Devlet aygıtı

08.08.2015         tsavas@comu.edu.tr



 Yazılı toplumsal kuralların, hukuki mevzuatın neden var olduğunu bileniniz var mı?

Egemenlerin toplumu kendi çıkarları doğrultusunda zapturapt altına alabilmesi için mi?
Orası tamam, ona şu anda diyebileceğim bir şey yok. Beni bu yazıda herhangi bir mevzuatın herhangi bir uygulayıcısının yaklaşımı, davranışları ilgilendiriyor. Bu da nereden çıktı derseniz, geçenlerde aracımı trafik muayenesine götürdüm. Bu sırada trafik cezası borcum olduğunu öğrendim ve vergi dairesine de gittim. Uzunca bir süredir bu tip işlerle meşgul olmadım. Birçok işimi internetten yapmaya gayret ediyorum. Nedeni de sadece, işte elimin altında, kolay olduğu için falan değil.
İlgili yerlerde ilgili uygulayıcılar (benim örneğimde vergi dairesi ve trafik muayene istasyonu gibi) ceberut devlet gibi davranıyorlar.
Nasıl mı?
“Sen bana tabisin”, diyorlar.
“Hele ki bir yamuğunu göreyim”, diyorlar.
“Sürüm sürüm süründürürüm”, diyorlar.
“İşin görülmez”, diyorlar.
Tabi bunu sözlü olarak değil davranışlarıyla diyorlar.
Bir kere nezaket konusunda büyük sıkıntı var. Takım elbiseyle gidersen “siz” olurken, benim gittiğim gibi kafanda Tarım Bakanlığı logolu şapka varsa birden “sen” oluyorsun. Tabi logo işin şakası, halktan biri gibi, sokakta gezerken giydiğin kıyafet seni “siz” değil, “sen” yapıyor.
“Beyaz corsanın sahibi SEN misin? “Boş bir yere çek aracını, BEKLE”…
Hâlbuki buralar kamuya hizmet için değil mi? Bizler mi onlar için varız onlar mı bizler için var?
Elbette ki onlar bizim için varlar ve hizmet veriyorlar, vermeleri gerekiyor. Dolayısıyla asgari bir nezaket bekliyor insan.
Oralardaki uygulayıcılar diyecekler ki “o hoooo, biz kimlerle muhatap oluyoruz burada bir bilsen, cinnet getirtirler insana”…
Ama kardeşim ben o değilim ki. Ben her hizmeti, her sözü teşekkürle yanıtlayan biriyim.
Ya da şöyle sorayım, sen, hizmeti veren, sen karşındakine davrandığın gibi bir karşılık mı bekliyorsun?
Ya da, sen de başka bir yerde hizmet aldığında hizmet verenden böyle bir karşılık mı beklersin?
Doğrudur, hizmet veren olarak da karşındakinden asgari nezaket beklemek hakkındır. Ancak tanımadığın, hizmet vermekle yükümlü olduğun bir kişiye öncelikle nezaket toplumsal birlikte yaşamanın ve toplumsal terbiyenin bir gereğidir. Öte türlü terbiyesizsin, bu kadar basit.
Ama kabahat senin değil sevgili kardeşim, kabahat hepimizin. Devleti bir hizmet aracı olarak görmeyen, tam tersi, kendisini devlet olarak gören her tür siyasetçinin, bürokratın, teknokratın kabahati; birey olamamış, ümmet olmaktan kendini kurtaramamış halkın kabahati…
Hayatı boyunca bir yerlere tabi olmuş; işlerini gördürmek için dayı, amca koşturmuş güruhtan yönetici olunca “hizmet adamı” olmasını beklemek aymazlıktır.
Aşağılık kompleksleri izin vermez…

5432

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun