Dün dündür… Bugün ne değişti?

19.06.2015         gemici@yandex.com



Hayatının yüzde seksenini Süleyman Demirel’le geçirmiş biri olarak benim de kendime göre bir fikrim var. Var ama ben, bugün bunlardan bahsetmeyeceğim. “Altı defa gitmiş yedi defa gelmiş” biri hakkında herkes konuşuyor. Konuşun… Üç defa kurulmuş “MC” hükümetleri –biri gizli- hakkında “fikir” beyan eden şimdilik yok. Tarihe bakarken külliyatı unutup kitabın yanına “kurşun” kalemle düşülmüş bir iki “demokrasi” notunu “bize” ezberletmeye çalışanlara hatırlatırım…

1970 - 80 arasına sıkıştırılmış Türkiye tarihine tanıklık edenler hala yaşıyor… Sondan geriye doğru bakmayı sistemize etmiş ama burnunun ucunu bile göremeyen “aydın” takımının her zaman yaptığı gibi “kızıma söylüyorum” tarzı geline dokundurma korkaklığını şimdi Süleyman Demirel üzerinden yapmaya çalışıyorlar…

Lafı dolandırmanın bir gereği yok. Rahmetli 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel; Türkiye coğrafyasının, komprador burjuvazinin izin verdiği kadar demokrattı… İyi niyetini tartışmıyorum. Hoşgörüsünü de… Mizahın en çok kullandığı bir siyaset adamıydı… Aynı zamanda 24 Ocak kararlarının da altında Başbakan olarak imzası vardı. Mizahta demokrat, demokrasinin işletilmesi konusunda demokrattı… Neye göre? Bugünkü faşizme göre… Hatta Süleyman Demirel’in demokratlığı tartışılmaz. Hayata bir köy çocuğu olarak başlayıp Cumhurbaşkanlığına yükselmiş ve Cumhuriyetin ona sunduğu fırsatlarla kendini var etmiş bir devlet adamından da beklenen budur. Olması gereken zaten budur…

Bugün bizi yönetmeye çalışan Cumhuriyeti dönüştürmeyi kendine amaç edinmiş faşist düşüncenin varlığının tohumları ne zaman atıldığını tartışabiliriz… Cumhuriyetten önce mi sonra mı? Cumhuriyeti dönüştürüyoruz koçum… Her şeye rağmen bugün hakim olan düşünceden en az on adım ileridedir. Ve daha demokrattır. Sistemin sürdürülmesi için elinden geleni yapmıştır. Yeni Osmanlıcılık gibi hayatın gerçekliğinden ve somut koşullarından uzaklaşmamıştır. 76 milyonu kendi bekası için ateşe atmayı düşünmemiştir. Sonuçta “dün dündür, bugün de bugündür…

” Allah rahmet eylesin… Bakmayın siz çaptan düşmüş “aydın” takımının koro halinde methiyeler düzmesine… Daha dün faşizmle yatağa girenler bugün yaptıkları hatanın önüne germeye çalıştıkları –ayıp örtecekler ya- perdenin ardından söylemeye çalıştıkları şarkının adı olsa olsa “………..” olur. (Bir zahmet noktalı yerleri de siz doldurun.) Bizim şarkımız Behiye Aksoy’dan;” Bir garip yolcuyum hayat yolunda…” -

geMici- gemici@yandex.com

BATI-feneri ÇAKMAYA DEVAM EDİYOR…


1405

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun