EYYY BAHÇELİ “ZAFER”İNİZLE ÖVÜNÜN(!)

19.04.2017         turgutcamer@hotmail.com

Anayasa değişikliği referandum sonucunu “Zafer” olarak nitelediniz. AKP ve MHP Kasım 2015 seçimlerine göre yüzde 10 oy yitirdi. Bu partilerin 1 Kasım’da toplam yüzde 61.5 oyu vardı.

 *Sayın Bahçeli erken ya da 2019’da yapılacak genel seçimde % 10’luk baraj devam ederse, TBMM’ne giremeyeceğinize göre MHP’yi fesih edip AKP’ye yamanabilirsiniz!

Her babayiğidin harcı değildir ‘balkon teşekkürlerine’ muhatap olmak(!) Rahat vicdanınızla ne kadar mutlu olsanız azdır(!) Helal olsun size (!) Yazıklar olsun size(!)

Sayın Devlet Bahçeli Atatürk Cumhuriyetinin Misak-ı Milli sınırlarının parçalanmasına bir siyaset ve devlet adamı olarak önayak olduğunuzun farkında mısınız!?

            *Liderlik, Dirayet, Milliyetçilik, Vatanını ve Milletini sevmek nasıl bir şeydir bilir misiniz?

            Bir gece vakti Atatürk’ümüzün eylemini okuyalım ve hep birlikte ibret alalım.

            Prof. Herbert Melzig., *Atatürk’ten Neşredilmiş Hatıralar*

Stalin’in Sovyetler Birliğinin başında olduğu dönemler… Sovyetlerin Ankara Büyükelçisi ünlü bir diplomat Karakan… 1917 Ekim Devrimi’nin yıl dönümlerinden birinin sabahında Stalin, onu kırıcı bir demeç veriyor.

Bu demecinde aynen şunları söylüyor: “Herkes bilsin ki, Rus Milleti; Boğazlarla, Ardahan’ı ele geçirmekten asla vazgeçmeyecektir. Çok yakın bir zamanda da bu davalarımızı halletmiş olacağımızı şimdiden müjdeliyorum…”

Ayni gece Ankara’da Sovyet Büyükelçiliğinde de ihtilalin yıl dönümü kutlamaları yapılıyor. Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk, gece yarısına doğru Stalin’in bu densiz demecinden haberdar oluyor ve maiyetine emrediyor:

“Arabaları hazırlayın gidiyorum.”

“Paşamız bu saatte nereye gidecekler?”

“Sovyet Sefaretine.”

Maiyetin etekleri tutuşur çünkü olayı kavrarlar, içlerinden birisi Atatürk’e: “Paşa hazretleri nasıl olur? Protokolsüz mü? Siz devlet başkanısınız, protokolsüz nasıl gidersiniz?”

“Ben protokol falan dinlemiyorum çocuk. Stalin vatanımın topraklarına göz dikmiş, sen bana protokolden söz ediyorsun. Hazırlayın arabaları” diye cevap verir.

Arabalar hazırlanır Atatürk ve maiyeti, Sovyet Sefaretinin kapısına dayanır.

Yüzü asık bir şekilde yukarı çıkar ve o sırada sefarette büyük bir balo vardır. Atatürk kendisini karşılayan Büyükelçi Karakan’ı görünce; “Merhaba Karakan” der ve ayni sert ifadeyle devam eder. “Rahatsız ettik ama sen benim şahsi dostumsun, kusurumuza bakmazsın. Bir hususu esasından anlamaya geldim.”

“Emredin Sayın Başkan”

“Ajanstan öğrendiğime göre, başkanınız Stalin, Ardahan’la Boğazları istemiş, kararı katiymiş… Pek yakın bir gelecekte bu kararını uygulayacakmış. Tam böyle söyleyip söylemediğini bilemem ama buna benzer şeyler söylemiş. Tabii ki bu nutkunda bir sureti sende vardır. Getir bakalım şunu da işin aslını faslını iyi anlayalım.”

Stalin’in nutku getirilir. Atatürk metni yanındakilere kelime kelime tercüme ettirir. Nutuk ajanstan geçen metin ile aynidir.

Atatürk sorar:

“Karakan, sefaret telsizinden derhal Stalin’i bulduracaksın. Başbakan tükürdüğünü yalayacak, yalamazsa ben yapacağımı bilirim. Bu cevap bu gece gelecek çünkü benim senin başbakanından daha önemli kararım var. İstediğim cevabı almadan sefaretinizden dışarı adım atmam. Eğer cevap istemediğim şekilde gelirse bil ki buradan çıkıp doğru Rus sınırına gideceğim…”

Karakan çaresizlik içinde telsizin başına ve Atatürk’ün söylediklerini aynen nakleder. Stalin den gelen cevap yüce önderimizi tatmin eder çünkü cevapta aynen şöyle söylenmektedir.

“Stalin sürçü lisan eylemiştir. Boğazlarla Ardahan’ı almak gibi bir arzusu katiyetle yoktur…”

Atatürk cevabı okuduktan sonra Rus Büyükelçisi Karakan’a hitaben “Karakan seni geri çağırırlar ve yaşatmazlar. Uzun süredir tanışıyoruz, istersen bize iltica et.”

Karakan bu teklife olumsuz cevap verir ve cevabi telgraftan hemen sonra bir telgrafla geri çağrıldığını açıklayarak:

“Teşekkür ederim. Sizi tanımış olmak bile kafidir ancak memleketinizdeki vazifem sona ermiştir. Yarın hareket edeceğim.”

Atatürk fazla ısrar etmez ve Çankaya Köşküne döner. 10 gün sonra şöyle bir haber gelir.

*Sovyetler Birliğinin eski Ankara Büyükelçisi Karakan fırında yakılmak suretiyle idam edilmiştir.

NOT: Liderlik budur, Dirayet budur, Milliyetçilik budur, Vatanını ve Milletini sevmek budur, Dünyaya kendini kabul ettirmek böyle olur… T.Ç.  


253

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun