DEMOKRATİK DEVLET` E VATANDAŞLIK MI ? BASKICI DEVLET`E KULLUK MU ?

04.03.2016         hasankucukoba@gmail.com

Dünya`da 193 Vatikan`ı da dahil edersek 194 Devlet ve sözüm ona bir çok da devletçik var.

 

 

Her türlü kararı halk iradesi ile alan evrensel hukuk normlarında,yönetim anlayışının

egemen olduğu ,toplumsal sorunları`` ortak akıl ve uzlaşı ``ile çözen,adaleti herkese

eşit ve ayırımsız uygulayanlar,bildiğimiz Demokratik ülkelerdir

Bu ülke`lerde insanlar vatandaş olmanın hak ve sorumluluklarına özen gösterirler

Devletin hak ihlalleri  durumunda veya,

vatandaş`ların  sorumluluklarını yerine getirmeyişleri halinde, adalet kurumları

Mahkemeleri,(hukuk mekanizmaları ) devreye girer hak ve hukuklar korunur.

Böylesi  Demokrasilerde Devlet Devlet`liğini, vatandaş da vatandaş`lığını bilir.

Kısacası; yasalar ve uygulamalar insanı merkeze alan Devlet ve hukuk anlayışıdır.

Devlet vatandaşların kendi kendilerini yönettiği siyasi organizayondur.

Demokratik Devlet`lerin uygulama  biçimlerini daha da açabiliriz..

Sosyal Devlet anlayışı ile,vatandaşların ekonomik sorunları ,

refah ve yaşam düzeyleri için en üst düzeyde çaba harcanır.

Bilimsel eğitim anlayışı ile toplumun aydınlanması ,kişinin gelişmesi,yaratıcılık

becerisini ülkesinin kalkınmasına katmasının önü açılır.

Bir kişi de olsa her kesin insan olmaktan kaynaklanan hak ve özgürlüğüne özen gösterilir.

Kimseye,sus konuşma,benim gibi düşün ,benim gibi yaşa denmez.

Bana oy vermezseniz size ekmek yok,peşinize poliz takarım denmez.

Tek dil..... tek din....tek... tek... tek....denmez

Karşı mı çıktınız ,itiraz mı ettiniz,hak talebinde  mi bulundunuz ?

Tank`larım Top`arımla ,

elektiriğinizi suyunuzu keser aylarca sizi sokağa çıkmadan aç burakırım.

kadın çocuk sivil demeden hepinizi terorist ilan ederim,

Cenazelerinizi haftalarca sokak ortasında bekletirim denmez.

Denmez diyenler,bu yöntemleri devlet anlayışından  kaldırmış,

huzurlu ,kalkınmış toplumsal sorunlarını çözmüş ülkelerdir

Demokratik ülkelerde bireylerle devlet arasındaki sorunlar askari düzeydedir.

Münferit sorunlar olsada rehabilite edilir ve çözülür.

Cezalar kişiyi tekrar topluma kazandırmayı amaçlar.

Vatandaşla Devlet arasında güven ve sevgi oluşur.

Hal böyleyken ;

Mutlak itaatçı devlet yönetimleri neler yapmakta ve sonucunda neler olmaktadır ?

Ortadoğu ve Dünya`nın çeşitli ülkelerinde yaşananlara bakarsak .....

Arkasına küresel güçlerin desteğini alarak ayakta durmaya çalışan ülkelerde,

ağır hak ihlalleri, adaletsizlik ve sonunda kan ve gözyaşı olur.

Ekonomik yıkımlar,göç dalgaları,kıyılara vuran insani dıramlar söz konusu olur.

Demokrasiden vazgeçerek  toplumsal barışı ve kamu düzenini,

``Güvenliği sağlıyacam``  gerekçesine sığınarak gerekirse toplu imhaya başvurmak gibi,

akıldışı devlet anlayışlarını görürüz.

Tarihte bunlar yapılmadımı ?

Yapıldı.

Sonuçları ne oldu ?

Devletler dağıldı.toplumlar parçalandı asırlık kin ve nefretin egemen olduğu,

düşmanlıklar insanlığın evrensel değerlerini esir aldı.

Ne yazık ki arkasındaki derin güçler dışında,

bundan kazançlı çıkanlar,ölenler ve öldürenler değildi..

Son dönemlerin Libya, Mısır, Irak ve Suriye`si buna en çarpıcı örnektir.

Çok garip değil mi?

Bütün toplumsal kesimler biribirlerini Hain ve terorist ilan ediyor.

Sormak gerekmezmi ?

Bu çağdışı yönetimlerin hiçmi suçu yok ?

Temenni etmemekle beraber ,

Türkiye`deki gidişat halkımızın sağduyusu tarafından önlenmezse, buna doğru gidiyor.

Ülkenin doğusunda yaşananlar ile batsındaki sessizlik beni ürkütüyor.

Herkese sağduyu  önererek bir anımla yazıyı bitirmek istiyorum.

Savaş sonrası IRAK`ın BASRA şehrine gitmiştim,Uzun yıllar İran- Irak   savaşı,

daha sonra ABD işkali ve ambargosu yaşamış bir kentti.

3 milyonluk şehir`e on  kilometre kala kanalizyason kokuları içinde girdik

Nükliyer bombası yemiş HİROŞİMA`yı andırıyordu.

Altından Dünya petrollerinin % 30 nun UM-Kasr limanına aktığı şehirdi.

İngiliz askerlerinin Baykuş`lar gibi petrol tesislerini  koruduğunu,

vahşi kapitalizmin kanlı ellerini gözlerimle gördüm

Cehennemi andıran Basra`da,55 derece sıcakta elektirikler kesik,

Kadınların çoğu  yalınayak ve dileniyorlardı.

Yaşamımda çok yokluk ve yoksulluklar gördüm,

Açık söyleyeyim ki... ilk defa korktuğum ve ürperdiğim  bir manzaraydı.

Yanımda ki Basra`lı arkadaş üzüldüğümü anladı ve bana dönerek...

Baskıcı yönetimlere kul olduk,SADDAM`ın diktatörlüğü bizi bu hale getirdi.

Gidin Dünya`ya anlatın.

BİZ YANDIK KİMSE YANMASIN.

 

 

Not: Yazılarımda sürekli genel siyasi analizler yaptığımı ve görüşümün ne olduğunu soran

        arkadaşlara cevabım :Özgür birey,Demokratik Toplum ve

        evrensel hukuk normlarına dayalı sosyal devlet anlayışı olduğunu söylemek istiyorum.

 

 

 

 

 

 


899

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

“Mesleğimiz gasp ediliyor”
28.03.2017    2451