Davetimiz var…

23.02.2017         tkoc@comu.edu.tr

Bu gün benim için özel ve yaşamım açısından çok önemli olan bir konudan bahsedeceğim.

 

 

Üretmek ve uygulamak, yani yaşamak…

İşte bu şekilde güzel ve anlamlı oluyor yaşam. Bunu başardığında yaşadığı her anı acısı/tatlısı ile her damlasına kadar hissediyor insan.

Öyle ya da böyle desinler veya demesinler diye değil olduğu gibi kendin olmaya çalışarak yaşamak. Bu insanın yaşam tarzı olabilir/olmalıdır. Bu tarzı söylemek kolay ama gerçekleştirmek zordur. Bu arayış ancak insanlık tarihi ve ülke tarihinde benzer arayışlar içinde olmuş ve olmakta olan insanlar ile birlikte gerçekleştirilebilecek çabadır.

İşte bu noktada çok şanslı oldum. Yaşamımın en doğru arayışlarından biri Amasra da (Bartın) başlayan Eğit Der sürecinde olmaktır.

 

Eğitim ve bilim emekçileri: İkinci Meşrutiyet döneminde Encümen-i Muallimin. Cumhuriyet ideolojisini yaygınlaştırma amacıyla, eğitimin yaygınlaştırılması çabaları, eğitim hakkının yaşama geçirilmesi ve halka ulaştırılması çabaları. 1950‘lerde Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu (TÖDMF) ve Köy Öğretmen Dernekleri. 1965‘te Türkiye Öğretmenler Sendikası‘nı (TÖS) ve Türkiye İlkokul Öğretmenleri Sendikası (T.İLKSEN). 1960‘ların sonlarında; TÖS‘ün gerçekleştirdiği Devrimci Eğitim Şûrası ile TÖS ile T. İLKSEN‘in Aralık 1969‘da gerçekleştirdiği Genel Öğretmen Boykotu. 12 Mart 1971 tarihli askeri darbe sonrasında Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER). 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında 1986 yılından başlayarak “abece Dergisi” etrafında ve 1988‘den itibaren “Eğitimciler Derneği” (EĞİT-DER) tarafından sürdürülen çalışmaları. Devamında 28 Mayıs 1990‘da Eğitim İşkolu Kamu Görevlileri Sendikası‘nı (EĞİTİM-İŞ) ve 13 Kasım 1990‘da ise Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası‘nı (EĞİT-SEN). EĞİTİM-İŞ ile EĞİT-SEN‘in 23 Ocak 1995‘te birleşerek oluşturdukları sendikamız EĞİTİM SEN. İle bu yüz yıllık eğitim emekçileri günümüzdeki emek, demokrasi ve barış mücadelesini sürdürmektedir.

 

Yukarıdaki kısa açıklamada Türkiye emek, demokrasi ve barış mücadelesinin en uzun soluklu koşusunu gerçekleştiren eğitim ve bilim çalışanlarının örgütlenmesi özetlendi. İşte benim şansım bu onurlu koşunun Eğit Der, Eğit Sen ve Eğitim Sen aşamalarında üye ve yönetici olarak bulundum.

Hele 2011 yılından bu yana geçen altı yıllık dönem, en yoğun dönemdi. Bir arkadaşım bu dönemi tanımlarken her şeyi gördük; sarı sendikaları, emek mücadelesinin bölünmesini, psikolojik saldırıları, fiili saldırıları, sürgünleri, açığa almaları, ihraç edilmeleri, katliamları, canlı bombaları, darbeleri …, özetle her şeyi gördü ama bir deprem kaldı demişti. Çanakkale’de yaşadığımız için biz Çanakkale Eğitim Sen olarak depremi de gördük.

Ama dostlar;

Mücadeleden hiç ama hiç vazgeçmedik.

Kamusal, bilimsel, laik, demokratik ve parasız eğitim için mücadele verdik.

Yalnızca itiraz etmedik hep alternatifi ve bilimsel, pedagojik olanı gösterdik.

4+4+4 sitemi ülkenin eğiminin çökertilmesidir dedik haklı çıktık,

İş güvencemizi elimizden almak istiyorlar dedik haklı çıktı.

Bilim yok edilmek isteniyor dedik haklı çıktık.

Özgür düşüncenin yok edilmesi hedefleniyor dedik haklı çıktık.

Eğitim ve bilim çalışanları itibarsızlaştırılıyor dedik haklı çıktık.

Ülkenin iç barışı bozuluyor dedik haklı çıktı.

Eğitim ve bilim ilerlemeden ekonomi düzelmez dedik halı çıktık.

Hep haklı çıktık.

 

İşte sevgili dostlar; böylesine onurlu bir mücadelede Çanakkale Eğitim Sen yürütme kurulunda görev vererek yaşamımı anlamlandırma çabama katkı verdiğiniz için hepinize TEŞEKKÜR ediyorum.

Çanakkale Eğitim Sen 25 Şubat 2017 tarihinde saat 12.00’da yeni bir yürütme kurulu seçecek. Çok iyi biliyorum ki yeni seçilen arkadaşlar bu görevi bizlerden daha iyi yapmak için çok emek verecek ve başaracaklar.

Başaracaklarını biliyorum. Çünkü bizler üye olarak her aşamada onların verdiği görevi paylaşmak konusunda onları yalnız bırakmayacağız.

Türkiye’nin emek, demokrasi ve barış mücadelesinde Eğitim Sen’e ihtiyacı var.

Biz eğitim ve bilim emekçilerinin özgür, güvenceli, demokratik ortamlarda mesleğimizi yapabilmek, emeğimizin karşılığını alabilmek ve haklarımıza bir saldırı olduğunda korunabilmek için Eğitim Sen’e ihtiyacımız var.

Bütün bu gerçeklerden hareketle, emekçileri, emekçi dostlarını, demokrasi mücadelesi verenleri, adalet peşinde koşanları, hak ve özgürlük mücadelecilerini, doğa dostlarını, farklılıklara saygı duyanları özetle iyi ve güzelin peşinde koşanları kısacası sendikal demokrasi şenliğimize davet ediyoruz.

Yine, yeniden daha güçlü Eğitim Sen için davetimiz var.

Dostlar varlığınızla güçleneceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


332

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun