Durum bu mudur?

18.01.2016         tkoc@comu.edu.tr

Ne oluyor ya? Daha birkaç gün önce 2016 yılına girdik değil mi? Hepimiz yanılıyor olabilir miyiz? Toplumumuzda yaşadığımız olaylar daha çok Orta Çağ karanlığını hatırlatıyor.

 

 

            Yaşadığımız zaman dilimine iletişim çağı, uzay çağı ve benzeri adlar veriliyor.

            Ha bu arada biz hukuk devletindeyiz (!)

            Bir de; yaşamımızdaki sorgulayıcı aklın ve bilimsel verinin yol göstericiliğinde çözümler üretiyoruz !!!!

 

İnsan Hakları Bildirgesi Madde 19- Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar (TBMM arşivi).

          T.C. Anayasası

VII.  Düşünce ve kanaat hürriyeti

MADDE 25. – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

            Bütün bu ifadeler buralara süs olsun diye mi yazılıyor? (Tam da burada içimden sanki bir koro eveeeet diye haykırıyor sanki)

            Ya arkadaşlar ne yapmış bu akademisyenler?

            Devleti eleştirmişler. Devlet eleştirilmez mi? Herkes ve her şey eleştirilir ama en fazla eleştiri hakkımız olan kurum devlettir. Çünkü devlet bizim oluşturduğumuz bir organizasyon ve bizim beklentilerimiz sağlamakla sorumludur.

            Nerede akademik özgürlük?

            Bu toplumda; küfretmek, tehdit etmek, hakaret etmek, dövmek, öldürmek, soymak, çalmak, yalan söylemek, aşağılamak, hak yemek, adam kayırmak, tahrip etmek, her türlü hukuk kuralını çiğnemek, …, …, suç değil.

            Biliyorsunuz ki bu konularda binlerce örnek sayabilirim.

            Ama eleştirmek suç!!!!!!

            Yok böyle bir suç falan. Yarın hepsi hukuk sürecinden aklanacak. Ulusal hukuk sisteminden olmazsa uluslararası hukuk sisteminden aklanırlar.

Oysa eleştiriye teşekkür etmek gerekir. Eleştiri daha iyiyi arama çabasıdır. Hele bunu akademisyenler yapıyorsa mutlaka dinlemek gerekir.

Ha dinleyip anladıktan sonra istediğin kadar eleştirebilir ve şurasını yanlış düşünüyorsun diyebilirsin.

Oysa düşünceye karşı küfür kelimenin tam anlamı ile ZAYIFLIKTIR.

Kim şiddete başvurur?

Düşündüklerini evrensel değerler, bilimsel veriler ve somut gerçeklerden hareketle temellendiremeyenlerin neler yapabileceğinin örneklerini görüyoruz.

            Eğer gerçekten; vatansever, demokrat, ülkesini ve insanını düşünen, aydın, inançlı, …, …, artık nasıl tanımlıyorsanız tanımlayın bu ülkede yaşayan insanların konuşmaya ve bir birini dinlemeye ihtiyacı var.

            Her türlü görüşü dinlemek zorundayız.

            Çünkü hayat yalnızca kendi baktığımız at gözlüklerinin kapsamı ile sınırlı değil.

            Şimdiye kadar binlerce insanımız öldü.

Ne kazandık?

Ölüm, kin ve nefret kazandık.

Gerçekte kim kazandı? Elbette sömürmek istedikleri ülkeleri dil, din, milliyet ve başka gerekçelerle bölen EMPERYALİZM kazandı. Bunu herkes benden çok daha iyi biliyor ama kimse birbirine söyleyemiyor.

Neden?

Çünkü; O ne der? Bu ne der? Şu ne der?

Gelin kıralım bizi köleleştirmiş bu zincirleri. Kendimize ve karşımızdakine güvenelim. Kendimize güvenirsek zaten karşımızdakine de güvenebiliriz.

Bakın bunu 2013 Haziranında başardık ülkenin yüzü güldü.

Gelin; Çocuklar ölmesin. Öldürmek için değil yaşatmak için uğraşalım.

Ne kazanırız belki bir can. Bir can daha. Bir can daha………..

Aptal mı diyeceksiniz bana?

Olsun sonuçların bu olduğu AKILLILIKLARIN karşısında aptal ya da deli olmaktan onur duyarım.

 

 


967

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

“Mesleğimiz gasp ediliyor”
28.03.2017    2451