeze doğru yelken açar anlayabilmiş değilim. Nasıl bir spor dalıdır bu dağcılık böyle diye?” sorunca şaşırmadım desem yalan olur. Benim gerçek birer kahraman olarak baktığım dağcılara, bisikletçilere, yelkencilere o hiçte öyle bakmıyor. Peki nedir bu dağcılık nereden çıkmış ne zaman spor dalı olmuş?
Başlangıcı tam olarak bilinmemekle beraber dağcılık sporunun Alplerde doğduğu tahmin edilmektedir. Bu yüzden Alpinizm olarak bilinmekte ve bu sporu yapanlara da alpinist denmektedir. Dünyada ilk dağcılık klübü 1857 yılında İngiltere de Alpine Clup adıyla kurulmuştur. Uluslararası bir spor haline gelmesi ise,ÊÊyılında, merkeziÊ`de olan Ê()`nin kurulmasıyla mümkün olmuştur. Dağcılığın ülkemizde spor olarak başlangıcı 1920’li yıllardır.1924 yılında Albay Cahit Bey, subay ve erlerden oluşan ekibiyle Kayseri’ de Erciyes Dağının zirvesine tırmanmışlardır.1926 yılında ilk dağcılık talimgahı kuruldu ve bu yurdumuzda açılan ilk dağcılık okulu oldu.
 
 
Şimdi gelelim asıl meseleye bir insan neden dağlara çıkar?
İnsanları dağlara çeken en önemli etkenler merak ve keşfetme duygusudur. Dağda ilerlerken sürekli olarak bir adım sonra neyle karşılaşacağınızı düşünürsünüz. İlerdeki tepenin arkasında veya zirvede karşılaşacaklarınızı düşünmek sizi devamlı ileri gitmeye zorlar. Attığınız her adım, çıktığınız her zirve sizin için bir keşiftir; oraya ilk ulaşan siz olmasanız bile!
Dağdayken doğanın sunduğu güzelliklerin de tadına varırsınız. Temiz dağ havasının, her zamankinden daha yakın gözüken yıldızların, heykel tıraş elinden çıkmış gibi duran kaya ve buz oluşumlarının ve ayaklarınızın altında deniz gibi uzanıp giden bulutların. Her adımda karşınıza başka bir mükemmellik çıkar. Dağdan şehre geri dönerken zihninizin her zamankinden daha berrak olduğunu fark edersiniz. Fiziksel açıdan yorulsanız bile zihinsel açıdan dinlenmiş olarak şehre dönersiniz.
 
 
Dağcılığın en güzel taraflarından birisi de kalıcı dostluklar sağlamasıdır. Kişi dağdayken yanında zor şartlarda yardımına koşan, Dağda kişi gerçekte neyse odur. Bu da dağcının partnerlerini bütün çıplaklığıyla tanımasını sağlar. Bir insanı dağa götürmek onu tanımanın en kestirme yoludur.
Dağcılık birçok insan için kendini ifade etme biçimidir. Zirve yolunda karşısına çıkan güçlükleri aşabildiğini görmek, başkalarının zihinlerinde bile canlandıramadıkları şeyleri başarmak kişide bir çeşit macera, bir çeşit yenilmezlik duygusu uyandırır. Belki de insanları dağlara çeken bu duygudur. Dağcı zorlukları aştıkça kendine olan güveni artar. Zirveye çıkarken seçilen yol ne kadar çetin, aşılan engeller ne kadar zor olursa, zirvede yaşanan mutluluk ve tatmin duygusu da o kadar büyük olur. Dağcıların kendilerine devamlı daha zor rotalar aramaları da bu yüzdendir.
Yapılan işin zorluğu, göze alınan riskin büyüklüğü korkuyu da beraberinde getirir. Fakat dağcının dağda hayatta kalmasını sağlayan da bu korkudur. Bazı insanlar dağcılığı doğaya karşı bir meydan okuma olarak görürler. Gereksiz yere risk alıp sonunda hayatlarını kaybederler. Doğru olan doğaya karşı olmak değil, onunla uyum içinde olmaktır. Dağcı herhangi bir dağın zirvesine ancak dağ izin verirse çıkabilir. Sınırlarını yükseltmek dağcının kendi elindedir. Bu sınırları belirleyen en önemli etken tecrübedir. Tecrübe kazanmanın tek yolu ise sık sık dağcılık faaliyetlerine katılmaktır. Ancak tecrübe tek başına yeterli değildir. Dağcının fizik kondüsyonunu yüksek tutması gerekir. Dağcı için hayati önem taşıyan bir diğer unsur ise malzemedir. İnsanoğlu, doğada hayatta kalabilmek için çeşitli malzemelere ihtiyaç duyar. Bunların en önemlileri ayakkabı ve giyeceklerdir.
Giyecekler de çok önemlidir. Eğer giyeceklerimiz yeterli özelliklere sahip değilse yükseklerdeki soğuk çok fazla ısı kaybetmemize yol açar. Kaybettiğimiz ısı normal limitlerin üstüne çıktığı zaman da hastalanırız. Hatta donarak ölmemiz bile söz konusudur.
Dağcılığın ön koşulu doğada yaşama becerisine sahip olmaktır. Doğada yaşayabilmek pek de kolay sayılmaz. Şehirde sahip olduğunuz medeniyetin kolaylıklarından bir anda vazgeçmek mecburiyetinde kalırsınız. Örneğin dağda tuvalet yoktur. Sıcak duş alma imkanı da yoktur. Doğadaki temel gıdalarınız artık makarna ve bulgurdur. Çünkü gezi boyunca bozulmadan kalan, en fazla enerji sağlayıp sırt çantanızı en az ağırlaştıran yiyecekler onlardır. Yazın çoğu dağda su bulamazsınız, suyu taşımanız gerekir. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün fakat bu kadarı bile yapılacak fedakarlığın boyutları hakkında bir fikir veriyor.
Dağcılık yazın ve kışın Kar-Buz ve Kaya tekniklerinin uygulanarak hedeflenen rotanın tırmanılmasıdır. Bu bazen bir kaya duvarı bazen buz kulvarı bazen de yürüyüş şeklindeki parkurlar olabileceği gibi bazen de zirve olabilir.
Kaya tırmanışlarında zirveler değil rotalar ön plana çıkar. Bu tırmanışlar çoğunlukla zirveyle sonuçlansa da önemli olan zirveye ulaşılıp ulaşılmaması değil, hangi yoldan zirveye ulaşıldığıdır. Çıkılacak rotalar genellikle 90 derece diklikte olan kaya duvarlarıdır. Kaya tırmanışı zor bir dağcılık dalı olduğu için özel çalışma gerektirir.
Zirve tırmanışları ise tam bir planlama gerektiren bir ekip işidir. 8000 lik bir zirveye çıkmak için uzun bir planlama gerektirir. Ana kampın kurulması ileri kamplar için gerekli malzemeler yiyecek içecek derken tonlarca malzeme gerekir. Bazen bu malzemelerin ana kamplara taşınması için iki yüze yakın kişinin desteğine ihtiyaç duyulur. Başa dönecek olursak aslında dağcılık insanoğlunun yaptığı en zorlu sporlardan birisidir. Aynı zamanda da canlı seyircisi olmayan tek spor dalıdır. İnsanın en güçlü duygularından birisi merak duygusunun insanı neler yaptırabildiğinin de en belirgin halidir.
İşte dağcılık sporunun kolları;

1.Doğal alanlarda atlama mesafesinde emniyetsiz tırmanış (Bouldering )
2.Emniyetli olarak serbest tırmanış ( Free-Sport Climbing )
3.Yapay alanlarda emniyetsiz tırmanış ( Buildering)
4.Yapay Tırmanış ( Aid-artificial climbing )
5.Büyük Duvar Tırmanışı.
6.Kar-Buz Tırmanışı ( Snow-Ice climbing )
7.Kar-Buz kaya Karışık Tırmanış ( Mixed climbing
8.Klasik Dağ tırmanışı ( Alpine Climbing )
9.Kalabalık gruplarla uzun süreli tırmanış (Expedition )
10.Solo Tırmanış ( Solo Climbing )
11.Yarışma amaçlı tırmanış
12.Sportif kaya tırmanışı

2091

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun