Denge

24.12.2014         tsavas@comu.edu.tr



Bir zamanlar geometrik bir arkadaş, “evet ama yetmez anayasası” sonrası yargının tepelerindeki değişimler için biz, “lan oğlum bir hukuk devletinde olacak şeyler mi bunlar”, derken o da, “hele denge bir sağlansın önce”, diyordu. O dönemde yargı mensuplarının çoğunluğunun Cumhuriyetçi ve Atatürkçü olduğunu ima ediyordu.
Al sana denge!
Lan oğlum bu su terazisi mi de dengeye getireceksin? Lan oğlum kimse sana “liyakat” diye bir şeyden bahsetmedi mi? Lan oğlum şucu bucu değil liyakat, liyakat… Lan oğlum şucu bucu değil hukuk hukuk.
Şimdi deniyor ki paralelden korkuya adamlar Cumhuriyetçi ve Atatürkçüleri yüksek yargıya atıyorlar.
Hakikatten de korkulacak gibiymiş paralel. Adamlar “özel mahkemeler” marifetiyle neler yapmadılari…
Ama…
Men dakka dukka, oğlum, men dakka dukka…
Biz demedik mi intikam siyaseti intikamla sonlanır, diye. Biz uyarmadık mı, eğer liyakati en üst değer haline getirmezseniz bu iş döner bir gün sizi de vurur, diye. Biz demedik mi bilimden başka yol gösterici olmaz, diye…
Dedik!
Lan oğlum, bu eziyetleri siz bize yapmadınız mı? Bu zulmü biz sizlerden görmedik mi? Hala daha nasıl çakallık yaparız diye düşünenler sizler değil misiniz? Lan oğlum sen değil misin karşıma çıkanların itibarını sıfırlarım, diyen? Lan oğlum sen değil misin “bak sol gelir, sonra eskiye dönersiniz” diye milleti korkutmaya çalışan?
Gerçi, merak etme kimse korkmaz, onlar o sola kurban olurlar. O sol onların da garantisidir çünkü. Onları gene solcular korudu çünkü. İroni ama bu gün de solcular koruyorlar.
Bütün bunlar bize yapılırken, bizzat bu gün eziyet görüyoruz diyenler tarafından yapılırken, kimse sahip çıkmadı; “hoop oğlum, bu kadar da olmaz” diyen çıkmadı…
Şimdi utanmadan neler denmiyor ki, utanmıyorlar, utanmıyorlar…
Hani Ahmet ŞIK cemaat operasyonunda gazetecilere sahip çıktı ya; hani bunun üzerine Ekrem DUMANLI cıvıldadı ya, “Ahmet ŞIK, biz sana sahip çıkamamıştık” diye. Lan oğlum ne sahip çıkamaması, bizzat siz yaptınız bunu, bizzat siz zulmettiniz. Nasıl böyle bir şey dersiniz, nasıl kolayca mağdura yatarsınız bilmem…
Oğlum gerçekten samimiyseniz çıkın deyin ki, “evet biz eziyet ettik, evet biz onları düşman olarak gördük ve zulmetmek için elimizden geleni yaptık, ama yanlışmış, biz nefsimize yenilmişiz, biz egomuza yenilmişiz, biz yaptıklarımızı iyi bir dünya için yaptığımızı zannettik, ama yanılmışız, solcuymuş, komünistmiş, ulusalcıymış, sosyal demokratmış, sosyalistmiş hiç önemi yok, önce insan olmak varmış, önce insan”…
Bunu demediğiniz sürece kimse size inanmayacaktır. Çünkü herkes sizin, düğmeye basıldığında “hücre evlerinizden” nasıl çıkıp millete eziyet ettiğinizi hatırlayacaktır. En azından bizler unutturmayacağız.
İnsanların karşısında günah çıkartın, ama yukarıda ifade ettiğim gibi, biz yaptık, deyin, yanlışmış, deyin. Yoksa toplumsal barış asla gerçekleşmez!
Bu ülkenin barışa ihtiyacı var…

1114

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun