Durun…

19.12.2016         tkoc@comu.edu.tr

Anlayamamışız. Daha doğrusu ben anlayamamışım diyeyim. Eski Türk filmlerinde bir replik vardır: “Durun siz kardeşsiniz”

 

 

Ben şimdi bunu tekrarlamak istiyorum:

Durun biz kardeşiz…

Ey Anadolu halkı/insanları!

Ne oluyor bize?

Bulunduğumuz coğrafya felsefenin, bilimin, uygarlığın kısacası insanı insan yapan değerlerin ilk şekillendiği ve bütün dünyaya öğretildiği yerdir.

Bu nedendir diye hiç sordunuz mu?

Bu gün Anadolu’yu bir açık hava müzesi yapan gerçek nedir?

Çünkü Anadolu’da bulunan uygarlıklardan aklıma gelenleri; Hititler, Sümerler, Lidyalılar, Firigler, Urartular, Persler, Traklar, Hattiler, Araplar, Vikingler, Ermeniler, Rumlar, Romalılar, Türkler, Kürtler, Lazlar, …., …., say sayabildiğince.

Emin ki hem sıralamasında yanlış yaptığım hem de eksik bıraktığım olmuştur.

Eeeee..

E, si şu…

Şu anda Anadolu ve Trakya yarımadaları üzerinde bulunan ve Türkiye olarak adlandırılan ülkede yaşayanlar etnik aidiyete aittir?

Belki de sorulması gereken soru bu değil.

İnsanı etnik aidiyete göre tanımlamanın bir anlamı var mı? Diye sormak daha doğru olur sanırım.

Evet, işte bu sorunun yanıtını arıyorum bu yazımda. Güncel durumda insanların birbirinin kanını akıtmasının gerekçesi yapılan etnik aidiyet, milliyet, kimlik kavramlarının gerçeğini tartışmak istiyorum.

Öncelikle belirteyim ki konuyu insan ve bilim insanı olma çabasında bir kişi olarak ele almaya çalışıyorum.

Bilimde “gerçek” doğaya uygun olandır. Bilim görüşlerini doğadan elde ettiği verilerden yararlanarak oluşturur.

Bilimsel verilere göre doğada yalnız insanın değil bütün canlılar ortak atalardan gelmektedir.

Özetle ifade edersek bilimsel verilere göre: “Durun siz kardeşsiniz

Haydi, bunun ötesinde bir noktayı paylaşalım.

Bu kavramları kültürel bir aidiyet ifadesi olarak değerlendirelim. Konuyu bu açıdan da değerlendirdiğimizde yine durum aynıdır.

Bu coğrafyada yaşayan kültürler şimdi nerede?

Bana göre bende yani hepimizde.

Bana göre hiç birimiz kendimizi tek bir kültürden hareketle tanımlayamayız.

Bu coğrafyada yaşayan kültürler binlerce yıldır birlikte yaşama sonucu olarak akraba oldular.

Farklı kültürlerden gelen kişilerin evlendiklerinde dünyaya gelen çocukları hangi kültürden oluyor?

Elbette ki İNSAN olur o kadar.

Başkasına ihtiyaç var mı?

Bana göre yok.

Zor ama önemli olan insan olabilmektir.

Bu coğrafyada insan olabilmenin ne kadar zor ve önemli olduğunu vurgulayan; Hacıbektaş, Yunus Emre, Mevlana, Pirsultan ve daha nice değerlerimiz var.

O halde neden kişilerin kendilerini farklı kültürel aidiyetten tanımlamaları neden sorun oluyor?

Çünkü;

Emperyalizmin “Böl ve yönet” yöntemini uygulayabilmesi için bir malzemeye ihtiyacı var.

Bu “Böl ve yönet” malzemesi etnik aidiyet tanımlaması ve/veya inanç, mezhep, ten rengi ve başka neler neler…

İnsan biraz düşünse, farklılıklarımızla zenginleştiğimiz gerçeğini herkes anlar. Benim hep dikkatimi çeker. Ülke olarak hep birinci olduğumuz bir konu var. Bunu sorduğumda genelde, ekonomi, işsizlik, terör gibi olumsuz konular gündeme geliyor. Oysa bu konu halk oyunlarıdır. Halk oyunlarındaki bu zenginliğimiz kültürel çeşitliliğimiz sayesindedir.

Bütün bu doğal gerçeklere rağmen neden bu kin, nefret, ötekileştirme, kan, gözyaşı, acı, keder?

İşte bu durum da politikacılarımızın başarısıdır.

Bizim sağlığımız, mutluluğumuz, barış, huzur için çalışması gereken politikacılar neden yapıyor?

Çünkü geçek politikacının varlık gerekçesi halka hizmet etmektir.

Halkı birbirine düşürmek değil.

Bu coğrafyada yaşayan halkların birbirini boğazlaması kimin işine yarar?

Emperyalizm silah satmak, kaynaklarını ele geçirmek ve özetle sömürmek ister.

Bunu herkes bilmiyor mu?

Biliyor.

Emperyalizmin bilinçsiz ve bunun sonucunda böl ve yönet oyununa gelen halka ihtiyacı var.

İşte bu nedenle demokrasi istemeyenlerin ilk hedefi eğitim ve bilimindir. Hatta o kadar ki bir üniversite rektörü bile eğitim süresi ortalamasının artmasından rahatsız olabiliyor. Bunu söyleyecek rektör ödülünü alarak YOK olması gereken YÖK’te görevlendirilebiliyor.

Ya, bu yaşadıklarımız bize yakışmıyor.

Emeğimiz ve mücadelemizle insanlığa katabileceğimiz çok önemli değerlerimiz var.

Ne olur kafa kafaya verip uzun uzun düşünelim.

Durun biz kardeşiz…

Yanlış düşüyorsam bana ulaşın lütfen.

 


752

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun