Dünya Kupası gerçekleri

22.06.2014         mail@canakkaleolay.com



Brezilya`da düzenlenen 20. Dünya Kupası`nda grup maçlarının bitimine 6 gün kaldı. Dünya`nın en iyi 32 takımını ekranlardan , uykusuz kalma pahasına izleme fırsatı bulduk. Futbolu, diğer spor branşlarının yanında cazip kılan 2 faktör bir kez daha gün ışığına çıktı. Pekii, bunlar neydi. Birincisi, zayıfın her zaman için güçlüyü yenebileceği gerçeği, İkincisi ise ekonomiye dayanan rekabet ortamı. İşte bu iki olgu Dünya Kupası finallerine damgasını vurdu. Zaten, gün geçtikçe azalan yıldız futbolcular; tempo kazanıp, hızlı oynanan futbolda artık becerilerini sergileyecek alan bulamıyorlar. Fizik - kondisyonun öne çıktığı bu sihirli oyunda çok koşan, rakibini bozan, hızlı kontra atağa kalkan, kanatları kullanıp, diklemesine oynayan, rakibi ısıran, oyuncu eksilten, mesafe tanımaksızın kaleye şut çeken, toplu savunma yapıp, toplu hücum eden, adeta bir makinanın dişlileri gibi birbirini tamamlayıp, takım oyunu sergileyen ekipler başarılı oluyor. Bunun aksine, geçmiş bekraunduna güvenip, rakip etkisiz, nasıl olsa yenerim anlayışı ile hareket eden takımlar nal toplamaya devam ediyor. Bir zamanlar Avrupa`yı kasıp kavuran İngilizler ile İspanyollar bu iki olumsuz tabloya örnek oluşturuyor. Futbol`da ileri giden ülke takımları en iyi savunmanın hücumdan geçtiğinin bilincinde. "Gol oyunun meyvesidir" diyen her çağdaş takım sonuca ulaşmanın rakip kaleye gitmekten geçtiğini iyi kavradı. Müsabakanın skorlarına baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliyoruz. En gollü Dünya Kupası`nı yaşıyoruz. Golsüz tamamlanan maç adeti oldukça az. Ancak, Dünya Kupası`nda yer alan takımların özellikle savunmalarında yaptıkları bireysel hataların çokluğu inanılır gibi değil. Gollerin atılış şekline baktığımızda da gollere pozisyon ve kişisel hatalar damga vuruyor. Bir kaç maçın haricinde, organize atak göremedik. Yani, genellikle bireysel performansın takım performansına dönüşmesiyle kazanılan goller çok seyrekti. Buna karşın, müthiş bir kazanma arzusu, bununla ilgili hırs ve milliyetçilik duyguları ile mücadele verme ön planda. Gelelim şampiyon adayına. Öyle gözüküyor ki, turnuvanın en üst düzey takımları Almanya ile Brezilya. Bu iki ülkeden birinin ipi göğüsleyeceğini umuyorum. Brezilya`nın ev sahibi avantajı olduğunu da göz ardı etmememiz gerekiyor.

1513

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun