Döviz bayrağı ters çekti

24.11.2021         



 Değerli Okurlarım;

Bugün resmen bayrağımızı ters astılar ve hala oturmuş kıs kıs gülüyorlar. Bu sonuç iyi bir gidişat değildir.  

 

Devlet bahçeliye büyük iş düşüyor derhal seçime gitmeli… Daha öncede yapmıştı hem de Kemal Derviş’in reçetesi tutmuş iken hükümeti dağıttı ve AKP iktidara geldi ve o günkü Kemal Derviş mirasını birkaç yıl yediler… Gelelim bugüne, bir gün çıktı, cumhurbaşkanı Erdoğan; ‘Aya çıkacağız” dedi. Bugün resmen sert inişi yaptık, 84 milyon insanımız, bir ara çıktı Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘ooooo gaz bulduk, bilmem kaç milyar küp gaz bulduk’ dedi. Verdi gazı vatandaşımıza bizde öyle baktık. Sanki gazın parasını, bize size verecek, o paralar Erdoğan’ın konvoy parasına yetmez, sarayın aylık masraflarına yetmez. Etrafındaki paralı askerlere yetmez… Nasıl m? Söyleyeyim; Bu ülkede gizli beslenen ordular var. Mesela diyanet, 128 bin 469 imam ve personel var. Bu kadar imamın ne işi var ülkede? SADAT’ın elinde kaç kişi var onu bilen var mı? TÜRGEV’de kaç kişi var bilen var mı? Bu taraf olan vakıf ve mesela Ensar Vakfı gibi neleri var şimdi. Bu kadar israf var ve başındaki yöneticilerin eline geçen paralarla neler yapıyorlar neler...

 

Devlete karşı devlet kurmuşlar. Paralel devlet kuranı bitireceksin diyen iktidar, bizzat suç duyurusunu kendileri vermiştir. Bu savcılarımızın derhal harekete geçme sebebidir, çünkü şuan Türkiye’de paralel devletin kralı var. Kimse inkar etmeye kalkmasın. Başka bir paralel devleti yıkmak için paralel bir güç kuramazsın. Her paralel gücün karşısında devlet olmalı. Devletin sinir uçları, bu durumlarda direkt teyakkuza geçip tehlikeyi ortadan kaldırmalı. Halkımız sürekli stres içinde. Gençlerimiz üniversitelerde düşmanca birbirlerine diş gıcırtmamalı. Hükümetler bir yanlış yapıyorsa 84 milyon tek vücut hareket etmeli. Parti tutmak futbol taraftarlığı değildir. Birimiz bir şişe sütü 10 liraya alıyorsak, diğeri iktidara oy veriyor diye 5 liraya almıyor. Bırakın bu fanatik kafayı. Devletimize sahip çıkalım.

 

Savcılarımıza, hakimlerimize, askerimize, polisimize, istihbaratımıza hepsine… Çünkü bu kolluk ve yargımız, devletimizin mensuplarıdır. Hükümetler gelip geçer fakat bu kurumlar kalır, devlettir devlet..  Gelelim bu Yiğit Bulut denen yolcuya. Bu adam kimdir? Neyin nesidir? Kafasını jöleleyip, akşama kadar iktidarı eleştiriyordu. İktidarın kayığına biner binmez içindeki şeytanlar ortaya çıkıverdi. Ekonominin her tarafına burnunu sokan, cumhurbaşkanını yanlış yönlendiren bu tür adamlar maalesef ki sarayın içinde kara lamba gibi çöreklenmiş. Bu adamların hepsini bu ekonomik kriz, yolsuzluk ve devlet başkanını yanlış yönlendirmeden haklarında yasal işlem başlatılmalı. Hala FETO ile işbirliği yapanların, hükümetin ve sarayın içinde ne işleri var? Bunların da diğerleri gibi bir an evvel gerekli cezaya çarptırılması gerek. Bank Asya’nın ortakları aynı zamanda Binali’nin de  ortakları. Neden hala gereken yapılmıyor? Devletimizin gücü bankanın önünden geçene mi yetebiliyor? Neden Bank Asya’nın yöneticilerine kimse dokunamıyor? Türkiye devleti herkesin hakkından gelecek güçtedir. İktidarımız durup dururken 80 yıl önceki defterleri açıyor. Ülke dünyayı karşısına almış, savaştan yeni çıkmış ona rağmen dünyada ne fabrikası var ise aynısını kurmuş, başarmış, uçak dahil hepsini yapmış ve Menderes hükümeti kurulduktan sonra bütün fabrikalar işlemez hale getirilmiş. Halkımızın artık sağı, solu, dinliyi, dinsizi bırakıp şapkasını önüne koyup , kim iktidara gelip görevini layıkıyla yapamıyorsa karşısına geçip hesap sormalı. Biz mecbur muyuz ABD’nin ya da Rusya’nın yolundan gitmeye? Biz dünyayı yönetirken ABD diye bir devlet yoktu bile. Müttefik olabilirsin, beraber hareket edebilirsin ama bizi ısırmaya kalkanın dişlerini döker isek kimse cüret edemez bizimle oynamaya. İngiltere’ de bomba patlar paund yükselir, ABD’ye uçak çarpar dolar yükselir, kovid çıkar Türk parası çöp olur, kovid bile Amerikalı… Bu ne saçmalık!

 

Biz NATO’nun nöbetçi askeriyiz. Güya her türlü kötülüğü yapıyorlar ülkemize. Hala NATO’nun askeriyiz maalesef.  Ben geçen gün Frankfurt Hava Limanı’ndan girişim sırasında bir polisin tuhaf tavırlarına maruz kaldım. Alman makamlar Şengen bölgesinden vizem olmasına rağmen aynı vize ile bu aynı hava limanından giriş yapmama rağmen abuk sabuk bir soru yağmuruna tutuldum. Maalesef ki bu o Alman polisinin suçu değil. Bizi yöneten ülkenin, yöneticilerinin hatası. Bize yapılan muameleyi karşılıksız bırakırlarsa bu daha iyi günlerimiz.

 

Benim senin seçtiğin kişilerin cebine kırmızı ya da yeşil diplomatik dokunulmazlık verirsek kim olduklarına bakmadan, soyuna sopuna, karakterine bakmadan seçer isek bu da bize azdır çünkü sahipsiz kaldık. Bizim lidere değil devlete, sisteme ihtiyacımız var. Bizim Almanya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den ne eksiğimiz var? Tarım arazimiz mi yok? Denizimiz mi yok? Güneşimiz mi yok? Madenimiz mi yok? Bir günde 4 mevsimi yaşayan kaç ülke var?

 

Beyler bu gidişata dur demenin yolu dil, din, ırkçılık ve biatçılıktan kurtulmaktır. Biz hiç bir partinin kölesi değiliz. Biz vatanımızın kölesiyiz. Hiç bir lider sahibimiz değildir. Allah’tan başka ilah yoktur. Peygamberlere kalmayan dünya, zalimlik yapan, halkların sürünmesine sebep olan bu fanilere mi kalacak? Hazreti Musa halkını yıllarca çöllerde gezdirdi. Kutsal toprak denen İsrail’e girmesi yasaklandı. Beyler Allah’ın adaleti vardır fakat fani kullarının yoktur. Bunu bilerek liderlerin kim olduğuna, geçmişine lütfen bakın. Artık teknoloji var. Bizi yönetenler arasında dedesi Ermeni olan var, Rum olan var. Bunları lütfen iyi araştırın. İntikam almaya gelmiş olabilirler geçmişten. Aramızda çok fazla var İslam gömleği giymiş, kendini saklamayandan korkmayın, saklayandan korkun. Hepiniz Allah’a emanetsiniz


404

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER