DOKUNMA HİSSİ

13.01.2020         

Yeni araştırmanın gösterdiğine göre beyinlerimiz, doğrudan vücut üzerinde olmasa bile dokunmanın konumunu tespit edebiliyor.

 Yapılan bu yeni ve ilginç çalışma, tuttuğumuz bir nesnenin başka birisiyle nasıl temas ettiğini algılayabildiğimizi gösteriyor; sanki bu nesne bizim uzantımızmış gibi…

 

Örneğin bir çubuk tutuyor ve ardından onunla birisine dokunuyorsanız; sinir sistemimiz boyunca gönderilen titreşim desenlerini kullanan beyniniz, görünüşe göre özel bir sinirsel algılayıcı dizisini harekete geçirerek neler olduğunu çözmeye çalışıyor.

 

Elbette elimizde tuttuğumuz bir şeye dokunulduğu zaman, basınçta meydana gelen ve parmaklarımıza geçen değişimi hissedebiliyoruz; fakat bu son çalışma, nesneyle yapılan temasın tam yerini de çözebildiğimizi gösteriyor.

 

Fransa’daki Lyon Üniversitesi’nde çalışan sinirbilimci Luke Miller, Scientific American dergisinden Richard Sima’ya, “Söz konusu araç, vücudunuzun duyusal bir uzantısıymış gibi muamele görüyor” diyor.

 

Miller ve meslektaşları, yaptıkları 400 farklı testte, çalışmada yer alan 16 katılımcıya ahşap çubuk tutturmuş. Daha sonra bu çubuklara birbirine yakın noktalardan iki defa dokunulduğu zaman, katılımcılardan bunları belirlemeye çalışmalarını istemişler.

 

Çalışmaya katılan gönüllüler, bu konuda şaşırtıcı ölçüde iyiymiş: Birbirine yakın mesafede yapılan iki dokunuşu, %96 oranında belirlemişler.

 

Araştırmacılar, deneyler sırasında katılımcıların beyin faaliyetini kaydetmek amacıyla elektroensefalografi (EEG) cihazı da kullanmış. Bu taramalar, beynin hem cildimizdeki, hem de tuttuğumuz nesnelerdeki dokunuşları tespit ederken (özellikle birincil bedensel-duyusal korteks ve arka yan kortekste olmak üzere) benzer sinir mekanizmalarını kullandığını göstermiş.

 

Araştırmacıların öne sürdüğüne göre, bir nesneye yapılan dokunuşu muhtemelen titreşim bitmeden önce belirliyoruz; takımın ana deneyin ardından yürüttüğü bilgisayar modellerine göre bu olay, 20 milisaniye kadar kısa bir süre içinde gerçekleşiyor olabilir.

 

Bu tam anlamıyla yeni bir görüş değil; (etraflarındaki nesneleri algılamak için değnek kullanan görme engelli insanları düşünün), fakat daha önce hiç kimse beyinde neler olduğuna bu kadar detaylı şekilde bakmamıştı.

 

Görünüşe göre beynimiz, Pasinyen almaçları adı verilen ve cildimizde bulunan belirli sinir uçları yoluyla gelen bu titreşimleri çözebiliyor. Bu çözme işinden sorumlu beyin bölgeleri, elimizdeki bu almaçlardan gelen bilgiyi alarak; daha sonra bir nesneye nereden vurulduğunu çözebiliyor. Ayrıca araştırmacılar, aletlerin ne yaptığına yönelik daha iyi geri bildirim elde etmek amacıyla; bu aletleri tutma şeklimizin de evrimsel yönden uyum geçirmiş olabileceğini düşünüyorlar.

 

Protezlerin tasarlanma şeklinin değiştirilmesi, bu araştırmanın faydalı olabileceği alanlardan biri olabilir; eğer vücut ile dünyanın geri kalanı arasındaki nesnelerin beyne nasıl bilgi aktardığını anlarsak, bunların algılayıcı şeklinde daha iyi çalışmasını sağlayabiliriz.

 

Çalışma; aynı takımın, nesnelerin nasıl vücut uzantısı gibi görev gördüğüne yönelik yaptığı önceki araştırmaya dayanıyor. Fakat artık, bu tuhaf olgu gerçekleştiği zaman beynimizin içinde neler olduğuna dair daha çok şey biliyoruz.

 

Araştırmacılar, yayınlanan makalelerinde şöyle yazıyorlar: “Aletlerin, insan davranışı konusunda daha önce yeterince değer verilmemiş biçimde temel şeyler olduğunu gösteriyoruz: Vücudumuzun dokunsal sınırlarını, sinirsel seviyede genişletiyorlar”

 

“Bundan dolayı elde ettiğimiz sonuçlar; dokunsal işleme sürecinin ciltte durmak yerine, kullandığımız aletleri kapsayacak şekilde sinir sisteminin ötesine uzandığını öne sürüyor.”

 

Araştırma, Current Biology bülteninde yayınlandı.

 

Kaynak:

1) Ozan Zaloğlu (popsci.com.tr)

2) David Nield/ScienceAlert


234

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER